Rize’nin yeni valisi İhsan Selim Baydaş vazifesine başladı - Karabük Haber Postası
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
18 Ağustos, 2023 00:00 tarihinde yayınlandı
0
0

Rize’nin yeni valisi İhsan Selim Baydaş vazifesine başladı

Valiler Kararnamesi ile Rize Valiliğine atanan İhsan Selim Baydaş, Rize Valiliği’nde merasim ile karşılandı.

Resmi Gazete’de yayımlanan Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi ile Rize Valisi olarak atanan İhsan Selim Baydaş, valilik binası önünde merasim ile karşılandı. Baydaş’ı Vali Vekili Gülhani Ozan Sarı, vali yardımcıları, kaymakamlar ve kamu kurumu yöneticilerinin yanı sıra STK ve siyasi parti temsilcileri karşıladı. Misyonu devreden Vali Vekili Gülhani Ozan Sarı, Vali Baydaş’a çiçek taktim etti. Rize Valiliği Hatıra Defteri’ni imzalayan Baydaş sonrasında yaptığı açıklamada, 9 yıl evvel Rize’nin Güneysu ilçesinde kaymakam olarak vazife yaptığını hatırlatarak kentin muhtaçlıklarını, imkan ve kabiliyetlerini bildiğinin altını çizdi.

Şehre adapte olma mühleti üzere bir vaktin olmadığını kaydeden Vali Baydaş “Şehre bir yönetici geldiğinde hele de bir vali atandığında kenti tanıması, sıkıntılarına vakıf olması imkân ve kapasiteyi görmesi açısından biraz vakit geçmesi beklenir. Benim bu türlü bir mehlimin olmadığının farkındayım. Kenti tanıyan, muhtaçlıklarını bilen imkân ve kabiliyetlerinin farkında olan bir yönetimci olarak hızla, hiç durmaksızın işe koyulacağımızın bilinmesini isterim” dedi.

Şehrin her probleminin kendi sorunu olduğunun altını çizen Baydaş konuşmasının devamında “Çalıştıkça göreceksiniz ki, eğitime dair her problem ana gündemimiz olacak, kültür ve turizm alanındaki faaliyetlere özel ilgi gösterecek, üretim, istihdam ve ziraî faaliyetlerin geliştirilmesine bilhassa çay ve çay tarımına dair her sıkıntıya zihin yoracak ve emek vereceğiz. 5 yıl çalıştığım Gençlik ve Spor Bakan Yardımcılığımdan ve hemşehrimiz, mevcut Bakanımız Osman Aşkın Bak’tan alacağımız güç, takviye ve heyecanla; gençlik ve spor odaklı bir idare anlayışı sergileyeceğiz. Kentimizin gururu Rizesporumuz başta olmak üzere her spor faaliyeti ve her spor branşı, Recep Tayyip Erdoğan Üniversitemiz ve tüm eğitim ve gençlik faaliyetleri ilgi alanımızda ve himayemizde olacaktır. Hülasa kentin her sıkıntısı sıkıntımız, değerli hemşehrilerimin her talebi gündemimiz olacaktır” tabirlerini kullandı.

Bizi sosyal medyadan takip edin
w 3
İlyas Erbay Avatarı
İlyas Erbay
30 Nisan, 2026 13:06 tarihinde yayınlandı
0
0

500 TL, 1000 TL VE 5000 TL LİK PARALARIN BASILMAMASININ ARDINDAKİ NEDENLER.

Türk Lirasının alım gücü daha ne kadar düşecek?
En büyük banknotumuzun alım gücüne bakın, neye yetiyor? İlkokul çocuğuna harçlık olarak veriyorsunuz, beğenmiyor.
Bazı nedenlerle ve inatla daha büyük banknotlar basılmıyor.
Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın (TCMB) 500 TL, 1000 TL, 5000 TL gibi daha büyük banknotları basmamasının nedeni;
* Yeni ve daha büyük bir banknotun piyasaya sürülmesi, halk nezdinde enflasyonun kalıcı olduğu ve paranın değer kaybının resmileştiği şeklinde algılanacağı endişesidir. Ekonomi yönetimi, enflasyonla mücadele kararlılığını göstermek ve bu olumsuz psikolojik algıyı tetiklememek için mevcut 200 TL’lik sınırı korumayı tercih etmektedir.
* Büyük banknotların eksikliği, fiziksel olarak büyük miktarda nakit taşımanın zorluğu nedeniyle vatandaşları ve işletmeleri kredi kartı, FAST ve diğer dijital ödeme yöntemlerini kullanmaya yönlendirmektedir.
* Büyük kupürlü banknotlar, yüksek miktardaki paraların fiziksel olarak transferini ve saklanmasını kolaylaştırdığı için kara para aklama ve kayıt dışı faaliyetlerde kullanılma riski taşır. Mevcut yapının korunması, finansal işlemlerin şeffaflığını artırmayı hedefler.
* Merkez Bankası Başkanı Fatih Karahan, banknot kupür değerlerinin teknik analizler ve ihtiyaçlar doğrultusunda belirlendiğini, bir ihtiyaç oluşması halinde gerekli kararların alınabileceğini ifade ediyor.

* Şu anki tabloya göre, tedavüldeki banknotların adet olarak yaklaşık %60’ını, değer olarak ise %87’sini en büyük kupür olan 200 TL oluşturmaktadır.

Bana göre, vatandaşdaki asıl algı ve eziklik şu; “En büyük paramız 200 TL. Onunla 1 kilo domates, 250 gram kıyma bile alamıyoruz.”
* Vatandaşı enflasyonun kalıcı olduğu algısına düşürmeyelim derken, dünyanın en değersiz parasını kullanma ezikliğini yaşatıyoruz.
* Kayıp kaçağı, kredi kartı kullanımını artırarak belli bir oranda kontrol altına alıyoruz. Fakat gözden kaçırdığımız önemli bir konu var. Kredi kartları alış verişlerinden kesilen yüzde 2.5 komisyon.
Ülkemizdeki bankaların yüzde 90’ının yabancı olduğunu düşündüğümüzde milyarlarca lira yurt dışına, ırmak misali akıyor.

Almanya’da Birinci Dünya Savaşı’ndan sonra yüksek enflasyon ve aşırı arz nedeniyle paranın değeri düşmüş ve Almanlar, bir somun ekmeğin 201 milyon Mark’a çıktığı 1923 yılında ekmek almak için fırına el arabası ile para götürür hale gelmişlerdi.

Adamlara ders olmuş ki, şimdi dünyanın en güçlü ekonomilerinden biri oldular.

Bu gidişat hiç iç açıcı değil. Aman! Allah korusun! Almanların 2. Dünya savaşındaki durumuna düşmeyelim.

Paramız hiç bu kadar değersiz olmamıştı.
200 TL, piyasaya ilk olarak 1 Ocak 2009’da sürülmüştü. Piyasaya çıktığında dolar kuru 1.52 idi. Yani 200 TL 131 dolara karşılık geliyordu. Şimdi ise 200 TL 4.4 dolara tekabül ediyor.
TL deki erime maalesef her geçen gün hızla artıyor.

10 yıl önce D segment lüks bir otomobil 60-70 bin TL ye alınabiliyordu. Şimdi 6-7 milyon TL

bir ülke ekonomisi ne kadar verimli, güvenli ve ihracat odaklı olursa, para birimi de döviz karşısında o kadar değerlenir.

Daha büyük paralar basmayacaksanız, söyleyin, el arabalarını hazır edelim.

İlyas Erbay