Reklam
Reklam
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
05 Eylül, 2024 04:52 tarihinde yayınlandı
0

Rus turistler sahile akın etti

Bartın’ın Amasra ilçesine gelen Rus turistler, Bartın’ın Amasra ilçesindeki tarihi sokakları gezip, muhteşem doğasının tadını çıkarırken, Amasra’nın plajlarında denize girerek serinledi.

2022 yılından Rusya’dan Türkiye’ye turistleri taşımaya başlayan Astoria Grande gemisi, Bartın’ın Amasra ilçesine toplamda 51, bu yıl ise 18. seferini gerçekleştirdi. Eylül ayının ilk seferinde toplam bin 47 yolcu, 445 personel olmak üzere bin 492 kişi ile Amasra limanına yanaşan geminin Rusya’dan bölgeye getirdiği toplam kişi sayısı 60 bin 770’ye ulaştı.

Güneşli ve sıcak bir günde Amasra’ya ulaşan gemi ile gelen Rus turistler, ilçenin tarihi sokaklarını gezerek, plajlara akın ederek serinledi. Amasra’nın muhteşem doğasında denize giren turistler, kumsalın ve güneşin de keyfini çıkardı.

Öte yandan yapılan anketlerde, 2022 yılının Ağustos ayında başlayan seferlerle Türkiye’ye ve Amasra’ya gelen Rus turistlerin en çok sevdiği yerlerin başında İstanbul ve Amasra geldiği öğrenildi. Karadeniz’in en güzel limanlarını dolaşan Astori Grande gemisinde yapılan anketlerde, turistlerin en çok sevdiği durakların başında Amasra Limanı geldiği öğrenildi. Amasra ve İstanbul’un Rusların en çok sevdikleri yerler durağında en üst sırada çıkan anketlerde Rusların Amasra’yı sevmesinde ise muhteşem doğası, sessiz, sakin ve şirin bir kent olması, yürüme mesafesindeki plajları, taze balık ve uygun fiyatlar gibi bir çok sebeplerin etkili olduğu belirtildi.

Yaz döneminde yoğun ve hareketli bir dönem geçiren ve Eylül ayı ile birlikte sakinleşen Amasra’nın Rus turistleri ağırlamaya devam ettiğini belirten Amasra Belediye Başkanı Recai Çakır, “Eylül ayı ile birlikte balık avlanma yasağının bittiği bu dönemde, 60 bin sayısını geçtik. Misafirlerimiz, Eylül ayında bir başka güzel olan Amasra’mızın güzelliklerini görme ve yaşama fırsatı buluyor. Biz de 60 bin kişi sayısını geçmiş bulunmanın gururunu yaşıyoruz. Sezona göre daha sessiz ve sakin bir dönemi geçiyoruz. Yine de 1047 yolcu 445 mürettebat olmak üzere toplamda 60 bin 770 kişi sayısına ulaştık. Bu ay içerisinde 3 seferimiz daha olacak” dedi.

Öte yandan Eylül ayı içerisinde her hafta Çarşamba günleri Amasra ilçesinde gelmesi beklenen Astoria Grande gemisinin bölgeye getirdiği kişi sayısının ay sonunda ise 65 bini bulması bekleniyor.

Bizi sosyal medyadan takip edin
prof dr gurdal yilmaz hanta virusu yeni bir salgin degil K5v6eWSQ
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
07 Haziran, 2026 16:37 tarihinde yayınlandı
0 0

Prof. Dr. Gürdal Yılmaz: “Hanta virüsü yeni bir salgın değil”

Dünyada yeniden gündeme gelen hanta virüsü vakaları endişe oluştururken, uzmanlar hastalığın yeni bir salgın olmadığını ve uzun yıllardır görüldüğünü belirtiyor.

Özellikle bir gemide ortaya çıkan toplu vakaların dikkat çekmesiyle yeniden konuşulan hanta virüsünün farklı türlerinin bulunduğunu belirten uzmanlar, Türkiye’deki vakaların gemide görülen türle aynı olmadığını vurguluyor.

