karabuk
İmsak 06:03
Güneş 07:28
Öğle 13:08
İkindi 16:08
Akşam 18:38
Yatsı 19:58
İftara kalan son --:--
Namaz Vakitleri
blank
Berkay Doğan tarafından
22 Şubat, 2026 15:27 tarihinde yayınlandı
Okuma Süresi: 1dk
Yorum: 0

Ramazan’ın Sembolüydü: İftar Topu Geleneği Unutuluyor

Ramazan ayının en heyecanlı anlarından biri olan iftar topu geleneği, teknolojinin gelişmesi ve şehir hayatının değişmesiyle birlikte giderek unutulmaya yüz tuttu.

Eskiden iftar saatinin geldiğini haber veren top sesinin mahalleleri çınlattığı anlar, Ramazan akşamlarının vazgeçilmez bir parçasıydı.

Özellikle küçük şehirlerde ve mahalle kültürünün güçlü olduğu dönemlerde, iftar hazırlıkları sürerken herkes kulağını top sesine verirdi. Sofralar kurulmuş, dualar edilmiş olur; topun patlamasıyla birlikte oruçlar açılırdı. O an, yalnızca bir ses değil, aynı zamanda sabrın sona erdiğini ve paylaşmanın başladığını müjdeleyen bir işaretti.

Günümüzde ise birçok yerde iftar vakti, televizyon yayınları, cep telefonu uygulamaları ve dijital ezan saatleri aracılığıyla takip ediliyor. Bu durum, iftar topu geleneğinin eski canlılığını kaybetmesine neden oldu. Özellikle büyük şehirlerde güvenlik ve teknik gerekçelerle top atışı uygulaması ya tamamen kaldırıldı ya da sembolik hale getirildi.

Tarihsel olarak Osmanlı dönemine uzanan iftar topu geleneği, ilk olarak 19. yüzyılda uygulanmaya başlandı. Rivayetlere göre Ramazan ayında iftar saatini halka duyurmak amacıyla top atışı yapılması kısa sürede yaygınlaştı ve imparatorluğun pek çok şehrinde gelenek haline geldi. Cumhuriyet döneminde de birçok il ve ilçede bu uygulama devam etti.

Uzmanlara göre iftar topu yalnızca bir zaman bildirme aracı değil, aynı zamanda toplumsal birlikteliği pekiştiren kültürel bir semboldü. Aynı anda yükselen top sesi, mahalledeki herkesi ortak bir anda buluşturur, Ramazan’ın manevi atmosferini güçlendirirdi.

Bugün bazı belediyeler ve yerel yönetimler bu geleneği yaşatmak için sembolik top atışları gerçekleştirse de eski heyecanı yaşayanların sayısı her geçen yıl azalıyor. Büyüklerin hafızasında yer eden o güçlü patlama sesi, Ramazan akşamlarının nostaljik hatıraları arasında yerini almış durumda.

Ramazan’ın ruhunu yansıtan bu gelenek, Karabük'te de kültürel mirasın bir parçası olarak hatırlanmayı ve yaşatılmayı bekliyor.

Bizi sosyal medyadan takip edin

Yorum Yaz

Gönderdiğiniz yorum moderasyon ekibi tarafından incelendikten sonra yayınlanacaktır.

blank
Karabük Postası tarafından
22 Şubat, 2026 15:39 tarihinde yayınlandı
Okuma Süresi: 2dk
Yorum: 0

Karabük Yastık Altında 4. Sırada

Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu’nun (BDDK) yayımladığı Aralık 2025 verileri, iller bazında bankalardaki altın mevduatlarının dağılımını ortaya koydu.

255 bin nüfuslu Karabük, kişi başına düşen altın miktarında büyükşehirleri geride bırakarak listede 4.  sırada yer aldı

Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu (BDDK) tarafından açıklanan Aralık 2025 altın mevduatı verileri Türkiye’nin  altın zengini illerini ortaya koyarken, Karabük, kişi başına düşen altın miktarında milyonluk şehirleri geride bırakarak Türkiye dördüncüsü oldu.

BDDK verileri baz alınarak yapılan hesaplamaya göre, bankalardaki gerçek kişilere ait altın mevduatı kişi başına düşen miktar sıralamasında İstanbul 11,3 gram ile ilk sırada yer alırken, onu 9,1 gram ile Ankara ve 7,9 gram ile Muğla takip etti. Listenin en dikkat çekici ismi ise 7,6 gram altın ile dördüncü sıraya yerleşen Karabük oldu.

NÜFUSA KARŞIN BÜYÜK BAŞARI

İlk 15 il arasında nüfusu en düşük kent olan Karabük, kendisinden katbekat büyük şehirleri geride bırakarak büyük bir başarıya imza attı. 255 bin nüfuslu sanayi kenti, 7,2 gram ile İzmir, 6,7 gram ile Antalya ve 6,4 gram ile Balıkesir, Eskişehir ve Trabzon gibi büyükşehirlerin açık ara önünde yer aldı.

Karabük’ün bu başarısı, kentteki tasarruf alışkanlıkları ve ekonomik birikimin altın üzerindeki yoğunlaşmasına işaret ederken, uzmanlar özellikle batı illerinde bankacılık sistemine olan güvenin yüksek olduğunu vurguluyor. Listede Isparta 7,5 gramla beşinci, Karaman ve Malatya ise 6,9 gramla yedinci ve sekizinci sıralarda yer alarak Anadolu kentlerinin güçlü performansını gözler önüne serdi.

DOĞUDA YASTIKALTI GERÇEĞİ

Listenin son sıraları ise doğu ve güneydoğu illerinden oluştu. Kişi başına düşen altın miktarında Şırnak 0,7 gramla son sırada yer alırken, Şanlıurfa 0,8 gram, Hakkari ise 0,9 gramla listede kendine alt sıralarda yer bulabildi.

Uzmanlar, bu tablonun altın biriktirme alışkanlıklarındaki coğrafi farklılığı net bir şekilde ortaya koyduğunu belirtiyor. Doğu ve Güneydoğu Anadolu Bölgesi’nde altının geleneksel olarak yastık altı denilen fiziki şekilde evlerde saklanma oranının yüksek olduğuna dikkat çeken uzmanlar, bu nedenle BDDK verilerinin özellikle batı illeri için sağlıklı bir gösterge olduğunu, ülke genelindeki toplam altın birikiminin ise bu rakamların çok daha üzerinde olduğunu ifade ediyor.

TOPLAMDA İSTANBUL ZİRVEDE

Toplam altın mevduatı büyüklüğünde ise sürpriz yaşanmadı. Türkiye’nin finans merkezi İstanbul, 1 trilyon 183,89 milyar TL ile açık ara önde yer alırken, İstanbul’u 399,11 milyar TL ile Ankara ve 204,68 milyar TL ile İzmir takip etti. Toplam büyüklük sıralamasında Antalya 116,43 milyar TL ile dördüncü, Bursa ise 106,64 milyar TL ile beşinci sırada yer aldı.

Bizi sosyal medyadan takip edin

Yorum Yaz

Gönderdiğiniz yorum moderasyon ekibi tarafından incelendikten sonra yayınlanacaktır.