Karabük Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Fatih Kırışık, üniversite bünyesinde yayımlanan bilimsel, akademik, kültürel ve sanatsal dergilerin editörleriyle bir araya gelerek, değerlendirme toplantısı gerçekleştirdi.
Karabük Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Fatih Kırışık başkanlığında Karabük Üniversitesi Senato Toplantı Odası’nda düzenlenen toplantıya, Rektör Yardımcıları Prof. Dr. Hasan Solmaz, Prof. Dr. Elif Çepni ve Prof. Dr. İsmail Rakıp Karaş, Karabük Üniversitesi bünyesinde yayımlanan bilimsel, akademik, kültürel ve sanatsal dergilerin editörleri ile Kütüphane ve Dokümantasyon Daire Başkanı Bünyamin Gün katıldı.
Toplantıda Karabük Üniversitesinin akademik yayıncılık hedefleri doğrultusunda yürütülen çalışmalar değerlendirildi. Bilimsel dergilerin kalite standartlarının artırılması, uluslararası indekslerde yer alma hedefleri ve akademik alanda daha geniş kitlelere ulaşmak için yapılması gerekenler üzerine kapsamlı görüş alışverişinde bulunuldu. Ayrıca, dergilerin makale kabul süreçleri, hakem değerlendirmeleri ve yayın politikaları ele alındı.
Toplantıda ulusal ve uluslararası indeks kuruluşları değerlendirilerek bilim alanlarında dünyada yaşanan gelişmeler ve Türkiye’nin bilimsel gelişmesindeki başarılar analiz edildi. Bu başarıların artırılması için yapılan ve yapılmak istenen vizyon projeler üzerinde çalışıldı.
Prof. Dr. Fatih Kırışık, üniversitenin akademik yayıncılık alanındaki başarılarını daha da ileriye taşıma hedefinde olduklarını ifade ederek, bu sürece katkı sunan tüm editörlere teşekkür etti. Toplantının, Karabük Üniversitesinin akademik yayıncılıktaki yetkinliğini artırmak için önemli bir adım olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Kırışık, üniversitenin tüm akademik yayın organlarının bilim dünyasına değerli katkılar sunması için editörlerle iş birliği içinde çalışmaya devam edeceklerini belirtti.
Toplantı sonunda, dergilerin belirlenen hedeflere ulaşması için yapılacak çalışmaların planlaması ve iş birliği alanları üzerine detaylı değerlendirmelerde bulunularak gelecek döneme ilişkin yol haritası çizildi.


Rektör Kırışık, üniversitenin dergi editörleriyle bir araya geldi
Zonguldak’ta 18 yıllık cinayet davasında 4 sanık hakim karşısına çıktı
Zonguldak’ta 18 yıl önce kaybolan ve 2 sene sonra Ulutan Barajı’nda iskeleti bulunan şahsın ölümüyle ilgili davada 4 sanığın yargılanmasına başlandı.
Zonguldak 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen davanın ilk celsesinde, sanıklardan birinin 18 yıllık sessizliğini bozarak yaptığı kan donduran itiraflar duruşmaya damga vurdu. Duruşmaya tutuklu sanıklar T.Y. ve K.A. ile başka bir suçtan tutuklu bulunan İ.E. ve ev hapsindeki E.İ. katıldı. Öldürülen Ahmet Yılmaz’ın eski eşi D.D. ise duruşmaya Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) üzerinden katıldı. Hakkında müebbet hapis cezası istenen 4 sanıktan K.A. susma hakkını kullanırken, İ.E. ise suçlamalar ve aleyhindeki tanık beyanlarının husumet kaynaklı olduğunu öne sürerek reddetti.
“Arka koltukta boğarak öldürdü”
Olay gecesi aynı otomobilde bulunduğunu itiraf eden sanık T.Y., cinayet anını tüm detaylarıyla anlattı. Olay günü birlikte alkol aldıklarını ve öldürülen Ahmet Yılmaz’ın sonradan yanlarına geldiğini belirten T.Y., aracı kendisinin kullandığını ifade etti. Arka koltukta oturan ve 2018 yılında vefat eden B.İ. ile ön koltuktaki Ahmet Yılmaz arasında tartışma çıktığını aktaran T.Y., “B.İ. bir anda arkadan Ahmet’i boğmaya başladı. 18 yıldır vicdan yaptım, saklayamadım. B.İ., Ahmet’i boğunca panikle arabadan dışarı atladım. Sonra cesedi B.İ. bagajdan aldığı çuvala koyarak, atıl durumdaki bir kaçak ocağa bıraktı. Benim olayla başka bir ilgim olmadı, daha sonra Bursa’ya gittim” şeklinde konuştu.
“Kardeşinin üzerine atıp kurtulmaya çalışıyor”
Kendisinin sadece bir hurdacı olduğunu ve kamuoyunda yansıtıldığı gibi mafya olmadığını savunan sanık E.İ. ise, ortada bir cinayet olduğunu ve bunu kendisine B.İ.’nin anlattığını iddia etti. Ağabeyini korumak için 18 yıl boyunca sustuğunu belirten E.İ.’nin bu sözlerine maktulün eski eşi D.D. sert tepki gösterdi. E.İ. ile eski kocasının geçmişte birlikte hırsızlık yaptıklarını ve çalıntı malları paylaşamadıkları için aralarında husumet bulunduğunu ileri süren D.D., “Eşim, E.İ’yi emniyete şikayet etmekle tehdit ediyordu ve bu tartışmalardan kısa süre sonra kayboldu. Şimdi suçu ölmüş kardeşinin üstüne atıp kurtulmaya çalışıyor” ifadelerini kullandı.
D.D. ayrıca, sanıklardan K.A.’nın geçmişte kendisine eski eşinin E.İ. ile baraja gittiğini ancak E.İ.’nin tek başına döndüğünü söylediğini belirterek, korktuğu için iki çocuğunu alıp şehri terk ettiğini söyledi.
İtirafçı geri adım attı
Duruşmada dinlenen 4 tanıktan biri olan C.M., cezaevinde E.İ. ile aynı koğuşu paylaştığını belirterek, maktul ile sanıklar arasında para mevzusundan doğan bir anlaşmazlık olduğunu iddia etti. C.M., hayatını kaybeden B.İ.’nin cezaevindeyken cinayeti ima eden söylemlerde bulunduğunu kaydetti.
Dosyanın yeniden açılmasını sağlayan kilit isimlerden olan itirafçı H.P. ise şaşırtıcı bir ifade vererek, soruşturma aşamasındaki beyanlarının bir kısmının duyumlara dayandığını söyledi. H.P., olayın kapatılmaması için duyduklarını bizzat yaşamış gibi kurgulayarak anlattığını, aslında cinayet anında orada olmadığını itiraf etti.
Mahkeme heyeti, bir sanığın savunmasının henüz alınmamış olması sebebiyle tutuklu sanıklar T.Y. ile K.A.’nın tutukluluk hallerinin ve E.İ.’nin ev hapsi kararının devamına hükmetti. Heyet, İ.E. hakkındaki adli kontrol şartını kaldırarak, hakkında yurt dışına çıkış yasağı uygulanmasına karar verdi. Duruşma, dosyadaki eksikliklerin tamamlanması için ileri bir tarihe ertelendi.

