Karabük Üniversitesinin kuruluşunun sekizinci yılı nedeniyle Rektör Prof. DR. Refik Polat bir kutlama mesajı yayınladı.
Polat mesajında; “Bugün Karabük Üniversitesi’nin kuruluşunun 8. yılı Üniversitemiz bu 8 yıllık süreçte büyük bir gelişme göstererek birçok başarıya imza atmış, Türkiye’nin parlayan yıldızı konumuna gelmiştir.
29 Mayıs 2007 yılında kurulan, sürekli gelişen ve değişen, çağın gereksinimlerine uygun şekilde kendisini yenileyen Karabük Üniversitesi bugün 14 Fakülte, 4 Enstitü, 5 Yüksekokul, 7 Meslek Yüksekokulu, 42.415 öğrencisi, 1000’e yakın Akademik ve 430 İdari Personel ile Ülkemizin ilklerini gerçekleştirmiştir.
2007-2015 yılları arasında hatırı sayılır bir gelişme gösteren Üniversitemiz, Türkiye’nin en çok tercih edilen üniversiteleri arasına girmiştir. Bundan sonraki dönemde Karabük Üniversitesi kendine has özellikleriyle ön plana çıkan bir üniversite haline gelecektir. Bu 8 yıllık başarının üstüne, ülkemize yön verecek gençlerimizi bilimin ışığında geleceğe hazırlayarak Türkiye’nin en büyük ihtiyacı olan kendi alanında donanımlı bireyler yetiştirmek en büyük amacımız olacak, gelecek dönemde de Karabük Üniversitesi 45-50 bin öğrencisi ile büyüklük olarak Türkiye’nin ilk 20 üniversitesi arasına girecektir.
“Hiçbirimizin hepimiz kadar iyi olamayacağı” görüşümüz ile Karabük Halkının üniversitemize sahip çıkması, büyüyüp gelişmesine olan katkısı, fedakârlığı da unutulmayacak ve bu birliktelik inanıyorum ki 8. yılında olduğu gibi yıllar boyu devam edecektir.
Biz Karabük Üniversitesi yöneticileri ve üniversitemiz mensupları olarak bu büyük sorumluluğu, üniversitemizin kalitesini her alanda daha üst seviyeye çıkartarak çalışmalarımıza yoğun bir şekilde devam edeceğiz.
Karabük Halkı ile bütünleşen, bilimin önderliğinde yapmış olduğu çalışmalar ülkemizin gelişmesine büyük katkı sağlayan üniversitemizin 8. yılını en içten dileklerimle kutluyor, Üniversitemizin bugünlere gelmesinde büyük katkıları olan Kurucu Rektörümüz Prof. Dr. Burhanettin Uysal’a, Dekanlarımıza, Müdürlerimize, İdarecilerimize, Akademik, İdari ve diğer personellerimize, Kamu Kurum ve Kuruluşu Temsilcilerine, Sivil Toplum Kuruluşlarına, Değerli Hemşehrilerime, Sanayicilerimize, Üniversitenin gelişmesi ve kalkınması için desteklerini esirgemeyen herkese sevgi ve saygılarımı sunuyorum” dedi.


Rektör Polat, KBÜ’nin 8. Kuruluş Yılını Kutladı
İDDİA EDİYORUM, TOPLAYIN BİR SALONDA, ÖNLERİNE KAĞIT KALEM KOYUN…
Ön seçim demokrasinin gereği iken, CHP ısrarla ve yıllarca, Millet Vekili ve Belediye Başkanı adaylarını Genel Merkezde (PM de) belirledi. Çoğunlukla da genel başkan bu isimlere, biraz da etki altında kalarak tek başına karar verdi.
Halkın tepkisine rağmen, CHP seçmeninde karşılığı olmayan isimler aday gösterildi.
2015 yılına kadar bazı illerde kısmen de olsa bir ön seçim yapılıyordu. 2015 tarihinden itibaren ön seçimi tamamen kaldıran Kılıçdaroğludur. Millet vekili ve belediye başkanlarını atama usulü ile aday gösteren ve seçtiren de bu zat’ı muhteremdir. O dönemlerde attığı tohumların buğün meyvesini verdiğini görmekten kimbilir nasıl da mutludur şimdi.
Mersin’de 5. Sıradan CHP den milletvekili olan, sonra AKP ye geçen tipi hatırlayın. TV lerde günlerce ben yörüğüm, şöyle yiğidim böyle yiğidim diye ortalığı inletiyordu. Bu yiğidi(!) , Topuklayan Efe Özlem Çerçioğlunu, Burcu Köksalı ve CHP ye ihanet eden daha bir çok ismi vekil yapan, belediye başkanı seçtiren Kılıçdaroğludur. Gerçek Kemalistleri, CHP nin öz evlatlarını partiden ihraç eden de bu beyefendidir.
31 Mart 2024 yerel seçimlerinden bu yana biri büyükşehir, biri il, 12’si ilçe, ikisi belde olmak üzere CHP’li 16 belediye başkanı AKP’ye geçti.
