Rayyan Baniya: "Trabzonspor’a gelmek benim için bir üst seviyeye geçmek demekti" - Karabük Haber Postası
Karabük
İmsak 05:28
Güneş 06:53
Öğle 13:03
İkindi 16:24
Akşam 19:03
Yatsı 20:23
İftara kalan --:--
rayyan baniya trabzonspora gelmek benim icin bir ust seviyeye gecmek demekti eppYlzzk jpg
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
30 Mayıs, 2024 16:15 tarihinde yayınlandı
0
0

Rayyan Baniya: “Trabzonspor’a gelmek benim için bir üst seviyeye geçmek demekti”

Trabzonspor’un annesi Türk babası İtalyan Beninli oyuncusu Rayyan Baniya bu sezon 3-0 kazanılan Beşiktaş maçını unutamadığını söyledi.

Trabzonspor’un 25 yaşındaki defans futbolcusu Rayyan Baniya Trabzonspor Dergisine röportaj verdi. Trabzonspor’un çok büyük bir kulüp olduğunu, Karagümrük’ten ilk geldiğinde bunun kendisi için bir üst seviyeye geçmek demek olduğunu ifade eden Baniya, “Çok heyecanlıydım ve bu heyecanı hiç kaybetmiyorum. Hedefim bu güzel kulüpte iyi oynamak, kendimi ve yeteneklerimi gösterebilmek, faydalı olmak. Bunu başaracağım mutlaka. Ayrıca bu kulüpte kupalar kazanmak çünkü Trabzonluların kupa kazanmayı ne kadar arzuladıklarını biliyorum. Annem Türk, babam Beninli. Ben de İtalya’da doğdum. Bu üç ülke arasında hayat tarzım İtalya’ya benziyor ve çünkü çocukluğum orada geçti, 22 yaşına kadar orada yaşadım. Öte yandan annem bana Türk adetlerini aktardı. Düşünce tarzım yemek zevkim ise Türk gibi çoğunlukla. Babam Afrikalı, Beninli ve her yaz oraya giderim.

Doğa güzelliği İtalya ile Türkiye birbirine eşit derecede bence, ikisi de harika. Bu iki ülke insanı da misafirperver, anlaşılması kolay. Ayrıca gülmeyi seven insanlar. Türkiye’ye gelince şunu fark ettim; Türkler hayvanları çok seviyor. İtalya’daki gibi evlerinde besliyorlar, değer veriyorlar ve bu çok güzel. Benin halkı ise çok doğaldır. Ama tabii ki aynı ekonomiye sahip değiller. İnsanlar çok az şeye sahip olsalar bile mutlular ve hep pozitif oluyorlar. Akıllarını kurcalayan çok fazla düşünce yok, özgür yaşıyorlar” dedi.

“Küçükken boyum uzayınca savunma oyuncusu oldum”

Futbol hayatında hep bu mevkide mi oynadın sorusuna cevap veren Baniya, “13-14 yaşlarındayken kanat oyuncusuydum çünkü şu anda olduğum gibi uzun boylu değildim. Çok hızlıydım ve antrenörümüz de koşmam için beni kanada koydu. Hızımla fark yaratıyordum ve çok da gol attım. 17-18 yaşlarında birden boyum uzamaya başladı. Bunun üzerine teknik direktörümüz beni savunmada denedi, orada başarılı olunca kalıcı hale geldi. Ama uzun boylu olsam da aynı zamanda hızlı olduğumu söyleyebilirim. Uzun boy avantajlar da sağlıyor bana aynı zamanda” diye konuştu.

“Irkçılıktan hoşlanmıyorum”

Sebepsiz yere insanların başkalarına saygısızlık yapmasından hoşlanmadığını ifade eden savunma oyuncusu, “Elbette ırkçılıktan asla hoşlanmıyorum, çünkü birinin siyahi olması ya da başka bir ırktan geliyor olması nedeniyle dışlanması ve saygısızlığa uğraması bence çok kötü. Bazen rakip hücum oyuncuları psikolojik açıdan sizinle oynamaya çalışır. Rahatsız edici şeyler söyleyerek beni kızdırmaya çalışırlar ama bu bende işe yaramaz. Bunu denediklerini ve dikkatimi dağıtmaya çalıştıklarını biliyorum ve oyunlarına gelmiyorum. Bundan hoşlanmıyorum gerçi ama aynı zamanda tuzağa da düşmüyorum. Çünkü onlardan daha akıllıyım, aksi halde her iki maçta bir kırmızı kart görürdüm. 5 yıl önce İtalya’da Mantova’da oynuyorum ve adrenalinin yüksek olduğu bir maçta gol atmıştım. O hırsla rakip taraftara yönelik sus işareti yapmıştım. Ama sonra bundan dolayı onları üzdüğümü ve kızdırdığımı anladım ve çok pişman oldum. Böyle bir harekete gerek yoktu. Bu tek hareketimdi ve daha sonra asla tekrarlamadım” şeklinde konuştu.

“Bu sezon evimizdeki Beşiktaş maçını unutamıyorum”

En unutmadığın maç sorusuna ise, “Bu sezon Beşiktaş’la oynadığımız ve 3-0 kazandığımız maç harikaydı. Hem iyi oyun, hem güzel skor ve hem de müthiş bir taraftar vardı. Böyle tezahüratları ve ateşli taraftarı daha önce görmedim. Sadece kazandığımız o gece değil, hafta boyunca o atmosferi düşündüm, çok etkilendim” ifadesinde bulundu.