Karadeniz Teknik Üniversitesi (KTÜ) Farabi Hastanesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr Gürdal Yılmaz, gemide görülen vakaların kısa sürede ortaya çıkması dikkat çekse de hanta virüsü dünyanın birçok bölgesinde uzun zamandır bilinen bir enfeksiyon hastalığı olduğunu hatırlattı.

Türkiye’de daha çok böbrek tutulumuyla seyreden ve böbrek yetmezliğine neden olabilen formların görüldüğünü kaydeden Yılmaz, bu türlerin tedaviye yanıt verme ihtimalinin daha yüksek olduğunu gemide görülen vakaların ise daha çok akciğerleri etkileyerek solunum sıkıntısına yol açan ve ölüm oranı daha yüksek türler olduğunu belirtti.

Hanta virüsünün de Kırım Kongo Kanamalı Ateşi (KKKA) gibi viral bir enfeksiyon olduğunu kaydeden Yılmaz, özellikle İskandinav ülkeleri, Almanya, Kuzey Avrupa ve Amerika’da görülen tiplerin daha fazla öne çıktığını, Türkiye’de görülen formların ise Balkanlar ve Karadeniz bölgesinde rastlanan, daha hafif seyirli tipler olduğunu ifade etti.

“Hanta virüsü salgını aslında daha önceden bu yana görülen bir salgın”

Dünyada bildirilen hanta virüsü salgınının daha önceden bu yana görülen bir salgın olduğunu belirten Yılmaz, “Yani yeni bir salgın değil. Geminin içinde olmasıyla birlikte etkilenen kişiler bir anda ortaya çıktı. Ancak hanta virüsü her yerde görülebiliyor. Bizde de eskiden beri hanta virüsü vardı ve tanı koyuyorduk. Ancak bizde görülen hanta virüsü, o gemide görülen türle aynı değil. Bizde daha çok böbrek tutulumuyla seyreden, böbrek yetmezliğine yol açabilen ancak tedavi edilme ihtimali daha yüksek olan formlar görülüyor. Oradaki vakalar ise daha çok akciğeri tutup solunum sıkıntısıyla ilerleyen ve daha öldürücü tiplerdi. O da bir virüstür. KKKA nasıl bir virüsse, hanta virüs enfeksiyonları da viral bir enfeksiyondur. Dünyayı tehdit eden noktasında, İskandinav ülkelerinde, Almanya’da, Kuzey Avrupa’da ve Amerika’da görülebilen tipleri öne çıkıyor. Bizdeki form ise Balkanlar ve Karadeniz’de görülen, daha hafif seyreden formlardır” dedi.

“Viral enfeksiyonlar her zaman birer tehdit”

Viral enfeksiyonların her zaman bir tehdit olduğunu belirten Yılmaz, ancak büyük bir salgına neden olabilecek bir hastalık olmadığını kaydederek, “Viral enfeksiyonlar her zaman bir tehdittir. Ancak böyle büyük bir salgına neden olabilecek bir hastalık değildir. Ebola virüsü de var. Ebola, Afrika kökenli bir hastalıktır ve daha tehlikelidir. Çünkü yakalandığında yüzde 90’lara varan ölüm oranları vardır. Özellikle oralara seyahat eden kişiler açısından önem arz eder. Dünya artık küçük, herkes her yere gidebiliyor. Oradan kişiler buraya gelebilir” diye konuştu.

Enfeksiyon hastalıklarından korunmanın yolları

Enfeksiyon hastalıkları, virüsler ve bakterilerden korunmanın yolları ile ilgili olarak ise Yılmaz “Kalabalık yerlerde maske kullanımı ve el yıkama çok önemlidir. Toplu bir yere girerken ’bana bir şey bulaşır mı’ sorusunu kendimize sormamız bile önlem almak açısından yeterlidir. Bu virüsler ülkemize her an gelebilir. Örneğin Batı Nil ensefaliti daha önce ülkemizde yoktu, sonradan görülmeye başlandı. Özellikle Batı Anadolu ve Marmara bölgelerinde görülüyor. Batı Nil ensefaliti de bir virüstür ve artık ülkemizde de görülmeye başladı” şeklinde konuştu.

Bizi sosyal medyadan takip edin