Karabük Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Fatih Kırışık, üniversite-toplum etkileşimini pekiştirmeye yönelik temasları çerçevesinde Ordu ve Giresun’dabir dizi kurumsal ziyarette bulundu.
KBÜ Rektörü Prof. Dr. Fatih Kırışık, Ordu ve Giresun’da kamu ve eğitim kurumlarıyla iş birliği imkânlarını değerlendirdi.
Gerçekleştirilen görüşmelerde üniversitelerin yerel kalkınmadaki rolü, gençlerin akademik ve sosyal gelişimini destekleyecek ortak çalışmalar ile bilim temelli etkinliklere dair fikir alışverişinde bulunuldu.
Rektör Prof. Dr. Fatih Kırışık, ilk olarak Ordu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Orhan Baş’ı makamında ziyaret etti.
Görüşmede daha önce Ordu Üniversitesi ile gerçekleştirilen Sosyalfest kurumsal paydaşlık süreci çerçevesinde atılan adımlar değerlendirildi.
Bölgesel kalkınmaya katkı sağlayacak akademik ve bilimsel iş birliklerinin sürdürülmesi, gençlerin sosyal bilimler alanında üretimlerinin desteklenmesi ve ortak projeler geliştirilmesine yönelik fikir alışverişinde bulunuldu.
Rektör Baş, ziyaretten duyduğu memnuniyeti dile getirerek Rektör Kırışık’a teşekkürlerini iletti.
Rektör Prof. Dr. Fatih Kırışık, Ordu’daki temaslarının ardından Giresun’a geçerek burada Vali Mehmet Fatih Serdengeçti’yi makamında ziyaret etti.
Görüşmede, yükseköğretim kurumlarının bölgesel gelişim odaklı projelerde aktif rol almasının önemine dikkat çekildi. Karabük Üniversitesinin araştırma imkanları, kamu kurumlarına yönelik geliştirilen çalışmalar ve sosyal bilimler alanındaki uygulamalı projelergörüşmede ele alındı.
Giresun İl Millî Eğitim Müdürü Özgür Tokgöz ile yapılan görüşmede iseüniversite ile ortaöğretim kurumları arasında kurulabilecek eğitim iş birlikleri değerlendirildi.
Ayrıca Rektör Kırışık, İl Millî Eğitim Müdürü Tokgöz’den Karabük Üniversitesi öncülüğünde 3-4 Ekim tarihlerinde Ankara’da düzenlenecek Sosyalfest 2025’e proje desteği sağlamalarını da istedi.


Rektörü Kırışık’tan Ordu Ve Giresun’da Kurumsal Ziyaretler
BARÜ’de Filistin’in dünü, bugünü ve yarını anlatıldı
Bartın Üniversitesinde (BARÜ) Filistin’in geçmişten günümüze tarihi süreci anlatılırken bölgede yaşanan insanlık dramına dikkat çekildi.
Bartın Üniversitesi (BARÜ) Filistin’de yaşanan insanlık dramına dikkat çekmek ve toplumsal farkındalığı artırmak hedefiyle çalışmalarını sürdürüyor. Bu doğrultuda Kariyer Planlama Uygulama ve Araştırma Merkezi tarafından “Ölümcül ve Ölümsüz Kimliklerin Coğrafyası: Filistin’in Dünü, Bugünü ve Yarını” başlıklı bir program düzenlendi. Filistin meselesinin farklı boyutlarıyla ele alındığı etkinlikte konuşmacı olarak İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Tarih Bölümünden Prof. Dr. Hasan Hüseyin Güneş yer aldı.
Rektör Akkaya, boykota devam edilmesinin önemini vurguladı
Programın açılışında konuşan BARÜ Rektörü Prof. Dr. Ahmet Akkaya, “Bugün burada ölümcül ve ölümsüz kimliklerin coğrafyasını konuşacağız. Aklımıza burada şair Mehmet Akif İnan geliyor. ‘Mescid-i Aksayı gördüm düşümde. Bir çocuk gibiydi ve ağlıyordu.’ Bu dizelerde ifade edilen Mescid-i Aksa’da 2,5 yıldır insanlığa sığmayan bir zulüm yaşatılıyor. Bu noktada bizler ne kadar somut adım atarsak o kadar kıymetlidir. Lütfen, her daim boykota devam edelim. Çocuklar öldü, kadınlar öldü, aileler dağıldı. Yaşanan acılarını unutmayalım, boykotu uygulayalım.” ifadelerini kullandı.
Filistin meselesini toplumsal hafıza, insan onuru, hukuk ve vicdan çerçevesinde değerlendiren Prof. Dr. Hasan Hüseyin Güneş, Filistin’de bir halkın kendi vatanında nasıl görünmez kılınmaya çalışıldığını ve buna rağmen kimliğini, hafızasını ve yaşama iradesini nasıl koruduğunu anlattı.
“Filistin’de kimlik, hafıza ve insanlık mücadelesi yaşanıyor”
Konuşmasında “ölümcül kimlik” ve “ölümsüz kimlik” kavramlarını değerlendiren Prof. Dr. Güneş, “Ölümcül kimlik, bir halkı insan olarak değil; tehdit, güvenlik sorunu ya da ortadan kaldırılması gereken bir engel olarak görmeye dayanıyor. Buna karşılık ölümsüz kimlik ise yıkılan evlere rağmen saklanan anahtarlarda, boşaltılan köylere rağmen yaşatılan hatıralarda, kaybedilen çocukların isimlerinde ve bir halkın sesini dünyaya duyurma kararlılığında varlığını sürdürüyor.” dedi.
Programda Gazze’de yaşanan insani dram detaylarıyla anlatıldı. Bombardımanlar, zorunlu göç, açlık, susuzluk, yıkılan hastaneler, okullar, ibadethaneler ve evlerin yalnızca savaşın bir sonucu olarak görülemeyeceği ifade edildi. Bir okulun yıkılmasının çocukların geleceğini, bir hastanenin vurulmasının yaralıların yaşama hakkını, bir evin yok edilmesinin ise aile hafızasını ve güven duygusunu ortadan kaldırdığı da vurgulandı.
İlgiyle takip edilen program, Filistin meselesinin insanlığın adalet, hukuk ve vicdan sınavı olduğuna dikkat çekilmesi ve bu konuda farkındalığı artırmaya yönelik çalışmaların sürdürülmesi gerektiği mesajıyla sona erdi.

