Medical Park Karadeniz Hastanesi Göğüs Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Tevfik Özlü, temiz hava soluma özgürlüğünü korumak için kömür, petrol gibi fosil yakıtlardan temiz yenilenebilir enerjiye doğru adil ve eşitlikçi bir geçiş yapmak gerektiğini söyledi.
Prof. Dr. Tevfik Özlü, hava kirliliğinin akciğer ve kalp hastalıkları, kanser, felç ve diğer pek çok hastalık riskini arttırdığını dile getirerek, “7 Eylül Mavi Gökyüzü için Temiz Hava Uluslararası Günü. Bu yılın teması ’Temiz Hava için Birlikte’. Temiz bir hava solumak herkesin ve tüm canlıların en doğal ihtiyacı ve hakkıdır. Tüm canlılarla aynı havayı soluyoruz. Onu kirletmeye hakkımız yok, kirlenmesine de göz yummamalıyız. Atmosferin doğal bileşimini bozan kimyasal, fiziksel veya biyolojik kirleticilerin havada bulunması hava kirliliği olarak tanımlanır. Hava kirliliği iklim değişikliğine, doğa ve biyolojik çeşitlilik kaybına da yol açar. Hava kirliliği akciğer ve kalp hastalıkları, kanser, felç ve diğer pek çok hastalık riskini artırır. Yılda 6-7 milyon insanın ölümüne yol açar. Dünya nüfusunun yüzde 99’u kirli hava solumakta. Düşük ve orta gelirli ülkelerde durum çok daha kötü. Hava kirliliği dış ve iç mekan kirliliği şeklinde olabilir. İç mekanda ısınma, pişirme, aydınlatma gibi amaçlarla fosil yakıtlar; dış mekanda endüstriyel tesisler, orman yangınları, araba ve uçaklar en sık rastlanan hava kirliliği kaynaklarıdır. En yaygın olan kirleticiler: karbon monoksit, ozon, nitrojen dioksit ve sülfür dioksit. Temiz hava soluma özgürlüğümüzü korumak için kömür, petrol gibi fosil yakıtlardan temiz yenilenebilir enerjiye doğru adil ve eşitlikçi bir geçiş yapmalıyız. Bireysel duyarlılık ve doğru tercihler yanında; endüstrinin kirlilik emisyonlarını azaltıcı projelerin desteklenmesi gerekmektedir” ifadelerini kullandı.


Prof. Dr. Tevfik Özlü: “Hava kirliliği akciğer ve kalp hastalıkları, kanser, felç ve diğer pek çok hastalık riskini artırır”
Kastamonu’da çıkan yangında cami kullanılamaz hale geldi
Kastamonu’nun Daday ilçesinde çıkan yangında cami, gasilhane ve yemekhane kullanılamaz hale geldi.
Olay, Daday ilçesi Kayı köyünde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, köy camisinde henüz bilinmeyen sebeple yangın çıktı. Camiden yükselen dumanları fark eden vatandaşların 112 Acil Çağrı Merkezi’ne ihbarı üzerine, olay yerine Daday, Azdavay ve Pınarbaşı ilçelerinden ekipler ile Kastamonu Orman Bölge Müdürlüğüne ait arazözler sevk edildi.
Olay yerine gelen ekiplerin müdahalesiyle yangın diğer yapılara sıçramadan kontrol altına alındı. Soğutma çalışmalarının devam ettiği yangında, yarım asırlık cami ile gasilhane ve yemekhane kullanılamaz hale geldi.
Yangınla ilgili bilgi veren Kayı Köyü Muhtarı İbrahim Terzi, “Camiye gelip itfaiyeyi aradık. İtfaiye ile Orman İşletme Müdürlüklerine bağlı ekipler geldi, müdahalede bulundu. Camimiz, 1976 yılında yapılmıştır. Caminin yanında morg ve yemekhane var. Onlar da zarar gördü, hepsi yandı. Yangının neden çıktığını bilmiyoruz. Yangın kontrol altına alındı ama soğutma çalışmaları sürüyor” dedi.

