Karabük Haber Postası Karabük Haber Postası

Safranbolu AK Parti Teşkilatında Bayramlaşma

Safranbolu Yayın: 04.09.2017 11:27
Safranbolu AK Parti Teşkilatında Bayramlaşma

Eski TBMM Başkanı ve AK Parti Karabük Milletvekili Mehmet Ali Şahin, Myanmar’da yaşanan katliamlarla ilgili olarak BM’ye yüklenerek, “Allah aşkına bu Birleşmiş Milletler niçin birleşmiş? Ne için birleştiniz siz? Kan akıyorken görevinizi yaptığınızı düşünebiliyor musunuz?” dedi.
AK Parti Safranbolu İlçe Başkanlığı tarafından düzenlenen bayramlaşma programına katılan Şahin, burada yaptığı konuşmada, Kurban Bayramı’nı kutladıkları bu günlerde İslam coğrafyasında kurbandan çok Müslüman kanının aktığını söyledi.
“BİRLEŞMİŞ MİLLETLER NİÇİN BİRLEŞMİŞ?”
Bunun sorumlusunun öncelikle “ben Müslümanım” diyenlerin, halkı Müslüman olan ülke yöneticilerinin olduğunu ifade eden Şahin, “Bu konuda en duyarlı olan, sorumluluk duyan yöneticiler Türkiye’de iş başında bulunan yöneticilerdir. Başta Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan, Başbakanımız Binali Yıldırım’dır. Kaç gündür halkı Müslüman olan ülkelerin devlet başkanlarını arıyor. ‘Myanmar’daki katliama, Arakan Müslümanlarının bu katliamına seyirci kalmayalım, bir şey yapalım.’ Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri ile konuşuyor. ‘Olağanüstü toplanalım, yapacağımız bir şey var mı?’ Allah aşkına bu Birleşmiş Milletler niçin birleşmiş? Ne için birleştiniz siz? Kan akıyorken görevinizi yaptığınızı düşünebiliyor musunuz? Toplantıya çağırmış insanları. Bir şey çıkacağını da zannetmiyorum. Görev Müslümanlardadır” dedi.
“BUNU BAŞARMAK, SAĞLAMAK MÜSLÜMANLARIN GÖREVİDİR”
Kurban Bayramı’nı kutladıklarını ve aynı zamanda hac bayramı olduğunu da belirten Mehmet Ali Şahin, “Bugün hacca giden kardeşlerimiz tavaflarını yaptılar, ihramdan çıktılar. İnşallah hacı oldular. Allah mübarek etsin. Ama haccın önemli yönlerinden bir tanesi de yılda bir defa Müslümanlar bir araya gelsinler, kendi meselelerini görüşsünler, çözümü konusunda bir takım yol haritaları ortaya koysunlar. Yapılabiliyor mu? Bu yönü haccın uygulanabiliyor mu? Uygulanamadığı için İslam alemi bu noktadır işte. Şu mübarek günlerde, kurban kanının akması, insan kanının akmaması isteniyor. Bunu başarmak, sağlamak Müslümanların görevidir. En azından bunun görevimiz olduğunu idrak edebilmek bile bir adımdır. Bunu bile sağlayabilmek için adımlar atmak önemli bir başarıdır. Hemen gerçekleşmeyebilir. Ama umutsuz olmayalım” diye konuştu.
“TÜM GÖZLER TÜRKİYE’YE ÇEVRİLMİŞ”
Başta Türkiye olmak üzere bir takım ülkelerde bütün bu zulümler karşısında sessiz kalmama şuurunun gittikçe gelişmekte olduğunu gördüğünü de sözlerine ekleyen Şahin, şunları söyledi:
“Tüm gözler de Türkiye’de. Türkiye’nin öncelik yapması isteniyor. Çünkü bizim tarihi bir sorumluluğumuz, misyonumuz var. Osmanlı bu görevi yıllardır yaptı. Dolayısıyla Osmanlının devamı olarak gördükleri Türkiye Cumhuriyeti Devletinden de diğer ülkelerde yaşayan Müslümanlar, bu sorumluluğu, bu görevi şimdi bekliyorlar. İnşallah bütün bu yaşanan sıkıntılar, zulümler, acılar, kanlar Müslümanların uyanışına, silkelinişine, dirilişine vesile olur. Bunu temenni ediyoruz.”
“MİLLİ BAYRAMLAR DA BİZİM, DİNİ BAYRAMLAR DA BİZİM”
İstanbul’da Kadıköy Belediyesi tarafından hazırlanan iki bez afişten bahseden Şahin, afişlerde, ”Cumhuriyet Bayramı’mız kutlu olsun”, ”Kurban Bayramı’nız kutlu olsun” yazıldığına işaret ederek, “Evet Zafer Bayramı’nı kendisinden görüyor. Peki Kurban Bayramı’nı niye kendinden görmüyorsun? Senin bayramın değil mi kurban. Niye ‘Zafer Bayramı’mız kutlu olsun’ diyorsun da, ‘Kurban Bayramı’nız kutlu olsun’ diyorsun. ‘Kurban Bayramı size aittir. Bana ait değildir’ anlamı çıkar buradan. Ne kadar yanlış bir ifadedir. CHP maalesef bunu sık sık yapıyor. En çokta bu milletin değerlerine sahip CHP’li hemşehrilerimiz üzülüyorlar bundan. Binlerce CHP’li arkadaşımız bu afişten üzüntü duymuştur. Bizim belediyemiz ‘Kurban Bayramı’nı kendisinden saymıyor’ diye düşünmüştür. ‘Kurban Bayramı’mız kutlu olsun’ demelisin. Milli bayramlar da bizim, dini bayramlar da bizim arkadaş” ifadelerine yer verdi.
Bayramlaşma programında Çevre ve Şehircilik Bakan Yardımcısı Mehmet Ceylan, AK Parti Karabük Milletvekili Burhanettin Uysal ve AK Parti Karabük İl Başkanı Timurçin Saylar ile AK Parti Safranbolu İlçe Başkanı Ali Kaya da birer konuşma yaptı. Konuşmaların ardından Şahin ve beraberindekiler partililerle tek

