Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
04 Aralık, 2024 16:07 tarihinde yayınlandı
Okuma Süresi: 2dk
Yorum: 0

Rize’de kamulaştırma bedeline pankartlı tepki

Rize’de kamulaştırılan evi için gerçek değerinden az para verildiğini iddia eden vatandaş, tepkisini evine astığı pankartlar ile gösterdi.
Rize merkezi Salarha beldesiyle bağlayan 2 bin 958 metre uzunluğundaki Salarha Tüneli’nin açılması ile Rize merkezde yer alan bağlantıları da yapılmaya başlandı. Salarha Tüneli’nin merkez tarafında yer alan Çamlıbel Mahallesi Laleli Caddesi üzerindeki yolda da genişletme çalışmaları başlatıldı. Projede yola denk gelen binalar ise Karayolları tarafından kamulaştırıldı. Ailesine ait ev kamulaştırılan Sezer Kabil, dairelerine 200 bin TL fiyat biçildiğini belirterek, bu duruma tepki gösterdi. Kabil, tepkisini ise dairesine pankart asarak dile getirdi. Kabil, yoldan geçen herkesin dikkatini çeken pankartlarda "Sadaka istemiyoruz, evimizin değerini verin’ ve ‘O parayı vermeyin, o paraya ev alın" ifadelerine yer verdi.
Dairesinin bulunduğu muhitte daire fiyatlarının 3 milyon TL’den başladığını ancak kendilerine 200 bin TL verildiğini ifade eden Sezer Kabil, “10 yıldır bize mahkeme kararıyla çıkın diye sürekli kağıtlar geldi. Biz de korktuk çıktık. Yani ilk ne zaman gideceklerini bilmiyorduk, bu süreç uzadı. Mahkemeler uzadı. Bize bankaya şubat ayında 200 bin lira bir para yatırmışlar. Evimizin çok altında bir değer. Bu mahallede şu an en kötü binalar 3-4 milyon ama bize sadece 200 bin liraya yatırdılar. Bir ikinci dava daha var, onun sonuçlanmasını bekliyoruz. Yine çok bir şey yatırmayacaklar” dedi.

"Herkesi mağdur etmişler"
Evin mahkeme sürecinin devam ettiğini ancak mahallede birçok kişiye aynı şekilde az para yatırıldığını öğrendiklerini dile getiren Kabil, “Yeriyle Rize merkezin tam ortasında bir daire. En az 3 milyon yapması gerekiyor. Ama şu an mağduruz. 200 bin lira bir para yatırmışlar. Ne olacağını biz de bilmiyoruz, bekliyoruz. Avukatlar bize ‘Çok bir şey beklemeyin’ diyor. Çünkü mahalledeki herkesi mağdur etmişler, çok az bir para vermişler. Bizim mahkeme çok uzadı, 10 yıldır falan zaten bekliyoruz” ifadelerini kullandı.
Dairelerine karşılık aldıkları 200 bin TL ile bir dairenin 1 yıllık kirasını ancak verebileceklerini kaydeden Kabil, “5 yıl önce falan buradan komple çıktık, köye yerleştik. Köye gidip çıkıyorum mecbur. Burada evimiz olsaydı dururduk, en kötü kiraya vermiş olurduk. Verdikleri 200 bin TL ile belki de 12-13 ay ancak kira ödeyebilirsin. O da iyi kötü bir daire yani” diye konuştu.
Yaşadıkları mağduriyete pankartla dikkat çekmek istediklerini söyleyen Kabil, “Pankart benim uzun zamandır aklımdaydı aslında da şimdiye nasip etti. Bence işe yarayacağını düşünüyorum. Görenler oldu, tepki çekti. Şimdi bayağı bir tepki çekmeye başladı. Sonuçta ben hakkımı arıyorum, sadaka istemiyorum. Evimin değerini verin ya da ev karşılığı ev verin istiyorum” şeklinde konuştu.

Bizi sosyal medyadan takip edin
blank
Avatarı
İlyas Erbay tarafından
29 Ocak, 2026 14:03 tarihinde yayınlandı
Okuma Süresi: 2dk
Yorum: 0

TÜRKİYE’NİN AFRİKA AÇILIMINDA KARABÜK ÜNİVERSİTESİNİN ÖZEL MİSYONU

Afrikanın uranyum, altın, elmas, petrol, demir, kömür, doğalgaz, fosfat gibi değerli madenleri tüm emperyal güçlerin ilgisini çekiyor. Sahadaki aktörler; ABD, Çin, Rusya, İngiltere, Fransa gibi ülkeler.

Türkiye'nin Afrikadaki konumu ise çok daha farklı!
Türkiye kendi tarihi tecrübesini, siyasal ve kültürel birikimini, sahip olduğu olanak ve kaynakları karşılıklı güven ve yarar temelinde bu ülkelerle paylaşıyor.
Ülkemize olan güven bu nedenle hergeçen gün daha da artıyor. Afrikalı liderlerin sık sık ülkemizi ziyaret ettiklerine tanık oluyoruz.

