Karabük Üniversitesi Daima Eğitim Uygulama ve Araştırma Merkezi (KASEM), bireylerin mesleksel ve ferdî gelişimlerini desteklemek hedefiyle 2000’e yakın online sertifikalı eğitim programı sunuyor.
Karabük Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Fatih Kırışık, yeni sistem ile artık KASEM’in Türkiye ve Dünya çapında eğitim verebilecek bir muvaffakiyete ulaştığını söyledi.
İş dünyasının değişen gereksinimlerine yönelik hazırlanan bu eğitimler, iştirakçilerin mesleksel yetkinliklerini artırarak rekabet gücünü yükseltmeyi ve istihdam edilebilirliklerini güçlendirmeyi hedefliyor.
Mühendislik, laboratuvar, iş sıhhati ve güvenliği, mesleksel eğitim, şahsî gelişim, yabancı lisan, eğitmen eğitimi ve lisansüstü eğitim üzere birçok alanda düzenlenen programlar, uzman eğitmen takımı tarafından şimdiki müfredatlarla hazırlanıyor. Teorik bilginin yanı sıra pratik uygulamalarla desteklenen eğitimler, iştirakçilere kapsamlı bir öğrenme tecrübesi sunuyor.
e-Devlet Onaylı Sertifikalar
KASEM tarafından verilen tüm sertifikalar e-Devlet üzerinden sorgulanabiliyor. İştirakçiler, eğitimlerini tamamladıktan 24 saat içinde sertifikalarına e-Devlet hesapları üzerinden erişim sağlayabiliyor.
Karabük Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Fatih Kırışık daima eğitim merkezini büsbütün yine yapılandırdıklarını belirterek, “İsminden başlamak üzere bütün sistemini yine oluşturduk. Bu oluşturduğumuz yeni sistem ile artık KASEM Türkiye ve Dünya çapında eğitim verebilecek bir muvaffakiyete ulaştı. Verdiğimiz eğitimlerde çok büyük bir artış gerçekleşti. Artık 2000’e yakın eğitimi Karabük Üniversitesi Daima Eğitim Merkezi (KASEM) verebilecek. Bu eğitimlere katılanlar e-devletten online sertifika alabilecek. Böylece meslek edindirme, orta meslekler seviyesinde uzman eleman yetiştirme, kurumların gereksinim duyduğu eğitimleri işçiye verme, kendini geliştirmek isteyenlere yeni yetenek ve hünerler kazandırma noktasında çok kıymetli bir hizmeti Karabük kentimize ve milletimizin hizmetine sunmuş oluyoruz. Yeni yüzü ve yesyeni hizmetleriyle KASEM Karabük kentimize ve hemşehrilerimize güzel uğurlu olsun, hayırlara vesile olsun” sözlerini kullandı.


Rektör Kırışık: “KASEM Yeni Sistemi ile Dünya Çapında Eğitim Verecek”
BARÜ’de Filistin’in dünü, bugünü ve yarını anlatıldı
Bartın Üniversitesinde (BARÜ) Filistin’in geçmişten günümüze tarihi süreci anlatılırken bölgede yaşanan insanlık dramına dikkat çekildi.
Bartın Üniversitesi (BARÜ) Filistin’de yaşanan insanlık dramına dikkat çekmek ve toplumsal farkındalığı artırmak hedefiyle çalışmalarını sürdürüyor. Bu doğrultuda Kariyer Planlama Uygulama ve Araştırma Merkezi tarafından “Ölümcül ve Ölümsüz Kimliklerin Coğrafyası: Filistin’in Dünü, Bugünü ve Yarını” başlıklı bir program düzenlendi. Filistin meselesinin farklı boyutlarıyla ele alındığı etkinlikte konuşmacı olarak İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Tarih Bölümünden Prof. Dr. Hasan Hüseyin Güneş yer aldı.
Rektör Akkaya, boykota devam edilmesinin önemini vurguladı
Programın açılışında konuşan BARÜ Rektörü Prof. Dr. Ahmet Akkaya, “Bugün burada ölümcül ve ölümsüz kimliklerin coğrafyasını konuşacağız. Aklımıza burada şair Mehmet Akif İnan geliyor. ‘Mescid-i Aksayı gördüm düşümde. Bir çocuk gibiydi ve ağlıyordu.’ Bu dizelerde ifade edilen Mescid-i Aksa’da 2,5 yıldır insanlığa sığmayan bir zulüm yaşatılıyor. Bu noktada bizler ne kadar somut adım atarsak o kadar kıymetlidir. Lütfen, her daim boykota devam edelim. Çocuklar öldü, kadınlar öldü, aileler dağıldı. Yaşanan acılarını unutmayalım, boykotu uygulayalım.” ifadelerini kullandı.
Filistin meselesini toplumsal hafıza, insan onuru, hukuk ve vicdan çerçevesinde değerlendiren Prof. Dr. Hasan Hüseyin Güneş, Filistin’de bir halkın kendi vatanında nasıl görünmez kılınmaya çalışıldığını ve buna rağmen kimliğini, hafızasını ve yaşama iradesini nasıl koruduğunu anlattı.
“Filistin’de kimlik, hafıza ve insanlık mücadelesi yaşanıyor”
Konuşmasında “ölümcül kimlik” ve “ölümsüz kimlik” kavramlarını değerlendiren Prof. Dr. Güneş, “Ölümcül kimlik, bir halkı insan olarak değil; tehdit, güvenlik sorunu ya da ortadan kaldırılması gereken bir engel olarak görmeye dayanıyor. Buna karşılık ölümsüz kimlik ise yıkılan evlere rağmen saklanan anahtarlarda, boşaltılan köylere rağmen yaşatılan hatıralarda, kaybedilen çocukların isimlerinde ve bir halkın sesini dünyaya duyurma kararlılığında varlığını sürdürüyor.” dedi.
Programda Gazze’de yaşanan insani dram detaylarıyla anlatıldı. Bombardımanlar, zorunlu göç, açlık, susuzluk, yıkılan hastaneler, okullar, ibadethaneler ve evlerin yalnızca savaşın bir sonucu olarak görülemeyeceği ifade edildi. Bir okulun yıkılmasının çocukların geleceğini, bir hastanenin vurulmasının yaralıların yaşama hakkını, bir evin yok edilmesinin ise aile hafızasını ve güven duygusunu ortadan kaldırdığı da vurgulandı.
İlgiyle takip edilen program, Filistin meselesinin insanlığın adalet, hukuk ve vicdan sınavı olduğuna dikkat çekilmesi ve bu konuda farkındalığı artırmaya yönelik çalışmaların sürdürülmesi gerektiği mesajıyla sona erdi.

