Bartın’ın Amasra ilçesine gelen Rus turistler, Bartın’ın Amasra ilçesindeki tarihi sokakları gezip, muhteşem doğasının tadını çıkarırken, Amasra’nın plajlarında denize girerek serinledi.
2022 yılından Rusya’dan Türkiye’ye turistleri taşımaya başlayan Astoria Grande gemisi, Bartın’ın Amasra ilçesine toplamda 51, bu yıl ise 18. seferini gerçekleştirdi. Eylül ayının ilk seferinde toplam bin 47 yolcu, 445 personel olmak üzere bin 492 kişi ile Amasra limanına yanaşan geminin Rusya’dan bölgeye getirdiği toplam kişi sayısı 60 bin 770’ye ulaştı.
Güneşli ve sıcak bir günde Amasra’ya ulaşan gemi ile gelen Rus turistler, ilçenin tarihi sokaklarını gezerek, plajlara akın ederek serinledi. Amasra’nın muhteşem doğasında denize giren turistler, kumsalın ve güneşin de keyfini çıkardı.
Öte yandan yapılan anketlerde, 2022 yılının Ağustos ayında başlayan seferlerle Türkiye’ye ve Amasra’ya gelen Rus turistlerin en çok sevdiği yerlerin başında İstanbul ve Amasra geldiği öğrenildi. Karadeniz’in en güzel limanlarını dolaşan Astori Grande gemisinde yapılan anketlerde, turistlerin en çok sevdiği durakların başında Amasra Limanı geldiği öğrenildi. Amasra ve İstanbul’un Rusların en çok sevdikleri yerler durağında en üst sırada çıkan anketlerde Rusların Amasra’yı sevmesinde ise muhteşem doğası, sessiz, sakin ve şirin bir kent olması, yürüme mesafesindeki plajları, taze balık ve uygun fiyatlar gibi bir çok sebeplerin etkili olduğu belirtildi.
Yaz döneminde yoğun ve hareketli bir dönem geçiren ve Eylül ayı ile birlikte sakinleşen Amasra’nın Rus turistleri ağırlamaya devam ettiğini belirten Amasra Belediye Başkanı Recai Çakır, “Eylül ayı ile birlikte balık avlanma yasağının bittiği bu dönemde, 60 bin sayısını geçtik. Misafirlerimiz, Eylül ayında bir başka güzel olan Amasra’mızın güzelliklerini görme ve yaşama fırsatı buluyor. Biz de 60 bin kişi sayısını geçmiş bulunmanın gururunu yaşıyoruz. Sezona göre daha sessiz ve sakin bir dönemi geçiyoruz. Yine de 1047 yolcu 445 mürettebat olmak üzere toplamda 60 bin 770 kişi sayısına ulaştık. Bu ay içerisinde 3 seferimiz daha olacak” dedi.
Öte yandan Eylül ayı içerisinde her hafta Çarşamba günleri Amasra ilçesinde gelmesi beklenen Astoria Grande gemisinin bölgeye getirdiği kişi sayısının ay sonunda ise 65 bini bulması bekleniyor.


Rus turistler sahile akın etti
Bakan Gürlek açıklamıştı: 20 yıllık faili meçhul olayı zanlıları adliyede
Adalet Bakanı Akın Gürlek’in, 2006 yılından bu yana faili meçhul kalan bir kadın cesedinin kimliğinin tespit edildiğini ve olayla ilgili 3 şüpheli hakkında gözaltı kararı verildiğini açıklamasının ardından, Samsun’un Bafra ilçesinde 20 yıllık cinayet dosyası kapsamında gözaltına alınan şüpheliler adliyeye sevk edildi.
Samsun’un Bafra ilçesinde 14 Mart 2006 tarihinde Ozan Çayı’nda bulunan ve uzun yıllar kimliği tespit edilemeyen kadın cesedine ilişkin faili meçhul cinayet dosyasında dikkat çeken bir gelişme yaşandı. Bafra Cumhuriyet Başsavcılığı, 4 Mayıs 2026 tarihinde Samsun İl Jandarma Komutanlığı’na gönderdiği yazıda, JASAT personelinden özel bir ekip kurulmasını istedi. Yazıda, Ozan Çayı’nda bulunan cesedin 25 yaşlarında bir kadına ait olduğunun değerlendirildiği, ölümün ateşli silah mermi çekirdeği yaralanmasına bağlı meydana geldiği ve dosyada bugüne kadar herhangi bir gelişme kaydedilemediği belirtildi.
Yalova’da 2004 yılından bu yana kayıp olarak aranan Gülcan Yazıcı
Soruşturmanın yeniden derinleştirilmesiyle birlikte JASAT ekipleri, 2005-2006 yılları arasında kayıp ihbarı verilen kadınlara ilişkin daraltılmış çalışma yaptı. Yapılan analizlerde, cesedin Yalova’da 2004 yılında kayıp olarak aranan Gülcan Yazıcı’ya ait olabileceği değerlendirildi.
Bu kapsamda Gülcan Yazıcı’nın kızı Sultan Orta’dan DNA örneği alındı. Bafra Sulh Ceza Hakimliği’nin kararıyla buluntu cesetten elde edilen DNA profili ile kızından alınan biyolojik örnekler karşılaştırıldı. Adli Tıp Kurumu tarafından hazırlanan raporda, kimliği meçhul cesedin DNA profili ile SO kodlu kişinin DNA profili karşılaştırıldı. Raporda, kimliği meçhul şahsın yüzde 99,99 ihtimalle SO kodlu kişinin biyolojik annesi olabileceği tespit edildi. Böylece 2006 yılında Ozan Çayı’nda bulunan kadın cesedinin, kayıp olarak aranan Gülcan Yazıcı’ya ait olabileceği yönündeki değerlendirme DNA raporuyla güçlendi.
17 Kasım 2005’te kızının doğum günü için Bafra’ya gelmiş
Dosyada yer alan araştırma ve analiz tutanağına göre, Gülcan Yazıcı’nın 17 Kasım 2005’te kızının doğum günü için Bafra’ya geldiği, çocukları Sultan ve Selim’i ziyaret ettiği, bir süre sonra köyden ayrıldığı, kızına bir telefon numarası verdiği ve daha sonra kendisinden bir daha haber alınamadığı belirtildi.
JASAT ekiplerinin yaptığı çalışmada, Ozan Mahallesi ile Boğazkaya ve Darboğaz Mahallelerinin birbirine yakın olduğu, Gülcan Yazıcı’nın son görüldüğü yer ile cesedin bulunduğu bölge arasında bağlantı kurulduğu ifade edildi.
Soruşturma kapsamında, dosyada adı geçen N.Y., B.A. ve O.O. isimli şahısların “olası şüpheli” olarak değerlendirildiği, bu kişilerin ikametlerinde arama yapılması ve eş zamanlı olarak gözaltına alınmaları için işlem başlatıldığı öğrenildi.
Zanlılar Bafra Adliyesi’nde
Savcılığın talimatı doğrultusunda, şüphelilerin adreslerinde 2 Haziran günü saat 07.00 ile 12.00 arasında yapılan aramalar sonucunda 3 kişi gözaltına alındı. Gözaltına alınan şahıslar, geniş güvenlik önlemleri altında Bafra Adliyesi’ne sevk edildi.
Yaklaşık 20 yıldır faili meçhul olarak kalan cinayet dosyasında, DNA raporları ve JASAT ekiplerinin yürüttüğü çalışmalarla önemli delillere ulaşıldığı belirtilirken, soruşturmanın çok yönlü olarak sürdürüldüğü öğrenildi.

