Rahim ağzı kanser taraması hayat kurtarıyor - Karabük Haber Postası
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
13 Eylül, 2024 16:22 tarihinde yayınlandı
0
0

Rahim ağzı kanser taraması hayat kurtarıyor

Kadın sağlığı takibinin önemli bir parçası olan rahim ağzı kanseri taramasının hayat kurtardığını belirten Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Opr. Dr. Nigar Allahverdiyeva, “Rahim ağzı kanser taraması, rahim ağzı hücrelerindeki yüksek dereceli değişiklikleri kansere dönüşmeden önce tespit edebilir. Düşük dereceli değişiklikleri olan kadınlar, hücrelerinin normale dönüp dönmediğini görmek için daha sık takip edilebilir. Yüksek dereceli değişiklikleri olan kadınlarda ise tedaviler uygulanır” dedi.

Liv Hospital Samsun Kadın Hastalıkları Kliniği’nden Opr. Dr. Nigar Allahverdiyeva, rahim ağzı kanser taraması hakkında bilgilendirdi. Rahim ağzı kanser taramasının, rahim ağzı hücrelerinde kansere yol açabilecek değişiklikleri bulmak için kullanıldığını dile getiren Opr. Dr. Allahverdiyeva, “Tarama testi, servikal sitolojiyi (Pap testi veya pap smear olarak da bilinir), insan papilloma virüsü (HPV) testini veya her ikisini birden içerir. Rahim ağzı kanserine çoğu zaman HPV enfeksiyonu neden olur. HPV bir virüstür, rahim ağzı hücrelerine yerleşir ve onların değişmesine neden olabilir. Bazı HPV tipleri rahim ağzı kanserinin yanı sıra vulva, vajen, penis, anüs, ağız ve boğaz kanseriyle de ilişkilendirilmiştir” diye konuştu.

“Bazı kadınlarda HPV kaybolmaz”

Kansere neden olabilecek HPV tiplerinin ‘yüksek riskli tipler’ olarak bilindiğinin altını çizen Opr. Dr. Allahverdiyeva, “HPV tipleri çoğunlukla cinsel yolla kişiden kişiye bulaşır. HPV çok yaygındır. Cinsel açıdan aktif olan insanların çoğu, yaşamları boyunca HPV enfeksiyonu ile karşılaşır. Bu virüs sıklıkla hiçbir belirtiye neden olmaz ve çoğu insan enfekte olduğunu bile bilmez. Çünkü bağışıklık sistemi güçlü olan bireylerde vücut virüsten kendi kendine kurtulacaktır. Vücudun enfeksiyonla mücadele etme yeteneği nedeniyle çoğu HPV enfeksiyonu kendi kendine iyileşir. Bu kısa süreli enfeksiyonlar rahim ağzı hücrelerinde yalnızca hafif veya ‘düşük dereceli’ değişikliklere neden olur. HPV enfeksiyonu temizlendiğinde hücreler normale döner. Bazı kadınlarda HPV ortadan kaybolmaz. HPV enfeksiyonu uzun süre devam etmesini ‘kalıcı’ enfeksiyon olarak tanımlarız. Yüksek riskli HPV tipleri rahim ağzı hücrelerinde daha ciddi veya ‘yüksek dereceli’ değişikliklere neden olabilir. Bu yüksek dereceli değişiklikler, 1 veya 2 yıl boyunca tedavi edilmediği takdirde kansere dönüşme ihtimali daha yüksektir” şeklinde konuştu.

