Reklam
Reklam
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
21 Ekim, 2024 16:30 tarihinde yayınlandı
0

Rize’de korku dolu anlar: Heyelanı gören köylüler büyük şok yaşadı

Rize’nin Çayeli ilçesi Büyükköy beldesinin Derecik köyünde bugün sabah saatlerinde yaşanan heyelanı gören köy halkı büyük korku ve panik yaşadı.

Şiddetli yağışlar sonrası yaşanan heyelanda bölgede 15 Temmuz 2021 tarihinde yaşanan afette boşaltılan 2’şer katlı 2 boş bina yıkılırken, dere yatağına akan toprak nedeniyle derenin ağzı kapandı ve bir gölet oluştu. İhbar üzerine bölgeye gelen AFAD görevlileri, alanda güvenlik önlemi alarak inceleme başlattı.
Heyelan nedeniyle yıkılan evlerden birinin sahibi olan Menderes Ofluoğlu, daha öne tutulan risk raporu nedeniyle binalarda kimsenin olmadığını dile getirerek “Yöremiz zaten heyelan bölgesi. Sabaha karşı 5.00 gibi bu afeti yaşadık. Amcamın oğlu kopan evlerin bir tanesindeydi. Durulmaz raporu verildiği için kalmıyor burada ama bazen gelip gidiyor. O nedenle akşam 21.00 sırlarında evden ayrılmıştı” dedi.
Heyelanın yaşandığı Derecik köyü muhtarı Ramazan Küçüksarı ise bölgeye gittiğinde heyelanın boyutunun kendisini şoke ettiğini dile getirerek “Sabah 6.00 sıralarında büyük bir korkuyla uyandık. Bir amcamız arayarak yolun kapandığını, heyelan olduğunu söyledi. Hemen apar topar buraya geldim. Bölgeye geldiğimde adeta böyle şaşırdım yani. Dağın yürüdüğünü gördüm. Evler tamamen yok olmuş. Evlerde kimse yoktu. Bir vatandaşımız vardı. O da gece geç saatlerde evi boşaltmış” diye konuştu.
2021 yılında bölgede yaşanan heyelanlar nedeniyle yıkılan binalar hakkında daha önce boşaltma kararı çıkartıldığının altını çizen Küçüksarı “Bu bölge 2021’deki büyük afetlerde büyük zarar görmüştü. Evler AFAD’ımız tarafından tahliye edilmişti. Bir vatandaşımız sadece tahliyeyi kabul etmemişti. O ev de yine yıkıldı tahliyeyi kabul etmeyen vatandaşımızın evi. İşte can kaybımız yok. Çok şükür ona şükrediyoruz. Ama kurallara uymak lazım. AFAD buraya oturulamaz raporu verdiyse bu evlere kimsenin oturmaması lazım. Bunun örneği burada yaşandı” ifadelerini kullandı.

Bizi sosyal medyadan takip edin
fevzi aydin
Fevzi Aydın Avatarı
Fevzi Aydın tarafından
02 Haziran, 2026 13:57 tarihinde yayınlandı
0

MİLLİ İRADE, SİYASETE UZAK…

DÜŞÜNCE VE GÖRÜŞ

Fevzi Aydın

Türk siyaseti son çeyrek yılda milli irade politikasına sahne oldu…

21. asırla birlikte başlayan milli iradenin siyaset üzerindeki etkisi, her geçen gün azalan bir seyir izledi…

Her alanda Milli İradeyi ağzından düşürmeyen iktidar, son dönemde, kendini iktidara getiren milli iradeyi de görmemeye başladı…

Sosyo-ekonominin tüm verilerini işleyen, değerlendiren ve yayımlayan İstatistik Kurumu’nun verileri, ulusal ve uluslararası sistem tarafından dünya sosyo-ekonomisine entegre edilmekte…

Bu verilerin güvenirliği konusunda, ulusal ve uluslararası sosyo-ekonomi çevresinde tam mutabakat konusunda farklı görüşler ortaya çıkmakta…

Türkiye ekonomisinin rakamsal olarak büyümesi sağlayan İstatistik Kurumunun bu rakamları, gerçekleşen ve çeşitli kuruluşlarca açıklanan ve halka yansıyan rakamsal değerler karşısında, üretici-tüketici ve toplum ekonomisini yansıtmaktan oldukça uzak…

Geçmişten günümüze, ülke siyasetinde her dönem ülkeye ve topluma farklı sistemler dayatılmış, siyasetin bu uygulama ve düzenlemeleri, halka yeterli fayda sağlayamamış…

Yine geçmişten günümüze, milli iradenin iktidara getirdiği siyasi sistemler, politikalarını ülkenin ve toplumun refah ve huzur içerisinden yaşamasını sağlamak yerine, önceliği siyasi hükümetlerinin icraatlarını, iktidar sürelerini uzatmak yönünde kullandıkları görülmekte…

Küresel sistemin, faize dayalı finansal sisteminden, Türkiye ekonomisin uzak tutmaya çalışan iktidar ve ekonomi yönetimi, uluslararası ekonomik ve finansal baskıyla, sosyo-ekonomik krizlerin çözümü olarak, uluslararası finansal sistemlerden destek almak zorunda kaldı…

Uluslararası ekonomik sistem ve faiz lobisi, finans sistemlerine ekonomiyi teslim eden iktidar ve ekonomi yönetimi, finansal sorunu çözerken, sistemin acı reçeteleri, iktidara nefes alma imkânı verdi…

Uluslararası finans sisteminin sağladığı finansın, ekonomiye entegresiyle piyasalar, enflasyon ve faiz sarmalıyla sınırları aşarak, üretici-tüketici ve toplumun gelir dağılımından aldığı pay küçülmeye başladı…

Seçim dönemlerinde, ekonomiyi çıkmaza sokacak kararlarla canı yanan toplumun, ekonomiden aldığı refah payı her geçen gün düşüş eğilimi izlemeye davam ediyor…

Cumhuriyet tarihinde, milli iradenin büyük teveccühüyle iktidara getirdiği siyaset ve politikalar, aynı teveccühle milli iradeye, halka, topluma ve ekonomiye, ülkeye maalesef hizmet olarak dönemedi…

Dünya’da, sınırlar ve komşu ülkelerde yaşanan savaşların, kırılgan ekonomiyle bu savaşlara karşı sınırları korumanın zorluğu ortada…

Halka yönelik politikalar yerine, uluslararası finans sistemlerine faiz desteğiyle katkıda bulunan iktidarlardan umudunu kesen milli irade, politika ve siyaseten her geçen gün uzaklaşmakta…

Düşünce ve görüşlerin ışık olması dileğiyle…

Bizi sosyal medyadan takip edin