Yıllarca, belediye başkanı ve milletvekili adayları parti genel merkezinde değil, bölgelerinde ön seçimle belirlersin diye yırtındık. Önseçimler sadece delegelerin değil o ildeki bütün parti üyelerinin katılımıyla yapılmalıdır. CHP önseçim yapmadan bu tür atamalar yaparsa daha böyle çok ihanet yaşar.
CHP yönetimi yaşananlardan ders çıkartarak, gerekli tüzük değişikliğini ilk kurultayda yapmak zorunda.
Sırf partiye bağış yaptığı için ne idüğü belirsiz isimlerin garanti yerlerden aday gösterilmesi yanlışından da dönülmeli.
Bu uygulama CHP de yeni değil.
Önder Sav’ın partide hakim olduğu yıllarda da vardı.
Değerli dostum, yarım asırlık CHP li, emekli askeri hakim Mustafa Necati Nalıncı ne güzel hatırlatmış; “Genel seçimlerde ECEVİT liderliğindeki CHP’nin birinci parti olduğu iki seçim 1973 ve 1977 genel seçimleridir. Bunların ilkinde CHP, yüzde 33.3 oy ve 185 vekil, ikincisinde ise yüzde 41.4 oy ve 213 vekil çıkarmasına rağmen tek başına iktidar olamamış ve ikincisi AP’ den istifa eden 13 vekile bakanlık verilmesiyle oluşan kısa süreli iki kez koalisyon hükümeti kurmuştur.
1973 ve 1977 seçimlerinde CHP’den seçilen 398 vekil önseçimden gelmişti. Bunlardan biri bile maddi onca teklife rağmen başka bir partiye geçmedi. Oysa bu süreçte AP’den seçilen başta Hilmi İŞGÜZAR, Mete TAN ve Tuncay MATARACI olmak üzere 14-15 vekil partilerinden istifa etmişler ve bakan olup ECEVİT hükümetine destek vermişlerdi.
Önseçimden gelen bir vekilin parti değiştirmesi çok zordur. İstese de kolay kolay bunu yapamaz. Ona oy veren binlerce delegeden çekinir. Bunların oyuyla vekil olan biri partisinden ayrılıp hele tam karşıt bir partiye geçerse sokakta bile yürüyemez. Adamın yüzüne tükürürler. Dünyayı ona zindan ederler. Yani böyle seçilen birinin hem aidiyet duygusu çok yüksektır, hem de hesap vermek zorunda olduğu binlerce kişinin manevi baskısı vardır.
Ayrıca, ön seçim demokrasinin gereğidir.” diyor.
Bundan sonraki mahalli ve genel seçimlerde adaylar şimdiki gibi belirlenecekse, daha böyle çok ihanetler yaşanır. Özellikle kararsız seçmenin CHP’ ye güven konusunda ciddi tereddütleri olur. Bu şekilde de iktidar olunamaz. 31 Mart 2024 seçimlerinde alınan yüzde 37.7 oy şu an 30′ lar seviyesine bu yüzden inmiştir.
Siyaset mühendisliktir. Her detay ince ince hesaplanmak zorundadır. Siyasette hataya yer yoktur.
CHP’nin kurucu değerleri, Mustafa Kemal Atatürk tarafından belirlenen ve Altı Ok (Altı İlke) olarak ifade edilen Kemalizm ideolojisinin temel sütunlarına dayanır. Bu değerler; cumhuriyetçilik, milliyetçilik, halkçılık, devletçilik, laiklik ve inkılapçılık (reformizm) olarak sıralanır.
Bu değerler, Milli Mücadele’den Cumhuriyet’e uzanan tarihsel mirasın ve çağdaşlaşma vizyonunun temel yapı taşları olarak kabul edilir.
İDDİA EDİYORUM !
CHP nin Milletvekillerini, Belediye Başkanlarını, hatta parti yönetimindekileri toplayın bir salonda. Girişte cep telefonlarını alın ellerinden. Önlerine kağıt kalem koyun. CHP nin kuruluş değerleri olan bu 6 ilkeyi yazmalarını isteyin.
Yarıdan çoğu doğru düzgün yazamaz.
CHP ülkenin kurucu partisidir tam 103 yıl önce Atatürk ve arkadaşları tarafından “Halk Fırkası” ismiyle kurulmuş, 1935 yılında “Cumhuriyet Halk Partisi” ismini almıştır.
1927 Kongresinde Cumhuriyetçilik, Halkçılık, Laiklik ve Milliyetçilik ilkeleri kabul edildi.
1931 Kongresinde Devletçilik ve İnkılapçılık ilkelerinin eklenmesiyle ilkeler “altı ilke” halini aldı.
5 Şubat 1937 tarihinde yapılan değişiklikle bu 6 ilke resmî olarak Anayasa’ya girdi.
Partinin yol haritası, kılavuzu bu temel ilkelerde belirlenmiştir. CHP kurucu değerlerine sıkı sıkı sarılmak zorundadır, Kuvai milliye ruhunun partide tekrar hakim kılınması zorunludur. Bu partide bu ruhu taşımayan insanlara yer yoktur.
Benden söylemesi, menfaat arsızları temizlenmeden, parti özüne dönmeden iktidar mümkün değil!
İlyas Erbay


