Rektör Kırışık, STK’larla Ortak Gündemi Değerlendirdi
Rektör Prof. Dr. Fatih Kırışık, sivil toplum kuruluşlarının temsilcileriyle bir araya gelerek, orman yangınlarından Filistinli öğrencilere destek çalışmalarına, yeni kayıt sürecinden yeni dönem planlamalarına kadar pek çok konuyu değerlendirdi.
Karabük Üniversitesi (KBÜ) Rektörü Prof. Dr. Fatih Kırışık, Karabük’teki bazı sivil toplum kuruluşu temsilcileriyle KBÜ Üniversite Evinde bir araya geldi. Toplantıda; orman yangınlarına karşı yürütülebilecek çalışmalar, Filistinli öğrencilere destek, yeni kayıtlı öğrenciler için bilgilendirme faaliyetleri ve yeni dönem planlamaları gibi birçok konuda iş birliği imkânları ele alındı.
Toplantıya, Rektör Yardımcıları Prof. Dr. Hasan Solmaz, Prof. Dr. Elif Çepni, Prof. Dr. İsmail Rakıp Karaş, Rektör Danışmanı Öğr. Gör. Mesut Doğan ve sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri katıldı. Rektör Kırışık, üniversite ile sivil toplum kuruluşları arasındaki iş birliğinin toplumsal faydayı artıracağını vurgulayarak, “Karabük Üniversitesi olarak hem öğrencilerimize hem de şehrimize katkı sağlayacak projelerde STK’larımızla birlikte çalışmaya devam edeceğiz.” dedi.
Yunanistan Başbakanı Kiryakos Miçotakisin, Koruma Bakanı Michalis Chrysochoidis ile birlikte akşam yemeği dönüşünde trafik polislerinin alkol kontrolüne takıldığı, yapılan testte Miçotakis ve bakanın alkollü olmadığı haberi gazetelerde yer aldı. Bu haber bizim basında da yer buldu. Demokrasi adına biraz da imrenerek okuduk. Yunan başbakanının polislerle sohbet edip hatıra fotoğrafı çektirdiği anın fotoğraflarını görenler vardır. Görüntüler ülkemizde aynı durum yaşansa polislerin başına neler gelebileceği ile ilgili bizi biraz düşündürdü.
Başbakan Miçotakis, Yunan kamuoyunda bir farkındalık yaratmak ve örnek olmak adına polisleri uygulama alanında ziyaret etmiş de olabilir. Belki de bu bir denetimdi ve Yunan Başkanı polislerden bilgi aldı. Neticede, gördüğümüz fotoğraf Avrupa ülkeleri ile ülkemizdeki demokrasiyi kıyaslamamız açısından iyi bir örnek oldu.
Polis bizde, Başbakan konumundaki birini yada bakanları geçtim, bir millet vekilini yada sıradan bir ilçenin belediye başkanını durdurup alkolmetre üfletebiliyor mu? Polisin bir siyasetçinin yakınına bile ehliyet, ruhsat sorduğunda yada alkol testi yapmak istediğinde başına neler geldiğinin örnekleri çok.
Bir kaç yıl önce, aracını durduran trafik polisine hakaret ettiği görüntüleri ortaya çıkan bir Milletvekili özür dilemek zorunda kalmıştı. Bu vekil bir programda "Üzgünüm, orada bir gün dahi bekletilsem kesinlikle o kelimeleri sarf etmemem gerekiyordu. O kelimeleri sarf ettiğim için milletimizden özür diliyorum" demişti. Hatırlayacaksınız. Olaydan sonra polisler açığa alınmıştı. Milletvekili, "polisleri siz mi sürdürdünüz?" sorusuna ise "Hayır, asla. Kendi amirleri bunu uygun görmüşler. Ben de bu vesileyle öğrendim" yanıtını vermişti. Video kaydı yapılmasaydı bu olaydan haberimiz bile olmayacaktı!
Zaman zaman basına yansıyan bu tür olaylar son derece üzücü ve düşündürücü . Polise şerefsiz diyen, darp etmeye çalışan millet vekilleri de gördük. Girin bakın, internette bunların videoları mevcut. Bu yazıyı hazırlarken bir partinin eski ilçe başkanın polise bağırıp hakaret ettiği görüntüleri ibretle ve şaşkınlıkla izledim. Oysaki, polis sadece görevini yapıyordu ve en ufak bir saygısızlık yapmadı. Ne yazık ki, bu arsızların yaptıkları yanlarına kar kalıyor.
Toplum düzenini sağlamak için zor koşullarda görev yapan kolluk kuvvetlerine teşekkür etmemiz gerekiyor. Ne yazık ki kendini bilmez, makamını hazmedememiş tipler tarafından hakarete ve şiddete uğruyorlar. Haklı oldukları halde sürgün yada meslekten ihraç gibi sonuçlarla karşılaşabiliyorlar.
Sir İsaak Newton'un demokrasi üzerine güzel bir sözü var; "Düşüncelerinden dolayı hakaret gören, aşağılanan insanların yaşadığı toplumda; gerçek demokrasiden söz edilemez.” diyor. Newton'un bu sözünü yazıma uyarlayarak; "Sırf görevini yaptığı için hakarete uğrayan, aşağılanan insanların yaşadığı bir toplumda gerçek demokrasiden söz edilemez" diyorum.