Geçtiğimiz Salı günü Nijerya Cumhurbaşkanı Bola Ahmed Tinubu ülkemize resmi bir ziyaret gerçekleştirdi. İki ülke arasında tam 9 anlaşma imzalandı. Tinubu ülkemize duyduğu güveni ve minnet duygularını sık sık samimiyetle ifade etti. Batının sömürüsü ve zulmü altında ezilen bu mazlum devletler için en güvendikleri ülke Türkiye

Dünyanın en zengin yeraltı kaynaklarına sahip Afrika ülkeleri bu madenleri kendileri işleyemiyor. Zaten sömürü de burada başlıyor.
Zengin yeraltı kaynaklarına sahip Afrika 19. yüzyılın sonlarında, Fransa, İngiltere, Hollanda gibi Avrupa. ülkeleri tarafından sömürülmeye başladı.

Fransa, her yıl Afrika’dan yaklaşık 500 milyar dolar temin ettiği bu sömürge sistemi olmadan ayakta durmaya henüz hazır değil. Afrika'daki bu değişim en çok Fransayı rahatsız ediyor.
Nihayet, Afrikalı liderler, sömürgeci ülkelere isyan bayrağını açtı.
"Elinizi gırtlağımızdan çekin! Yeter artık" demeye başladılar.
Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, Kongo ziyaretinde, Devlet Başkanı Felix Tshisekedi tarafından azarlanmıştı.

Afrikanın yetişmiş, eğitimli insan gücü yok. Bunu gören ve iyi değerlendiren Türkiye işte bu yüzden üniversitelerinin kapılarını Afrikalı öğrencilere sonuna kadar açtı.
Sanayi şehri Karabük'te 2007 yılında kurulan Karabük Üniversitesinde (KBÜ) bugün 52 bin öğrenci eğitim görüyor. Üniversitedeki 12 bin yabancı öğrencinin yarısı Afrikadan. 19 yılda onbinlerce Afrikalı öğrenci mezun olup ülkelerine döndü. Sayı her geçen yıl artıyor. Bu öğrencilerin en çok ilgi duydukları alan mühendislik.
Yeri gelmişken KBÜ Kurucu Rektörü Prof.Dr. Burhanettin Uysal'ı rahmetle anıyorum. Ruhu şâd olsun. Emekleri unutulmaz. Burhanettin hocayı bugünlerde çok arıyoruz! Tüm Karabüklülerin ve bölge halkının sevgisini kazanmış, gönüllerde taht kurmuş değerli bir bilim insanı idi. Önemli ve kıymetli olan da budur. Zordur bazı makamların hakkını vermek!

Karabük Üniversitesi başta olmak üzere, ülkemizdeki tüm üniversitelerden mezun olan Afrikalı genç mühendislere ülkelerine döndüklerinde çok iş düşecek.
Afrika Açılımı politikamızda Karabük Üniversitesinin rolü çok büyük. 2023 yılında bu konuya dikkat çeken bir makale yazmıştım. Bugün geldiğimiz noktada bu politikamızın ne kadar isabetli ve başarılı olduğunu görmek beni mutlu ediyor.
Anadili gibi, mükemmel derecede Türkçe konuşan bu gençler ülkelerine döndüklerinde devlette çok önemli görevlere geliyorlar. Bakan olanlar bile var. Üniversiteyi Türkiye’de okuyan Somali Adalet Bakanı son kabine değişikliği ile Savunma Bakanı olmuştu.

Kıta ülkeleriyle ilişkilerimiz son yıllarda büyük ivme kazandı. Afrika açılımı ile Türkiye'nin kıtayla ticaret hacmini 50 milyar doların üzerine çıktı. Türk Hava Yolları, Afrikada 40 in üzerinde ülkeye uçuyor. Kara kıtanın bu mazlum insanlarını dünya ile buluşturuyoruz. Her geçen, gün kültür ve dostluk bağlarımız daha da kuvvetleniyor.

Ülkemizde eğitim gören Afrikalı öğrenci sayısı hızla artıyor. Afrika açılımının bana göre en önemli ayağı budur. En genç üniversitelerimizden olan Karabük Üniversitesi bu konuda başı çekiyor. Zaman zaman karşılaştığım bu sıcak kanlı gençlerle sohbet ediyorum. Ülkemize duydukları güven ve minnet gözlerinden okunuyor. Ülkemizde eğitim gören her Afrikalı ögrenci bizim kıtadaki gönüllü kültür elçilerimiz.

Türkiye Afrika'daki sömürü düzenine çomak sokmuştur. Ülkemizin Afrika açılımı politikası meyvelerini vermeye başladı diyebiliriz. Bu derin politika, kesinlikle stratejik bir başarıdır, kararlılıkla sürdürülmelidir.

İlyas Erbay

Yorum Yaz

Gönderdiğiniz yorum moderasyon ekibi tarafından incelendikten sonra yayınlanacaktır.