Rahim ağzı hücrelerindeki yüksek dereceli değişikliklerin kansere dönüşmesi genellikle 3 ila 7 yıl sürdüğünü vurgulayan Opr. Dr. Allahverdiyeva, “Rahim ağzı kanser taraması bu değişiklikleri kansere dönüşmeden önce tespit edebilir. Düşük dereceli değişiklikleri olan kadınlar, hücrelerinin normale dönüp dönmediğini görmek için daha sık takip edilebilir. Yüksek dereceli değişiklikleri olan kadınlarda ise tedaviler uygulanır. Rahim ağzı kanser taraması pap testini, HPV testini veya her ikisini birden içerir. Her iki test için rahim ağzından sürüntü örneği alınır. Tarama işlemi basit ve hızlıdır. Alınan sürüntü genellikle özel bir sıvıya konulur ve test için laboratuvara gönderilir. Pap testi için alınan numunede, anormal rahim ağzı hücrelerinin mevcut olup olmadığı incelenir; HPV testi için alınan numunede ise, en yaygın yüksek riskli HPV tiplerinin varlığı test edilir. Genellikle pap testi için alınan örnek HPV testi için de kullanılabilir. Bazen iki ayrı örnek alınır. Bu kullanılan pap testinin türüne bağlıdır” ifadelerini kullandı.

“Taramadaki anormal bir sonuç kanser anlamına gelmez”

Rahim ağzı kanser taraması kadın sağlığı takibinin önemli bir parçası olduğunu işaret eden Allahverdiyeva, “Taramaya 21 yaşında başlamalısınız. Hangi testleri ve ne sıklıkla rahim ağzı kanser taraması yaptırmanız gerektiği yaşınıza ve sağlık geçmişinize bağlıdır. 21-29 yaş arası kadınların her 3 yılda bir sadece Pap testi yaptırılması gerekir. 30 ila 65 yaş arası kadınların ise 2 seçeneği vardır; ya her 5 yılda bir Pap testi ve HPV testi (co-test) beraber yapılır ya da 3 yılda bir sadece Pap testi yapılabilir. Takiplerinde risk olmayan hastaların tarama takibi 65 yaşından sonra bırakılabilir” açıklamasında bulundu.

“Hayat kurtarır”

Birçok kadının rahim ağzı kanseri tarama sonuçlarının anormal olabileceğine dikkat çeken Allahverdiyeva, şu bilgileri verdi:

“Ancak anormal bir sonuç, kanser olduğunuz anlamına gelmez. Servikal hücre değişikliklerinin sıklıkla kendi kendine normale döndüğünü unutmayın. Yüksek dereceli değişikliklerin bile kansere dönüşmesi genellikle birkaç yıl alır. Anormal bir tarama testi sonucunuz varsa, yüksek dereceli değişikliklerin veya kanserin gerçekten mevcut olup olmadığını öğrenmek için ek testlere ihtiyaç vardır. Ek testlerin sonuçları da yüksek dereceli değişiklikleri gösteriyorsa, anormal hücreleri çıkarmak için cerrahi tedaviler uygulanır. Diğer tarama testlerinde de olduğu gibi rahim ağzı kanser tarama sonuçları her zaman doğru değildir. Bazen hücreler normalken sonuçlar anormal hücreleri gösterir, buna ‘yanlış pozitif sonuç’ denir; anormal hücreleri mevcut olduklarında tespit edemediği durumda da yanlış negatif sonuç denir. Yanlış negatif veya yanlış pozitif sonuçların önlenmesine yardımcı olmak için testinizden önceki 2 gün boyunca duş yapmaktan, cinsel ilişkiden ve vajinal ilaç veya hijyen ürünleri kullanmaktan kaçınmalısınız. Unutmayın, rahim ağzı kanser taraması hayat kurtarır.”

Bizi sosyal medyadan takip edin
Fevzi Aydın Avatarı
Fevzi Aydın
07 Nisan, 2026 13:02 tarihinde yayınlandı
0
0

KURULUŞUNU KUTLAYAMAYAN ŞEHİR…

DÜŞÜNCE VE GÖRÜŞ

Fevzi Aydın

Türkiye Cumhuriyeti’nin kurulmasıyla başlayan ekonomik seferberliğin lokomotiflerinden olan, demir-çelik entegre sanayi ve Karabük 89.Yıldönümü yine protokol seviyesinde kutlanabildi…

Kutlamalara Enerji ve Sanayi Bakanı Alparslan Bayraktar, Karabük Milletvekilleri ve şehir protokolü katıldı…

