blank
Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
05 Temmuz, 2025 16:00 tarihinde yayınlandı
Okuma Süresi: 2dk
Yorum: 0

Rektör Özölçer’den Batı Karadeniz’in sağlık üssüne önemli bir yatırım daha

Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi ve Diş Hastanesi bölgenin artan sıhhat gereksinimlerini karşılamak, öğrencilere ve akademik takımın taleplerine daha süratli ve kaliteli hizmet sunmak emeliyle fiziki kapasitesini genişletiyor. 2014 yılından bu yana 8.145 m kapalı alana sahip binada hizmet verilen hastanede, artan sıhhat ve eğitim taleplerine daha faal formda karşılık verebilmek gayesiyle ek kat inşaatına başlandı.
Hastane, 8 klinik ve 129 ünit ile yıllık ortalama 145.000 hastaya ağız ve diş sıhhati hizmeti sunarken, tıpkı vakitte 8 Ana Bilim Kısmı ve 7 klinikte lisans ve uzmanlık seviyesinde diş hekimliği eğitimine de konut sahipliği yapıyor. Batı Karadeniz Bölgesi’nin (Zonguldak, Bartın, Karabük ve etraf iller) ağız ve diş sıhhati alanındaki değerli üçüncü basamak sıhhat kurumlarından biri olan Hastane hem hizmet hem de eğitim açısından bölge halkına büyük katkı sağlıyor.
Fiziksel kapasitenin çağın ihtiyaçlara uygun ve tam donanımlı güçlendirme gayeleri üzerine başlatılan yeni kat projesiyle birlikte; çağdaş tıbbi aygıtlarla donatılmış ek tedavi alanları oluşturulacak, tedavi ünitesi kapasitesinde %20 artış sağlanacak ve randevu mühletleri azaltılarak hasta memnuniyeti daha da artırılacak.
Yaz aylarında artan hasta yoğunluğu ve çalışma şartlarının iyileştirilme hedefiyle mevcut soğutma sistemlerinin güçlendirilmesi ve binadaki iklimlendirme altyapısının da modernize edilmesi hedefleniyor. Yeni teknolojiye sahip soğutma kümesi aygıtlarının devreye alınmasıyla hem tedavi alanlarında hem de çalışma ortamlarında daha sağlıklı ve konforlu bir ortam sağlanacak.
Konuya ait değerlendirmelerde bulunan Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. İsmail Hakkı Özölçer, Diş Hekimliği Fakültesi ve Diş Hastanesinin hem eğitim hem de sıhhat alanında bölgenin gereksinimlerine büyük katkı sunduğunu belirterek şu sözleri söyledi:
"Üniversitemiz bünyesindeki Diş Hekimliği Fakültemiz ve Hastanemiz, kuruluşundan bu yana hem nitelikli diş doktorları yetiştirme hem de topluma kaliteli sıhhat hizmeti sunma konusunda örnek bir yapıya sahiptir. Gerek artan hasta talebi gerekse öğrenci sayısındaki yükseliş, mevcut fiziki yapının kapasitesinin üzerinde bir hizmet üretmesini mecburî kılmıştır. Bu nedenle binamıza yapılacak kat ilavesiyle hizmet kalitemizi artırmayı, daha fazla hastaya ulaşmayı ve öğrencilerimizin daha nitelikli ortamlarda eğitim almasını sağlamayı hedefliyoruz. Ayrıyeten binada gerçekleştirdiğimiz iklimlendirme sistemi yenilemesiyle hasta ve çalışan konforunu da artırıyoruz. Yapılan bu iyileştirmeler, Üniversitemizin sıhhatte kalite vizyonunun bir yansımasıdır. Tüm bu çalışmalar hasta ve çalışan güvenliği ön planda tutularak planlanmış olup, Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi olarak sıhhat alanındaki hizmet kapasitemizi artırma ve bölgeye daha yüksek standartlarda sıhhat hizmeti sunma kararlılığımız devam etmektedir. Bu vesileyle Fakültemizin ve Hastanemizin yenilenme süreceğinde emeği geçen herkese teşekkür ediyor; yenilenen ünitemizin Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi ailesine ve tüm Zonguldak halkına iyi uğurlu olmasını temenni ediyorum."