“Örnek aldığım oyuncu Varane”

Örnek aldığı oyuncu ile ilgili de konuşan Baniya, “Her zaman Raphael Varane. O zamanlar Real Madrid’deydi ve sürekli takip ederdim. Şimdi Manchester United’da. Hızlı ve karizmatik. Sergio Ramos da var ama Varane çok iyi” dedi.

Takım arkadaşları ile ilgili de konuşan oyuncu en yetenekli Pepe, en çalışkan Trezeguet, en tembel Taxiarchis Fountas, en komik Trezeguet, en sinirli Bero (Berat), en centilmen Benkoviç, en yakışıklı Uğurcan, en iyi giyinen Denswil, en sert sahada kendisinin olduğunu söyledi.

En iyi 11’i

Bir takım oluştursan nasıl bir kadro 11 kurarsın sorusuna ise Baniya, “Neuer, Cafu, Ramos, Puyol, Marcelo, Ronaldinho, Zidane, Pirlo, Kaka, Cristiano Ronaldo, Ronaldo Nazario” cevabını verdi.

Bizi sosyal medyadan takip edin
rektor ozolcer koruyucu aile ve huzurevi sakinleriyle iftar sofrasinda bir araya geldi OYknHDri
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
16 Mart, 2026 16:52 tarihinde yayınlandı
0
0

Rektör Özölçer, koruyucu aile ve huzurevi sakinleriyle iftar sofrasında bir araya geldi

Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi (BEUN) Rektörü Prof. Dr. İsmail Hakkı Özölçer, Zonguldak Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü tarafından huzurevi sakinleri, koruyucu aileler ve çocuklar için düzenlenen iftar programına katılarak Ramazan ayının manevi iklimini katılımcılarla birlikte paylaştı.

Zonguldak Merkez Huzurevinde gerçekleştirilen programa; Zonguldak Valisi Osman Hacıbektaşoğlu ve eşi Güney Hacıbektaşoğlu Hanımefendi, BEUN Rektörü Prof. Dr. İsmail Hakkı Özölçer ve eşi Seran Özölçer Hanımefendi, Zonguldak Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürü Mehmet Türkmen Köse, il ve ilçe protokolü, huzurevi yönetimi, huzurevi sakinleri ve koruyucu aileler katıldı. Samimi ve sıcak bir atmosferde gerçekleşen programda katılımcılar, Ramazan ayının birlik, dayanışma ve paylaşma ruhunu aynı sofrada buluşarak yaşadı.

İftar programı kapsamında huzurevi sakinleriyle yakından ilgilenen ve onlarla sohbet eden Rektör Prof. Dr. İsmail Hakkı Özölçer, program sonrası yaptığı konuşmada şu ifadeleri dile getirdi:

“Ramazan ayının rahmet ve bereket ikliminde kıymetli büyüklerimizle aynı sofrayı paylaşmanın mutluluğunu yaşıyoruz. Bu anlamlı iftar programının düzenlenmesine vesile olan başta Zonguldak Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürümüz Sayın Mehmet Türkmen Köse olmak üzere İl Müdürlüğümüzün kıymetli ailesine teşekkür ediyorum. Aynı zamanda bugün bizlerle bir arada bulunma nezaketini gösteren, yaşlılarımızla ve çocuklarımızla her zaman yakından ilgilenen Sayın Valimiz Osman Hacıbektaşoğlu’na şükranlarımı arz ediyorum. Bizler için büyüklerimiz; tecrübeleriyle yolumuzu aydınlatan, geçmiş ile gelecek arasında köprü kuran en kıymetli hazinelerimizdir. Huzurevinde yaşayan değerli büyüklerimizin sağlık, afiyet, huzur ve mutluluk içinde bir ömür sürmelerini temenni ediyorum. Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi ailesi olarak her zaman onların yanında olduğumuzu özellikle ifade etmek isterim. Bugün aynı sofrada bir araya geldiğimiz koruyucu ailelerimiz ve kıymetli evlatlarımız da toplumumuzun en güzel dayanışma örneklerinden birini temsil etmektedir. Sevgi, merhamet ve fedakârlıkla çocuklarımıza sıcak bir yuva olan koruyucu ailelerimize gönülden teşekkür ediyor; çocuklarımızın sağlıklı, mutlu ve başarılarla dolu geleceğe erişmelerini temenni ediyorum. Onların yüzlerindeki tebessüm, yarınlarımız adına en büyük umudumuzdur. Bu duygu ve düşüncelerle kıymetli büyüklerimizin, koruyucu ailelerimizin, çocuklarımızın ve Zonguldaklı hemşehrilerimizin Ramazan-ı Şeriflerini gönülden tebrik ediyor; inşallah önümüzdeki hafta huzur ve sevinç içinde kavuşacağımız Ramazan Bayramı’nın başta değerli büyüklerimiz olmak üzere aziz milletimize sağlık, huzur ve bereket getirmesini Yüce Allah’tan niyaz ediyorum.”

Program, huzurevi sakinleri ve protokol üyelerinin samimi sohbetleri ve hatıra fotoğraflarıyla sona erdi.

Bizi sosyal medyadan takip edin