karabuk
İmsak 06:04
Güneş 07:29
Öğle 13:08
İkindi 16:07
Akşam 18:37
Yatsı 19:57
İmsaka kalan son --:--
Namaz Vakitleri
Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
15 Aralık, 2023 08:24 tarihinde yayınlandı
Okuma Süresi: 2dk
Yorum: 0

Prof. Dr. Şağdan Başkaya: “Millet parçalanıyor, milleti parçalayanları da bizim bir şekilde sokaklardan kaldırmamız gerekiyor”

Karadeniz Teknik Üniversitesi (KTÜ) Orman Fakültesi Yaban Hayatı Ekolojisi ve Yönetimi Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Şağdan Başkaya, uzun yıllardır ayı terörü diye haberler yapıldığı şimdi ise köpek terörü olduğunu belirterek “Millet parçalanıyor, milleti parçalayanları da bizim bir şekilde sokaklardan kaldırmamız gerekiyor” dedi.
Türkiye’de son günlerde köpek saldırması sonucu yaralananlar sayısında artış yaşanıyor. Ankara, Rize ve Karabük illerinde son bir haftada meydana gelen köpek saldırması sonucu özellikle küçük yaştaki çocuklar ciddi şekilde yaralanırken, Karadeniz Teknik Üniversitesi (KTÜ) Orman Fakültesi Yaban Hayatı Ekolojisi ve Yönetimi Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Şağdan Başkaya konuyla ilgili açıklamalarda bulundu.

"Başıboş köpekler artık bir çözüme kavuşturulmalı"
Başıboş köpekler konusunda artık çözüm odaklı konuşmak gerektiğini belirten Başkaya, “Çünkü 30 yılı aşkın süredir bu konuda açıklamalarda bulunuyoruz yazıyoruz, çiziyoruz. Artık çözümü konuşmamız gerekiyor. Bir zamanlar başıboş köpek olmaz dediğimizde çok ciddi hakaretlere uğruyorduk. Hatta tehditler alıyorduk. Ama artık insanlarımızda bir bilinçlenme epey bir seviyede oluştu. Başıboş köpek isteyen ve istemeyenler diye toplum ikiye ayrıldı. Zaten bunu olacağını söylüyorduk. Bu sorun dışarıdan desteklenen bir sorun. Toplumdaki bir sinir ucunun daha da sıkıntılı hale gelmesi için uğraşılıyor. Maalesef epey bir mesafe kat ettiler. Sokaklarda hatta kırsalda başıboş köpek olmaz. Cumhuriyetin ilk yıllarında çıkan yasada da Atatürklü yıllarda kırsaldaki sahipli köpeklerin bile sadece akşam saatlerinde serbest bırakılabileceği ama gün içerisinde bağlanması gerektiği yönünde bir yasa çıkmıştır. Zaten şehirde başıboş köpek olmaz. Son yıllarda mevcut 5199 yasamıza göre sokaklarda köpek besler hale geldik. Bu yasanın acilen değişmesi lazım. Köpekler toplatılmalı ancak devletimizde köpek bakmamalı. Ne devlet ne de STK’ların başıboş köpekleri ölene kadar bakmasına da karşıyım. Çözümün ne olduğunu artık söylememize gerek yok” şeklinde konuştu.
Bir köpeğin sahipliği olması gerektiğini vurgulayan Başkaya, “Devletin canına, malına, varlığına, bütünlüğüne kast edenleri devlet ortadan kaldırıyor. Millet parçalanıyor, milleti parçalayanları da bizim bir şekilde sokaklardan kaldırmamız gerekiyor. Ama ben sokaktan kaldırmakta yetmez diyorum. Biz bunları söylediğimizde tepkiler aldık ancak köpekler insanları hasta ediyor, parçalıyor, korkutuyor, stres altına sokuyor, toplumu ayrıştırıyor, yaban hayatını bitiriyorlar. Şehirlerden ve kırsaldan bunların toplanması bir şekilde artık bu konunun çözüme kavuşturulması gerekiyor. Biz yetkililerden yasal değişiklik bekliyoruz. Bir köpeğin sahipliği olması gerekiyor. Sahipliği değilse devlet bunu alır elbette toplama alanına getirir. Burası barınak veya başka bir sahadır. Burada köpek sadece belli bir süre tutulmalıdır. Bu süre Avrupa’da değişir. Ortalama 1-2 hafta tutulur. Bu süre zarfında sahiplendirilmezse herkesin bildiği gibi uyutulur” diye konuştu.

