Reklam
Reklam

SADEP ekipleri  evlere  misafir oluyor

Karabük Postası Avatarı
Karabük Postası tarafından
11 Ekim, 2018 10:37 tarihinde yayınlandı
0

Safranbolu Kaymakamı ve Belediye Başkanı Dr. Fatih Ürkmezer’in talimatı ile projelendirilen ve projeye bağlı 15 kişiden oluşan alanında profesyonel bir ekibin çalıştığı ‘Safranbolu Acil Destek Programı’ (SADEP) vatandaşların kapılarını çalmaya devam ediyor.

Safranbolu Belediyesi Kültür ve Sosyal İşler Müdürlüğü tarafından yürütülen projede ekipler, Safranbolu genelinde mahalle sokak ve caddeleri gezerek vatandaşların kapısını çalıyor. Kapıları çalınan vatandaşlara talep şikayet ve önerileri soruluyor, vatandaşın şahsi ve kentle ilgili şikayet ve önerileri alınarak Safranbolu Kaymakamı ve Belediye Başkanı Dr. Fatih Ürkmezer’e rapor ediliyor.

SADEP projesinin amacına uygun hizmet etmesinden memnuniyet duyduklarını belirten Ürkmezer; “Safranbolu’da çalınmadık kapı bırakmayacağız, bu sayede vatandaşımızın maddi manevi Kaymakamlık ve Belediye olarak bizden taleplerini tespit ederek gerekli çalışmaları başlatacağız. Geliştirdiğimiz tüm projeler vatandaşımıza doğru hizmeti sunabilmek içindir. Bizler Devlet ve vatandaşımız arasında köprü görevimizi en verimli şekilde sürdürmeye devam ederek eksiklikler varsa da yeni projelerle gidermeye gayret göstereceğiz’’

SADEP projesinde çalışan güler yüzlü ekiplerin ziyaret esnasında vatandaşlarla yakın temasları sonucu elde edilen veriler Ürkmezer’e rapor edilerek Kaymakamlık ve Belediye birim amirleri tarafından incelenerek gerekli çalışmalar başlatılıyor.

 

Bizi sosyal medyadan takip edin
gwa
İlyas Erbay Avatarı
İlyas Erbay
16 Haziran, 2026 11:33 tarihinde yayınlandı
Yapay Zeka
Yazıyı sesli dinle
0

KALDIRIN ARADAKİ ASALAKLARI, ÜRETİCİ DE KAZANSIN, TÜKETİCİ DE.

Geçtiğimiz ay, Ticaret Bakanlığı tarafından zincir marketlere yönelik gerçekleştirilen denetimlerde, sebze ürünlerinde tarladan rafa uzanan tedarik zincirindeki fahiş fiyat artışları ve fahiş kâr oranları belgelenmişti.
Basında, çarşaf çarşaf haber oldu. Devletimiz milletin kanını emen fırsatçılara göz açtırmıyor diye sevinmiştik.

Denetimlerde, Çeri domates ve kırmızı kapya biber gibi ürünlerdeki astronomik fiyat artışları, Hal Kayıt Sistemi üzerinden yapılan incelemelerle ortaya çıkarılmıştı.
Antalya’da toptancıda kilogramı 50 TL olan çeri domatesin, İstanbul’daki bir zincir markette 225 TL ile 250 TL arasında değişen fiyatlarla satışa sunulduğunu basına yansıyan haberlerden öğrenmiştik. Adana’nın Karataş ilçesinde üreticiden veya komisyoncudan kilosu 7 TL’ye alınan kırmızı kapya biberin, aracıların ardından Diyarbakır’daki bir zincir markette tüketiciye 199,99 TL’ye satıldığı tespit edilmişti. Haksız fiyat artışı yaptığı tespit edilen firmaların dosyaları yaptırım uygulanmak üzere kurula iletilmiş, meyve ve sebze fiyatlarında olağanüstü artışlar yaptığı saptanan yüzlerce işletmeye milyonlarca lira idari para cezası kesilmişti.

Değişen ne oldu? Fiyatlar makul seviyelere indi mi? Hayır

Sebze ve meyve zincirindeki aracı tüccarların, ürünün tarladan sofraya gelirken fiyatının katlanmasına, fahiş fiyat artışlarına ve stokçuluğa yol açtıklarını bilmeyen var mı? Ürünlerin üreticiden tüketiciye geçene kadar birçok farklı aracı el değiştirmesi, her aşamada kâr payı eklenerek nihai satış fiyatının yapay şekilde yükselmesine neden oluyor. Bazı aracıların kayıt dışı alım-satım yapması, sahte fatura düzenlemesi veya gerçeğe aykırı beyanlarla piyasadaki fiyat dengesini manipüle etmesi vurgunlara yol açıyor. Ticaret Bakanlığı gibi kurumlar ve Haksız Fiyat Değerlendirme Kurulu, keyfi fiyat artışlarına karşı denetimler yaparak milyonlarca liralık cezalar uygulamakta. Buna rağmen millet fahiş fiyatlardan şikayetçi. Çünkü değişen hiç bir şey yok.

Bu tür haksız uygulamaların önüne geçmek için doğrudan üreticileri tüketiciyle buluşturan e-ticaret modelleri, Tarım Kredi kooperatifleri veya doğrudan üretici pazarları gibi destekleyici sistemleri hayata geçirmek zorundayız.

Denetleyip ceza, kesmek sorunu çözmüyor.
Tedarik Zincirinin Kısaltılması gerekiyor. Aracı sayısını azaltmak için üretici kooperatifleri doğrudan desteklenmeli, üreticinin ürettiği ürünü tüketiciye aracısız ulaştırabileceği dijital ve yerel lojistik ağlar (hal yasası düzenlemeleri ile) kurulmalıdır.

İşin eziyetini çeken üretici, kaymağını yiyen başkaları.
Yeter artık, üreticiyi en kısa yoldan buluşturun tüketiciyle.
Üreten de kazansın, tüketen de.

İlyas Erbay