blank
Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
02 Haziran, 2024 16:07 tarihinde yayınlandı
Okuma Süresi: 3dk
Yorum: 0

Rize Valisi Baydaş: “Burada niyetlenen şey Ayder’i geleceğe taşımak”

Rize Valisi İhsan Selim Baydaş, Ayder Yaylası ile ilgili olarak, “Burada niyetlenen şey Ayder’i geleceğe taşımak” dedi.
Rize’nin Çamlıhemşin ilçesinde bin 350 rakımdaki dünyaca ünlü turizm merkezi Ayder Yaylası’nda kentsel dönüşüm çalışmalarında sona gelindi. Bin 600 araçlık olan çevreci otoparkından yörenin mimarisine uygun inşa edilen yapılara kadar yaylanın görünümü değişirken, yaylanın betonlaşmış eski görüntüsünden bir eser kalmadı. Aynı zamanda bölgede sayıları giderek artan bungalovlar yer alıyor. Ardeşen ilçesi Fırtına Vadisi sınırları içerisinde bulunan bungalovların bazılarının turizm belgesi olmaması veya kaçak olarak yapılmasının tespit edilmesi üzerine yıkımları gerçekleştiriliyor. Rize Valisi İhsan Selim Baydaş, Ayder Yaylası’nda turizmciler ile birlikte Rize’nin turizmin geliştirilmesi için yapılacak çalışmalarla ilgili bir toplantı gerçekleştirildi.

“Burada niyetlenen şey Ayder’i geleceğe taşımak”
Ayder Yaylası’nın güzelliğini geleceğe taşımayı hedeflediklerini belirten Rize Valisi İhsan Selim Baydaş, “Burada niyetlenen şey Ayder’i geleceğe taşımak. Biz nasıl bir güzellikle bulduysak, önümüzdeki yıllarda, önümüzdeki yüzyıllarda da gelecek nesillerin, bu güzelliği layıkıyla bulabilmesini sağlamak. Burada bir çalışma yapılıyor ve korumaya azami önem gösteriyoruz. Bu yolda da ilerliyoruz. Bizim de bugünkü toplantımız bu istişarelerle bu işi zenginleştirmek. Otoparkı bitirdik ama yol inşaatına henüz yeni başladık. Yolla ilgili süreç devam edecek. Oteller kısmını bitirdik. Mevcut var olan dönüştürmemiz gerekenlerin yıkımını yaptık. O süreç işleyecek. Yol kenarındaki tesislerle ilgili süreç işleyecek. Dolayısıyla imkan elverdiği ölçüde istiyoruz ki bir an önce tamamlasın ama her gün önümüze yeni bir çıkacak. Biz o yeni meselenin üzerine başka çözümler üreteceğiz. İstişareyle gideceğiz. Turizme odaklanmış bir şehiriz ve o odağımızın da merkezlerinden bir tanesi Ayder Yaylamız. Dolayısıyla burada hem turizm faaliyetini sağlıklı bir biçimde sürdürmek istiyoruz. Hem de burayı gelecek nesillere, gelecek yüzyıllara sıkıntısız bir şekilde taşımak istiyoruz" şeklinde konuştu.

"Kırmızı çizgi olarak Fırtına Deresi’ni belirledik"
Fırtına Deresi içerisinde yer alan bungalovların kaldırılması için çalıştıklarını ifade eden Vali Baydaş, “Bungalovlarla ilgili bir defa ilk tespit ettiğimiz 50 noktada dere yatağı içerisinde olanların kaldırılmasıyla ilgili çalışmaları neticelendirdik. Bungalovlarla ilgili süreci başlattık. Haftalar süren, aylar süren bir hazırlık çalışması yapıyoruz. Orada evvela kırmızı çizgi olarak Fırtına Deresi’ni belirledik. Fırtına Deresi’nin içerisinde olanların, kaldırılma ilgili süreci kaymakam arkadaşlarımız başlattılar. Burada yıkımlar gerçekleştireceğiz. Vatandaşımızın yıkımların kendisinin de yapacağını, o sınırlara riayet edeceğini görüyoruz. Çünkü yapıcı yaklaşıyoruz. Diyoruz ki bir burada ruhsatlandırmamız lazım. İki mutlak surette bildirime ve vergilendirmeye tabi olması lazım. 3 turizm işletme belgesine veya ruhsata sahip olması lazım. Bu süreci biz kolaylaştırıcı olacağız. Buna uygun olmayan yapıların da evvela yapının sahipleri tarafından kaldırılmasını isteyeceğiz” dedi.

