Reklam
Reklam
prof dr gercekcioglu sicakliga dayanikli yeni bitkiler ortaya cikacak GgE6cV7f jpg
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
24 Eylül, 2024 16:15 tarihinde yayınlandı
0

Prof. Dr. Gerçekcioğlu: “Sıcaklığa dayanıklı yeni bitkiler ortaya çıkacak”

Mevsim normallerinin üzerinde seyreden hava sıcaklıkları bitkilerin strese girmesine neden oluyor. Tarımsal üretimi tehdit eden sıcaklıkların bitkiler üzerinde etkilerinden bahseden Tokat Gaziosmanpaşa Üniversitesi Ziraat Fakültesi Meyve Yetiştirme ve Islahı Anabilim Dalı öğretim üyesi Prof. Dr. Resul Gerçekcioğlu, sıcaklığa bağlı bir çok bitkinin yok olabileceğini belirtti.

Türkiye genelinde artan kuraklık ve aşırı sıcaklıklar, bitki örtüsü üzerinde ciddi olumsuzluklara neden olmasının yanı sıra olumlu değişimlere de neden olabiliyor. Sıcaklık faktörüne bağlı olarak ekoloji ve bitki deseninde değişimlerin yaşandığına dikkat çeken Prof. Dr. Resul Gerçekcioğlu, sıcaklıklara dayanabilen yeni bitkilerin ortaya çıkacağını söyledi.

“Ekoloji ve bitki deseni değişiyor”

Çiçek açan ağacın yüzde 25’i iki yıl üst üste meyve verirse ağacın intihar ettiğini söyleyen Prof. Dr. Gerçekcioğlu, “Hangi bitki olursa olsun açan çiçeklerin tamamı asla meyveye dönmez. Onun normal kabul ettiğimiz bir süreci vardır. Diyelim ki 100 çiçekten 10 tanesi meyve verebilir. Bu normal kabul edilebilir. Bunu birazcık üstü belki tolere edilir. Ama iki katı, diyelim ki 100 çiçekten 25 tanesi üst üste 2 yıl meyve verdiğini düşünün. Biz buna rastlıyoruz. Ağaçlarda intihar etme diye bir şey de var. Yani ağaç kuruyor. Ağaç bir şekilde ölümüne gidiyor. Dolayısıyla normali neyse aslında onu yakalamak lazım. Ama işte bu küresel ısınma hakikaten bu ve buna benzer birçok olumsuzluklara da sebep olabilir. Bundan sonra böyle şeylere rastlarsak da yadırgamayalım. Ekoloji değişiyor. Bitki deseni de değişiyor. Belki birçok bitki hakikatte bu anlamda yok olacak. Belki bu kadar sıcaklığa dayanabilen yeni bitkilerin ortaya çıkması yaşanacak” dedi.

Bizi sosyal medyadan takip edin
barude filistinin dunu bugunu ve yarini anlatildi YbJlKGrF
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
15 Mayıs, 2026 00:07 tarihinde yayınlandı
0
0

BARÜ’de Filistin’in dünü, bugünü ve yarını anlatıldı

Bartın Üniversitesinde (BARÜ) Filistin’in geçmişten günümüze tarihi süreci anlatılırken bölgede yaşanan insanlık dramına dikkat çekildi.

Bartın Üniversitesi (BARÜ) Filistin’de yaşanan insanlık dramına dikkat çekmek ve toplumsal farkındalığı artırmak hedefiyle çalışmalarını sürdürüyor. Bu doğrultuda Kariyer Planlama Uygulama ve Araştırma Merkezi tarafından “Ölümcül ve Ölümsüz Kimliklerin Coğrafyası: Filistin’in Dünü, Bugünü ve Yarını” başlıklı bir program düzenlendi. Filistin meselesinin farklı boyutlarıyla ele alındığı etkinlikte konuşmacı olarak İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Tarih Bölümünden Prof. Dr. Hasan Hüseyin Güneş yer aldı.

Rektör Akkaya, boykota devam edilmesinin önemini vurguladı

Programın açılışında konuşan BARÜ Rektörü Prof. Dr. Ahmet Akkaya, “Bugün burada ölümcül ve ölümsüz kimliklerin coğrafyasını konuşacağız. Aklımıza burada şair Mehmet Akif İnan geliyor. ‘Mescid-i Aksayı gördüm düşümde. Bir çocuk gibiydi ve ağlıyordu.’ Bu dizelerde ifade edilen Mescid-i Aksa’da 2,5 yıldır insanlığa sığmayan bir zulüm yaşatılıyor. Bu noktada bizler ne kadar somut adım atarsak o kadar kıymetlidir. Lütfen, her daim boykota devam edelim. Çocuklar öldü, kadınlar öldü, aileler dağıldı. Yaşanan acılarını unutmayalım, boykotu uygulayalım.” ifadelerini kullandı.

Filistin meselesini toplumsal hafıza, insan onuru, hukuk ve vicdan çerçevesinde değerlendiren Prof. Dr. Hasan Hüseyin Güneş, Filistin’de bir halkın kendi vatanında nasıl görünmez kılınmaya çalışıldığını ve buna rağmen kimliğini, hafızasını ve yaşama iradesini nasıl koruduğunu anlattı.

“Filistin’de kimlik, hafıza ve insanlık mücadelesi yaşanıyor”

Konuşmasında “ölümcül kimlik” ve “ölümsüz kimlik” kavramlarını değerlendiren Prof. Dr. Güneş, “Ölümcül kimlik, bir halkı insan olarak değil; tehdit, güvenlik sorunu ya da ortadan kaldırılması gereken bir engel olarak görmeye dayanıyor. Buna karşılık ölümsüz kimlik ise yıkılan evlere rağmen saklanan anahtarlarda, boşaltılan köylere rağmen yaşatılan hatıralarda, kaybedilen çocukların isimlerinde ve bir halkın sesini dünyaya duyurma kararlılığında varlığını sürdürüyor.” dedi.

Programda Gazze’de yaşanan insani dram detaylarıyla anlatıldı. Bombardımanlar, zorunlu göç, açlık, susuzluk, yıkılan hastaneler, okullar, ibadethaneler ve evlerin yalnızca savaşın bir sonucu olarak görülemeyeceği ifade edildi. Bir okulun yıkılmasının çocukların geleceğini, bir hastanenin vurulmasının yaralıların yaşama hakkını, bir evin yok edilmesinin ise aile hafızasını ve güven duygusunu ortadan kaldırdığı da vurgulandı.

İlgiyle takip edilen program, Filistin meselesinin insanlığın adalet, hukuk ve vicdan sınavı olduğuna dikkat çekilmesi ve bu konuda farkındalığı artırmaya yönelik çalışmaların sürdürülmesi gerektiği mesajıyla sona erdi.

Bizi sosyal medyadan takip edin