Paylaş:

Mesajınızı gönderin

E-posta adresiniz yayınlanmayacaktır. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Şehit oğlunun cebinden çıkan 5 TL’yi 8 yıldır yanından ayırmıyor

Gündem Yayın: 16.07.2024 00:37
İhlas Haber Ajansı

15 Temmuz hain darbe girişiminin yaşandığı gece Ankara Gölbaşı Özel harekat Daire Başkanlığı’na yapılan bombalı saldırıda şehit olan İmam Mustafa Yaman’ın cebinden çıkan 5 TL’yi, annesi Kezban Yaman 8 yıldır yanından ayırmıyor.

Fetullahçı Terör Örgütü tarafından 15 Temmuz darbe girişiminin yaşandığı gece Gölbaşı Özel Harekat Daire Başkanlığı’na yapılan saldırıda şehit olanlardan İmam Mustafa Yaman’ın Bartın’ın Ulus ilçesi Kumluca beldesine bağlı Çubuklu köyünde yaşayan ailesi, darbe girişiminin 8. yıl dönümünde unutulmadı. AK Parti Bartın Milletvekili Yusuf Ziya Aldatmaz, Bartın Valisi Dr. Nurtaç Arslan, Bartın Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Orhan Uzun, Bartın Belediye Başkanı Muhammet Rıza Yalçınkaya, polis ve askeri erkan, kurum ve daire müdürleri, siyasi parti ile sivil toplum örgütleri temsilcilerinin yer aldığı il protokolü 15 Temmuz şehidi Mustafa Yaman’ın baba ocağını ziyaret etti. Anne Kezban, baba Mustafa Yaman ile görüşen Vali Arslan ve beraberindekiler, Çubuklu Köyü Camii’nde okunan Mevlid-i Şerif’i dinledi. Ardından Yaman ailesi ile birlikte kabri ziyaret eden protokol, yapılan duaların ardından köyden ayrıldı.

Vali Nurtaç Arslan o geceyi Ankara’da yaşadı

15 Temmuz Şehidinin kabrinin ardından kısa bir açıklama yapan Vali Nurtaç Arslan, “15 Temmuz 2016 tarihinde Fetullahçı Terör Örgütü tarafından kalkışılan hain darbe girişiminin, milletimizin kahramanca, mücadelesi, direnişi ile püskürtülmesinin hem onurunu yaşıyoruz. Aynı zamanda da 253 şehit vermemizin de hüznünü yaşıyoruz. Allah bir daha memleketimizi böyle imtihanlarla karşılaştırmasın diliyoruz. 15 Temmuz darbe girişiminde Ankara’daydım. Yakından hisseden ve yaşayan insanlardan biriyim. O anları yaşadım. Bu aziz milletimiz, kahramanca, cesaretli, fedakarca bu ülkeye, bu devlete sahip çıktıkça, hiç bir kirli oyuna, bu ülke alet olmayacaktır. İstikbalinden, istiklalinden taviz vermeyecektir” diye konuştu.