“Bizim alternatif turizm konaklama alanlarına ihtiyacımız var”
Alternatif turizm konaklama alanlarının da Rize’ye ihtiyacının olduğuna vurgu yapan Vali Baydaş, “Turizme odaklanmış bir şehiriz. Konaklama yerlerine ihtiyacımız var ama bunu ruhsatlı yapılarla sağlamamız lazım. Bunu vergilendirilmiş yapılarla sağlamamız lazım. Denetime tabii yapılarla sağlamamız lazım ve en önemlisi çevreye kötü manada etkisi olmayan, çevresel etkileri sıfırlanmış yapılarla yapmamız lazım. Atığını dereye atacak, vergi ödemeyecek, imara uygun olmayacak, turizm belgesi olmayacak, biz bu böyle yapıları yapıp da tahammül edemeyiz. Bunu karşılıklı anlayışla, karşılıklı müzakereyle hal yoluna koymanın taraftarıyız ve bu yola girdik. Tebliğlerde bulunuyoruz vatandaşımız da bu manada yapıcı yaklaşıyor. Israrla ben hep aynı şeyi söylüyorum. Bizim alternatif turizm konaklama alanlarına ihtiyacımız var. Ama vergilendirilmiş, ruhsatlandırılmış, turizm belgeli ve resmi olacak. Bu alanda ilerleyecek turizm faaliyeti ve biz bu alanda yapıcı olacağız. Vatandaşımızın bu manada ruhsat alması için vatandaşlarımızın bu manada vergi yapısına, kültür turizm yapısının içerisine girmesi için biz bütün bürokrasi olarak elimizden gelen gayreti göstereceğiz ve vatandaşımızdan da bu yanda yanımızda olduğunu görüyoruz. Yanımızda olmaya devam edecek. Biz de onlara destek vermeye devam edeceğiz ki şehrimizin turizmi bu manada sağlıklı bir biçimde gelişsin” ifadelerini kullandı.

Bizi sosyal medyadan takip edin
blank
Avatarı
Fevzi Aydın tarafından
24 Şubat, 2026 13:15 tarihinde yayınlandı
Okuma Süresi: 2dk
Yorum: 0

SANAYİ GÜVENLİ ALANLARA …

DÜŞÜNCE VE GÖRÜŞ

Fevzi Aydın 

Ulusal sanayi alanları Master Planı çerçevesinde, Anadolu da yeni sanayi havzaları, Türkiye’de sanayi alanları yeniden belirleniyor…

Marmara Bölgesinde muhtemel bir afetin Türkiye’nin üretim ve lojistik kapasitesine zarar vermemesi için sanayi yatırımlarının düşük deprem riski taşıyan bölgelere yönlendirilmesine ilişkin çalışmalara hız verildi.

Sanayi ve Teknoloji Bakanlığının hazırladığı Ulusal Sanayi Alanları Master planı ile afet riski yüksek bölgelerde yoğunlaşan sanayinin dengeli şekilde yayılması planlanıyor…

İzmir, Balıkesir, Manisa, Muğla, Aydın, Denizli, Isparta, Uşak, Bursa, Bilecik Yalova, Sakarya, Düzce, Kocaeli, Kırşehir, Bolu, Karabük, Hatay, Bartın, Çankırı, Tokat, Amasya, Çanakkale, Erzincan, Tunceli, Bingöl ve Muş, Hakkâri, Osmaniye, Kırıkkale ve Siirt, Türkiye'nin en riskli illeri olarak açıklanmakta…

Sanayi yatırımlarında, Anadolu’ya sağlanan istihdam ve vergisel teşviklerle birlikte, Türkiye’nin doğu-batı orta noktasından itibaren yayılması planlanan, güvenli sanayi bölgeleri, Karadeniz’de Samsun, Kastamonu ile denize ulaşırken, Akdeniz’de ise Mersin ile denize ulaşacak…

Cumhuriyetin kurulmasıyla birlikte, sanayi lokomotifini çeken Karabük, Güvenli Gelecek Anadolu’da yeni Sanayi Havzaları projesi dışında kalmış görünüyor…

Süreç geliştikçe, bazı iller bölgeden çıkarken, bazı iller de Anadolu’da Yeni Sanayi Havzaları projesine dahil edilebilir…

Diğer taraftan yerel kalkınma hamlesi ile illere ve ilçelere bölgesel yatırım projeleri sunulmakta…

Yerel kalkınma hamlesi ile de illerin mevcut yatırım özelliklerine göre hazırlanan projeler desteklenerek, sanayinin yerelde güçlenmesi ve geliştirilmesi hedeflenmekte…

Bakanlığın hazırladığı, Ulusal Sanayi Alanları Master Planı ile Güvenli gelecek Anadolu da yeni Sanayi Havzaları projesi ile Yerel Kalkınma Hamlesi gibi projeleri ortak noktada toplamak zor…

Ulusal Sanayi Alanları Master planı ile Güvenli Gelecek Anadolu’da yeni Sanayi Havzaları projesinin uygulama alanı, muhtemel afetlerde, ülkenin üretim ve lojistik kapasitesinin zarar görmemesi hedeflenmekte…

Türkiye sanayisinin bel kemiğini oluşturan enerji yatırımları ile sanayinde lokomotifi olacak Filyos Limanı, bölgenin stratejik yatırım alanları dışında bırakılması düşünülemez…

Türkiye’de sanayinin okulu ve adı olan Karabük ve bölgesi de bu projeler kapsamı dışına çıkarılıyorsa, Karabük siyaseti şapkasını önüne koyup düşünmeli…

İllerin, bölgelerin ve ülkenin geleceğine yönelik bu proje ve yatırımların etkisi yıllar sonra, hissedilecek ve görülecek…

Karabük siyaseti, geleceği bugünden hissedip göremezse, Cumhuriyetin sanayi kenti geleceği için, tehlike çanları çalıyor demektir…

Düşünce ve görüşlerin ışık olması dileğiyle…

Yorum Yaz

Gönderdiğiniz yorum moderasyon ekibi tarafından incelendikten sonra yayınlanacaktır.