Reklam
Reklam
Karabük Postası Avatarı
Karabük Postası tarafından
11 Ekim, 2018 09:31 tarihinde yayınlandı
0

SADEP vatandaşla iç içe

Vatandaşların doğrudan görüşlerini, önerilerini, düşüncelerini, taleplerini ve ihtiyaçlarını yerinde almak üzere Safranbolu Kaymakamı ve Belediye Başkanı Dr. Fatih Ürkmezer’in talimatı ile hayata geçirilen Safranbolu Acil Destek Programı (SADEP) saha çalışmalarına devam ediyor.

Proje kapsamında Safranbolu’da kapısı çalınmadık hiçbir hane bırakmayacaklarını ifade eden Safranbolu Kaymakamı ve Belediye Başkanı Dr. Fatih Ürkmezer; “Bizler Kaymakamlık ya da Belediye Başkanlığı görevini ifa ederken vatandaşlarımızın bizlere bire bir ulaşabilecekleri yollar üretmeye çalışıyoruz. Bu maksatla bizlere çeşitli sebeplerle ulaşamayan hemşerilerimize ulaşmak onların yanlarında olduğumuz anlatmak üzere böyle bir çalışmayı hayata geçirdik” diye konuştu.

Vatandaşlardan olumlu geri dönüşleri olmasının da kendilerini mutlu ettiğini kaydeden Ürkmezer, projenin gün geçtikçe amacına ulaştığını ifade ederken; “Arkadaşlarımızın çalışmalara başlamasından bu yana pek çok büyüğümüzün evlerinde temizlik hizmeti verdik. Engelli kardeşlerimizin taleplerine çözüm bulduk bulmaya devam ediyoruz. Bununla birlikte vatandaşlarımızın taleplerini, şikayetlerini dinliyor, her hafta gerçekleştirdiğimiz toplantılarda değerlendirmeleri yaparak, talep sahibi vatandaşlarımızla irtibata geçiyoruz. Yani kısaca, Kaymakamlık ve Belediye olarak vatandaşlarımızla birlikte her daim istişare içerisinde hizmeti de, çözümü de birlikte üretiyoruz” dedi.

Ürkmezer konuşmasını şöyle noktaladı; “İlk günden bu güne kadar gerçekleştirilen tüm çalışmalarda, projelerde, etkinliklerde kendilerinden desteklerini ve dualarını esirgemeyen Safranbolulu hemşerilerime teşekkür ediyor, bu kapsamda çalışan tüm mesai arkadaşlarıma kolaylıklar diliyorum.”

Bizi sosyal medyadan takip edin
barude filistinin dunu bugunu ve yarini anlatildi YbJlKGrF
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
15 Mayıs, 2026 00:07 tarihinde yayınlandı
0
0

BARÜ’de Filistin’in dünü, bugünü ve yarını anlatıldı

Bartın Üniversitesinde (BARÜ) Filistin’in geçmişten günümüze tarihi süreci anlatılırken bölgede yaşanan insanlık dramına dikkat çekildi.

Bartın Üniversitesi (BARÜ) Filistin’de yaşanan insanlık dramına dikkat çekmek ve toplumsal farkındalığı artırmak hedefiyle çalışmalarını sürdürüyor. Bu doğrultuda Kariyer Planlama Uygulama ve Araştırma Merkezi tarafından “Ölümcül ve Ölümsüz Kimliklerin Coğrafyası: Filistin’in Dünü, Bugünü ve Yarını” başlıklı bir program düzenlendi. Filistin meselesinin farklı boyutlarıyla ele alındığı etkinlikte konuşmacı olarak İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Tarih Bölümünden Prof. Dr. Hasan Hüseyin Güneş yer aldı.

Rektör Akkaya, boykota devam edilmesinin önemini vurguladı

Programın açılışında konuşan BARÜ Rektörü Prof. Dr. Ahmet Akkaya, “Bugün burada ölümcül ve ölümsüz kimliklerin coğrafyasını konuşacağız. Aklımıza burada şair Mehmet Akif İnan geliyor. ‘Mescid-i Aksayı gördüm düşümde. Bir çocuk gibiydi ve ağlıyordu.’ Bu dizelerde ifade edilen Mescid-i Aksa’da 2,5 yıldır insanlığa sığmayan bir zulüm yaşatılıyor. Bu noktada bizler ne kadar somut adım atarsak o kadar kıymetlidir. Lütfen, her daim boykota devam edelim. Çocuklar öldü, kadınlar öldü, aileler dağıldı. Yaşanan acılarını unutmayalım, boykotu uygulayalım.” ifadelerini kullandı.

Filistin meselesini toplumsal hafıza, insan onuru, hukuk ve vicdan çerçevesinde değerlendiren Prof. Dr. Hasan Hüseyin Güneş, Filistin’de bir halkın kendi vatanında nasıl görünmez kılınmaya çalışıldığını ve buna rağmen kimliğini, hafızasını ve yaşama iradesini nasıl koruduğunu anlattı.

“Filistin’de kimlik, hafıza ve insanlık mücadelesi yaşanıyor”

Konuşmasında “ölümcül kimlik” ve “ölümsüz kimlik” kavramlarını değerlendiren Prof. Dr. Güneş, “Ölümcül kimlik, bir halkı insan olarak değil; tehdit, güvenlik sorunu ya da ortadan kaldırılması gereken bir engel olarak görmeye dayanıyor. Buna karşılık ölümsüz kimlik ise yıkılan evlere rağmen saklanan anahtarlarda, boşaltılan köylere rağmen yaşatılan hatıralarda, kaybedilen çocukların isimlerinde ve bir halkın sesini dünyaya duyurma kararlılığında varlığını sürdürüyor.” dedi.

Programda Gazze’de yaşanan insani dram detaylarıyla anlatıldı. Bombardımanlar, zorunlu göç, açlık, susuzluk, yıkılan hastaneler, okullar, ibadethaneler ve evlerin yalnızca savaşın bir sonucu olarak görülemeyeceği ifade edildi. Bir okulun yıkılmasının çocukların geleceğini, bir hastanenin vurulmasının yaralıların yaşama hakkını, bir evin yok edilmesinin ise aile hafızasını ve güven duygusunu ortadan kaldırdığı da vurgulandı.

İlgiyle takip edilen program, Filistin meselesinin insanlığın adalet, hukuk ve vicdan sınavı olduğuna dikkat çekilmesi ve bu konuda farkındalığı artırmaya yönelik çalışmaların sürdürülmesi gerektiği mesajıyla sona erdi.

Bizi sosyal medyadan takip edin