Acı haberi aldığı anları anlattı

Anne Kezban Yaman, ziyaret nedeniyle Vali Arslan ve beraberindekileri teşekkür ederek, bir daha benzeri acıların yaşanmamasını diledi. Oğlu şehit edildiğinde cebinde bulunan son 5 TL’yi kendisi aldığını ve sürekli yanında bulunduğunu belirten Kezban Yaman, yaşananları asla unutamayacağını ifade etti. Ankara’da yaşayan oğlunun her bayram kendisini ziyarete geldiğini sadece o bayram gelemediğini söyleyen anne Kezban Yaman, oğlundan acı haberi aldığı anları ise şöyle anlattı:

“Darbe girişimi haberini ve Gölbaşı’na saldırı düzenlendiğini öğrenince oğlumu aradık. Ulaşamadık. arıyoruz ulaşamıyoruz. Sabah olunca eşim Ankara’ya gideceğini söyledi. Nedenini sorduğumda oğluma ulaşamadığını söyledi. Yine biz umutluyduk. Ben de gideceğim dedim, apar topar kalkarak, 3 günlük işi 2 saat içerisine sığdırdım. Oğlum gelemeyeceği için arabanın bagajına ne var ne yok doldurduk. Zaten onlar buraya gelemediği için bizim onları ziyaret etmeye niyetimiz vardı. Ama olan bitenden de haber almaya çalışıyorduk. Arıyoruz ulaşamıyoruz. Almanya’daki kardeşim aradı. İyi haber bekliyoruz dedim. telefonlara cevap vermiş herhalde, açmış kapatmış dedi. ’Oh, Ya Rabbi şükür’ dedim. Bunu duymak istiyordum dedim. Gölbaşına girerken tekrar aradık, yine ulaşamadık. Bu kez gelinimi aradım. Nerde olduklarını sordum, Mustafa’yı aradıklarını, bulamadıklarını söyledi. Tekrar aradım, bu kez gelinin ağabeyi baktı. Metanetli olun, sabırlı olun dedi. Ben de “Mustafa’m gitti mi diye bağırdım. Dünyam orda yıkıldı zaten. Sonra hastaneye vardık. Ben sağa sola gidiyorum. aynı başı kesilmiş tavuk gibi. Oğlumu görmek istediğimi söyledim. Ölüsünü yada dirisini görmek istediğimi söyledim. Hastanenin içine doğru gittim. Gelinin büyük ağabeyi geldi, beni sakinleştirmeye çalıştı. Israrla oğlumu sorunca, ’Başımız sağ olsun’ dedi. O zamana kadar az da olsa bulunan umudum, tamamen tükendi. Beni normal zamanda az itsinler, yere yıkarlar ama o zaman, beni kimse zapt edememiş. Bana kimse güç yetiremiyor. Güneş olduğu halde yer karardı, bana zindan oldu. Bir yere yığıldık kaldık. Sonra oğlumun cenazesinin önünü bekledik.”

Ölene kadar parasını saklayacak

Oğlu şehit olduğunda cebinden namaz takkesi, 5 TL kağıt para ve 2 TL demir para çıktığını ifade eden acılı anne, “Oğlumun cebinden çıkanları getirdiklerinde 5 TL kağıt parası, 2 TL de demir parası geldi. Onu görünce çok şaşırdım, bu kadarcık parası varmış dedim. O cebinde para olmadan dışarı çıkmazdı. O gün için demek o kadar parası varmış oğlumun. Oğlumun hatırası olarak takke ve kağıt parayı ben aldım. Takkeyi evde, parayı sürekli yanımda taşıyorum” dedi.

“Hazırlıklı gitmiş oraya”

Mehmet Yaman ise, şehit kardeşinin eşyalarını kendisinin teslim aldığını, kardeşinin cebinden para ve namaz takkesi ile birlikte borçları ve alacaklarının yer aldığı bir not kağıdı da çıktığını ifade etti. Şehidin cenazesinin defin edilmeden borçlulara ulaşarak borçlarının ödendiğini ifade eden Mehmet Yaman, “Kardeşimin alacağı bulunanlar da geldi, borçlarını ödediler. Herkes ile helalleşme sağlandı. Kardeşimin borçlarını yazma, yanında taşıma gibi bir huyu yoktu. Hazırlıklı gitmiş oraya. Olacağı tahmin etmiş herhalde” diye konuştu.

Öte yandan 15 Temmuz şehidi Mustafa Yaman’ın baba ocağına gerçekleştirdiği ziyaret öncesinde ise Bartın il merkezinde Hükümet Caddesi’nde açılan 15 Temmuz Birlik ve Beraberlik Günü konulu fotoğraf sergisini gezen Vali Arslan ve beraberindekiler, il merkezinde bulunan şehitlikte de okunan Kur’an-ı Kerim’i dinleyerek şehitler için dua etti.