Bizi sosyal medyadan takip edin
blank
Avatarı
Erman Başyiğit tarafından
24 Aralık, 2025 13:46 tarihinde yayınlandı
Okuma Süresi: 2dk
Yorum: 0

‎Asgari Ücret: Tokluk Mu, Açlık Mı?

‎Sevgili okurlar,

Dün akşam, milyonların gözü kulağı Ankara'daydı. Asgari Ücret Tespit Komisyonu'nun üçüncü toplantısı sonrası Bakan Vedat Işıkhan kameralar karşısına geçti ve 2026 yılı için net asgari ücreti 28 bin 75 lira olarak açıkladı. Yüzde 27 zam… Kulağa hoş geliyor değil mi? 2025'te 22 bin 104 lira olan ücret, bir anda 6 bin lira artmış. Alkışlar, tebrikler, "enflasyona ezdirmeme" sözleri…

‎Ama durun bir dakika. Bu alkışlar kimin için? Gerçek hayatta pazar filesini dolduramayan milyonlar için mi?
‎Türk-İş'in Kasım 2025 verilerine göre dört kişilik bir ailenin açlık sınırı 29 bin 828 liraydı. Aralık enflasyonuyla birlikte bu rakam rahatlıkla 30 bin lirayı aşmış durumda. Yani yeni asgari ücret, daha cebe girmeden açlık sınırının altında kalmış! Tarihte ilk kez, asgari ücret bir ailenin karnını doyurmaya yetmiyor. Bu nasıl bir "ezdirmeme" başarısı?

‎Düşünün: Bir asgari ücretli, sabah kahvaltısını ucu ucuna yapıyor, öğlen simit-ayranla geçiştiriyor, akşam eve dönerken "bugün et mi alsam, yoksa fatura mı ödesem" diye düşünüyor. Çocuklarının okul harçlığı, kışlık montu, ilaç parası… Hepsi hayal oluyor. Bu ücretle "insanca yaşam" mı mümkün? Hayır, bu ücretle sadece hayatta kalmaya çalışmak mümkün.

‎Hükümet "dengeli artış" diyor, işverenler "maliyetler artmasın" diye destekliyor. Peki ya işçinin dengesi? Milyonlarca emekçi, neden her yıl aynı kısır döngüde eziliyor? Enflasyon canavarı karşısında "yüzde 27 zam" bir teselli ikramiyesi mi sanılıyor? Oysa gerçek enflasyon, çarşıda pazarda hissedilen, çok daha yüksek.

‎Bu tablo utanç verici. Asgari ücret, "en düşük" ücret olmaktan çıkıp "çoğunluğun" ücreti haline geldi. Türkiye'de çalışanların yarısı buna mahkum. Ve şimdi, bu ücret açlık sınırının altında. Bu, sadece ekonomi politikası değil, insanlık meselesi.


Ey yetkililer! Bu ücretle bir ay geçirin bakalım. Market kasasında "bu kadar yeter mi" diye hesap yapın. Kirayı, faturayı, okul masrafını düşünün. Sonra çıkın açıklayın: "Enflasyona ezdirmedik."

‎Asgari ücretli emekçiler, siz bu ülkenin omurgasısınız. Fabrikalarda, inşaatlarda, hizmet sektöründe alın teriyle bu ülkeyi ayakta tutuyorsunuz. Hakkınız, açlık sınırında sürünmek değil. Hakkınız, insanca bir yaşam.
‎2026'ya girerken umarım bu ses duyulur. Yoksa o yüzde 27 zam, sadece kağıt üzerinde kalır; gerçek hayatta ise açlık büyür.

‎Kalın sağlıcakla, ama tok kalın!

Yorum Yaz

Gönderdiğiniz yorum moderasyon ekibi tarafından incelendikten sonra yayınlanacaktır.