13 haneli köyden, demir-çelik sanayi temeli 3 Nisan 1937 tarihinde, Atatürk’ün talimatıyla, dönemin Başbakanı İnönü tarafından atılmasıyla, 3 Nisan ve Karabük birleşerek, Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluşuyla başlayan, ekonomi devrimine, demir-çelik sanayine öncülük etmiş…

Türkiye’de şehirler kurtuluşlarını kutlarken, çeşitli isimler altında festivaller ile tanınmaya çalışmakta…

Türkiye’de, kuruluşunu kutlayan tek şehir ise Karabük… 3 Nisan ruhuyla Karabük, ülke ekonomisine önemli katkılarıyla bölgenin de istihdam kaynağı oldu…

Gelişen zaman sürecinde 3 Nisan Festivaline dönüşen kutlamalara, belediye başkanları süreklilik kazandırmış olsaydı, bugün Karabük, “3 Nisan Maratonu” na ev sahipliği yapacaktı…

Geçmişte, gerek demir-çelik işçilerinin toplu sözleşme görüşmelerinin 3 Nisan tarihine denk gelmesi, gerekse fabrika temelinin, dönemin CHP’li Başbakan İnönü tarafından atılmış olması, 3 Nisan Karabük’ün kuruluş yıldönümü kutlamaları önündeki en büyük engel oldu…

Günümüzde hala 3 Nisan Karabük’ün kuruluş yıldönümü kutlamalarına siyasi olarak bakılmakta…

Sağ iktidarlar 3 Nisan Karabük’ün kuruluş yıldönümü kutlamalarını protokol kutlaması düzeyinde tutmakta…

Yine geçmişten günümüze, CHP genel merkez ve Karabük teşkilatı, 3 Nisan demir-çelik sanayi temeli atılışına gerekli ilgiyi göstermemiş…

Bugüne kadar CHP Genel Başkanının, 3 Nisan Karabük’ün kuruluş yıldönümü törenlerine katıldığını duymadım…

Türkiye Cumhuriyeti’yle birlikte yaşayan Karabük ve demir-çelik sanayi, gerekli siyasi desteği bulmuş olsaydı, bugün Bartın Limanından Karabük’e, Karabük’ten Zonguldak limanına kadar Batı Karadeniz, sanayi bölgesinden geçilmez olurdu, Kocaeli, Gebze ve Çayırova gibi…

3 Nisan tarihinin, Türkiye’de sanayi günü ilan edilmesi gerektiğini açıklayan Karabük Milletvekilleri ve Enerji ve Tabi Kaynaklar Bakanı Erdoğan Bayraktar önemli bir adım attılar… 3 Nisan 2026 günü, yani Karabük’ün 89. Kuruluş yıldönümünde…

3 Nisan 1937 tarihi, Türkiye’de sanayi devriminin lokomotiflerinden olan Karabük ve demir-çelik fabrikasının temel atma tarihini, Sanayi Günü ilan edeceklerini söyledi…

Enerji Bakanı Bayraktar; “İnşallah hedeflerimizden bir tanesi 3 Nisan’ı Türkiye Sanayi ve Milli Sanayi Günü ilan etmektir. Bu tarih, KARDEMİR’e ve Karabük’e çok yakışacaktır. Bu teklifimizi de bu vesileyle buradan yapmış olalım.” dedi…

“3 Nisan Türkiye Sanayi ve Milli Sanayi Günü” Karabük’ün değerine değer katacak bir hamle olacak ve ulusal programa dahil edilecek…

Gelecek yıl kutlanacak, 90.yıl kutlamalarının “3 Nisan Karabük, Türkiye Sanayi ve Milli Sanayi Günü” olarak kutlanması, Karabük ve Karabük’lünün en büyük talebi…

Seçim yılı olacak 2027 yılında, 90 yaşını kutlayacak Karabük’e siyasetin verdiği söz yerine getirilmeli…

Ulusal kutlama programına alınarak, Karabük’ün 90. Kuruluş Yıldönümünden itibaren, “3 Nisan Karabük, Türkiye Sanayi ve Milli Sanayi Günü” olarak kutlanmalı…

Düşünce ve görüşlerin ışık olması dileğiyle…