“Köpektir başıma bir iş gelmez demesinler”
Vatandaşlara uyarılarda bulunan Prof. Dr. Başkaya, “Uzun yıllardır ayı terörü diye haberler yaptık. Bu millet ayılar konusunda da sıkıntı çekti, çekmeye devam ediyor. Şimdi köpekler için de köpek terörü diyoruz. Çünkü hakikaten insanımız korkuyor. Dikkatli olmaları gerekiyor. Masum bir canlıdır gidip onu seveyim derken köpeğin size hafif bir ısırık atması veya harekette bulunması başınızı derde sokabilir. İnsanlarımız kuduzdan ölüyorlar. Okullara yürüme gidip gelen veya bütün vatandaşımız bu köpeklerle akşama kadar haşır neşir oluyor. Köpektir başıma bir iş gelmez demesinler. Çünkü köpeğin bir insanın üzerine yürümesiyle korkma sonucu trafik kazalarında ölenler oluyor” ifadelerini kullandı.

Bizi sosyal medyadan takip edin
blank
Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
21 Şubat, 2026 20:07 tarihinde yayınlandı
Okuma Süresi: 1dk
Yorum: 0

YÖK Başkanı Özvar: OSB-MYO modeli 21 üniversitede 22 MYO’ya ulaştı

Yükseköğretim Kurulu (YÖK) Başkanı Prof. Dr. Erol Özvar, Organize Sanayi Bölgesi (OSB)-Meslek Yüksekokulu (MYO) modelinin Karabük Üniversitesi’nin (KBÜ) içinde yer aldığı 21 üniversitede 22 meslek yüksekokuluna ulaştığını, 7 bin 327 öğrencinin desteklendiğini açıkladı.
Yükseköğretim Kurulu Başkanı Prof. Dr. Erol Özvar, "Organize Sanayi Bölgelerinde Meslek Yüksekokullarının Yaygınlaştırılması" toplantısında OSB-MYO modeline ilişkin güncel verileri paylaştı.
Yükseköğretim Kurulunda düzenlenen toplantıda konuşan Prof. Dr. Erol Özvar, üretimle entegre mesleki eğitim modeli olan OSB-MYO uygulamasının 21 üniversitede 22 meslek yüksekokuluna ulaştığını bildirdi. Özvar, 119 programda 7 bin 327 öğrencinin desteklendiğini belirterek modelin mesleki eğitimi doğrudan üretim süreçleriyle buluşturduğunu ifade etti.
Özvar, "OSB-MYO modeli, mesleki eğitimi üretimle buluşturan ve mezunlarımızın istihdama katılımında somut sonuçlar veren güçlü bir uygulama olarak büyümeye devam ediyor. Bugün 21 üniversitemizde 22 OSB-MYO faaliyet gösteriyor. 119 programda 7 bin 327 öğrencimizi destekliyoruz. Bu okullarımıza sağlanan destek tutarı 110 milyon TL’ye ulaşmış durumda. Önümüzdeki yıl desteklenen öğrenci sayısının 9 bini aşmasını, destek miktarının ise 130 milyon TL’nin üzerine çıkmasını öngörüyoruz." dedi.
Toplantıda, modelin güçlendirilmesi ve yaygınlaştırılması konusunda ilgili kurumlarla iş birliği içinde çalışılmaya devam edileceği vurgulandı.
Model kapsamında Karabük Üniversitesi (KBÜ) TOBB Teknik Bilimler Meslek Yüksekokulu da yer alıyor. Organize Sanayi Bölgesi içinde konumlanan yüksekokulda öğrenciler üretim ortamında uygulamalı eğitim alma imkânı buluyor.
Karabük Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Fatih Kırışık ise OSB’lerde kurulan meslek yüksekokullarına sağlanan desteklerin öğrencilerin mesleki becerilerinin gelişmesi ve iş hayatına uyum sağlamaları açısından önemli olduğunu belirtti.
Kırışık, 2024 yılı için destek almaya hak kazanan 8 programla üniversitenin bölge sanayisiyle iş birliğinin daha da güçlendiğini ifade etti.

Bizi sosyal medyadan takip edin