Rektör Polat 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramını kutladı - Karabük Haber Postası
Karabük Postası Avatarı
Karabük Postası tarafından
22 Nisan, 2019 13:17 tarihinde yayınlandı
0
0

Rektör Polat 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramını kutladı

Karabük Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Refik Polat, “23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı” dolayısıyla bir mesaj yayımladı.

Rektör Polat mesajında şu ifadelere yer verdi:23 Nisan 1920’de Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin açılmasıyla yönetimde söz sahibi olan milletimiz, tam bağımsızlık noktasındaki kararını tüm dünyaya ilan etmiştir. “Hâkimiyet kayıtsız şartsız milletindir” şiarıyla kurulan Meclisimiz, bağımsızlığımızın ve egemenliğimizin güvencesi olmuştur.

23 Nisan’ın geleceğimizin söz sahibi çocuklarımıza bayram olarak armağan edilmesi ve çocuklarımızın aynı bağımsızlık şuuru ile yetiştirilmesi, ülkemizin geleceğine verilen önemin gösterilmesi açısından çok önemlidir. Çocuklarımız da geçmişten aldığı bu güç, azim ve kararlılıkla ülkemizin en önemli dayanağı olacaktır.

Bu duygu ve düşüncelerle Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin 99. kuruluş yıl dönümü ile 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’nı kutluyor, Gazi M. Kemal Atatürk başta olmak üzere tüm şehit ve gazilerimizi saygıyla yâd ediyorum.”

Bizi sosyal medyadan takip edin
prof dr hatice kumcagizdan sosyal medya uyarisi sosyal medya bicak gibidir wk7lVYQt
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
01 Nisan, 2026 04:22 tarihinde yayınlandı
0
0

Prof. Dr. Hatice Kumcağız’dan sosyal medya uyarısı: “Sosyal medya bıçak gibidir”

Ondokuz Mayıs Üniversitesi (OMÜ) Eğitim Fakültesi Eğitim Bilimleri Bölümü Rehberlik ve Psikolojik Danışmanlık Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Hatice Kumcağız, sosyal medyanın evliliğe etkisi hakkında çarpıcı açıklamalarda bulundu.

Prof. Dr. Hatice Kumcağız, sosyal medyanın çiftler arasında kıskançlık oluşturduğunu, bu nedenle evliliklerin zedelendiğini vurguladı. Kumcağız, boşanmalarda sosyal medyanın da bir nebze etkisi olduğunu ancak sosyal medyanın çiftler arasında iletişim sağladığını da söyledi.

“Evliliklerin yıpranmasına neden oluyor”

Sosyal medyadaki pırıltılı yaşamın çiftlerin evliliklerinin yıpranmasına neden olduğunu belirten Prof. Dr. Hatice Kumcağız, “Araştırmalar, Türkiye’de bireylerin 3 ila 5 saatini sosyal medyada geçirdiklerini göstermektedir. Bu durumda çiftler aynı evde, aynı odada, aynı koltukta oturdukları halde uzun süre birlikte olmalarına rağmen fiziksel olarak birlikte, ancak ruhsal olarak birlikte değillerdir. Bu da ilişkilerin zamanla kopmasına vesile olmaktadır. Evlilik birliğinin zedelenmesine, evlilikteki eşlerin birbirlerinden uzaklaşmasına neden oluyor. Sosyal medyadaki o pırıltılı yaşamı zamanla kendi evlilikleriyle kıyaslamaktalar ve gerçekte kendi evliliklerinde böyle bir durum olmadığını gördüklerinde bu, zamanla ilişkilerin yıpranmasına neden olmaktadır” diye konuştu.

“Sosyal medya kıskançlık duygusu oluşturuyor”

Sosyal medyanın eşlerin birbirini kıyaslamasına neden olduğunu vurgulayan Kumcağız, “Eşler arasında sosyal medyada paylaşılan içerikler zamanla kıskançlık duygularının yaşanmasına neden oluyor. Burada başkalarından gelen beğeniler, hikayelerde bırakılan notlar, başkalarının yorumları vesaire, eşlerin birbirine karşı olumsuz düşünceler içerisinde olmalarına yol açıyor. Çünkü eşlerin birbirleriyle kıyaslama yapmaları, ister istemez zamanla evlilik birliğinin çatırdamasına ve sonlanmasına doğru giden bir sürece çiftleri götürebilir” ifadelerini kullandı.

“Sosyal medyanın evlilikleri bitirme noktasında etkileri var”

Prof. Dr. Hatice Kumcağız, “TÜİK verilerine göre 2025 yılında boşanma oranı binde 2,26 oranında artış gösterdi. Bu, son 25 yıl değerlendirildiğinde yüksek bir oran olarak karşımıza çıkmaktadır. Bu boşanmalarda tabii ki sosyal medyanın doğrudan etkisi yoktur ancak dolaylı olarak sosyal medyanın evlilikleri bitirme noktasında etkileri vardır” dedi.

“Sosyal medyanın iyi yanları da var”

Sosyal medyanın olumlu yanlarına da vurgu yapan Hatice Kumcağız, “Sosyal medya hep kötü ve olumsuz bir şey olarak ifade edilmemelidir, böyle bir algı oluşmasını istemem. Örneğin uzun süre birbirinden ayrı kalan ya da farklı şehirlerde çalışan çiftler, birbirlerine gönderdikleri mesajlar ve videolarla ‘seni düşünüyorum, seni önemsiyorum, seni seviyorum’ mesajını iletmektedirler. Bu da çiftler arasındaki iletişime önemli katkı sunmaktadır.” diye ifade etti.

“Sosyal medya bir bıçak gibidir”

Sosyal medyanın dikkatli kullanılması gerektiğini söyleyen Kumcağız, “Burada en temel kural, dijital dünya ile gerçek dünya arasında bir sınır çizmektir. Bunun için belirli zamanlarda sosyal medya detoksu yapılabilir. Aile üyelerinin bir arada olduğu zamanlarda, özellikle akşam yemeklerinde ve yatak odalarında sosyal medya kullanılmamalıdır. Kısacası şunu söylemek isterim: Sosyal medya bir bıçak gibidir; onunla bir ekmek de kesebilirsiniz, elinizi de kesebilirsiniz.” dedi.

Bizi sosyal medyadan takip edin