karabuk
İmsak 06:04
Güneş 07:29
Öğle 13:08
İkindi 16:07
Akşam 18:37
Yatsı 19:57
İftara kalan son --:--
Namaz Vakitleri
Karabük Postası tarafından
19 Ağustos, 2014 11:00 tarihinde yayınlandı
Okuma Süresi: 2dk
Yorum: 0

POMPEİOPOLİS Antik Kentinde Kazı Çalışmaları Başladı

KASTAMONU Paflagonya’nın başkenti Pompeiopolis Antik Kenti’nde 9. sezon kazı çalışmaları başladı. Kastamonu’nun Taşköprü ilçesinde daha önce Almanya Münih Üniversitesi tarafından yürütülen kazı çalışmaları, Kazı Başkanı Prof. Dr. Latife Summerer’in Kastamonu Üniversitesi’ne geçmesi sonucu Kastamonu Arkeoloji Müzesi tarafından başlatıldı. Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından yürütülen kazı çalışmalarını, Kastamonu Arkeoloji Müzesi gerçekleştiriyor. Uzmanlar ve arkeologlar tarafından Efes Antik Kenti ve Gaziantep Zeugma’nın bir benzeri olarak nitelendirilen Pompeiopolis Antik Kenti’nde kazı çalışmaları başladı. Taşköprü Belediye Başkanı Hüseyin Arslan, Roma dönemine ait villa da yürütülen kazılarda Roma dönemine kadar inildiğini ve villadaki en eski döneme kadar kalıntılara ulaşıldığını ifade ederek, kazı çalışmalarına ışık tutması bakımından bunun kendileri için sevindirici olduğunu kaydetti. Kazı çalışmalarının Eylül ayının ortalarına kadar devam etmesini beklediklerini açıklayan Arslan, şunları söyledi: “Taşköprü için çok kıymetli bir bölgemiz olan Pompeipolis Antik Kentinde bu yıl kazılarımız devam edecek. Bu yıl 9’uncusunu yapacağız inşallah. Kazı ekibimiz Taşköprü’ye geldi ve hazırlıklarını sürdürüyor. Yine Kültür ve Turizm Bakanlığından gerekli izin alındı. Yurt dışından arkeologlar ve ilimizden bir gurubun katıldığı ayrıca Türkiye’den değişik üniversitelerden ilçemize gelen öğretim görevlileri ve öğrencilerle bu yıl kazılarımız tekrar devam edecek. Kazı alanında bir sunum merkezi yapıldı. Yakın bir zamanda burasının açılışını yapacağız.” Taşköprü’de DSİ 23. Bölge Müdürlüğü tarafından kapsamlı bir şekilde dere ıslah çalışmalarının devam ettiğini aktaran Hüseyin Arslan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Bu, ilçemize değişik bir yapı ve görsellik kazandıracak. Taşköprü Belediyesi olarak projelerimize ara vermeden devam ediyoruz. Bir önceki dönemde yarım kalan projelerimiz vardı. Bunları tamamlamaya çalışıyoruz. Bizim için hayati bir konu olan Organize Sanayi Bölgesi’nin programa girmesini sağladık ve şu anda kamu yararı kararı çıkmak üzerede. Bu karar çıktıktan sonra mütevelli heyeti oluşturduk gerekli müdür ve personellerin ataması da yapıldı. İnşallah kısa sürede de kamulaştırma çalışmaları tamamlanıp alt ve üst yapı ihalelerini yapmayı istiyoruz. Bu konudaki çalışmalarımız büyük bir titizlikle devam ediyor. Biran önce Taşköprü’ye OSB alanını kavuşturmak hedefliyoruz.” İçme suyu ile ilgili Hasanlı göletinin ihalesinin yapıldığını anlatan Başkan Arslan, sözlerine şöyle devam etti: “Yüklenici firmaya yer teslimi yapıldı. Yüklenici firma çalışmalarına başladı. Bize, bundan sonraki süreçte firmanın çalışmalarını takip etmek kalıyor. Ayrıca, ödeneklerin biran önce çıkarılmasını sağlayıp kısa zamanda Taşköprü’ye içme suyunu kendi cazibesiyle gelen bir su noktasında Taşköprülülerle buluşturacağız. Biz bu arada şehir şebekesini yenilemeyle ilgili proje hazırlama aşamasındayız. Şehrin şebekesini yenilemeyi planlıyoruz. İnşallah bu projemiz önümüzdeki günlerde tamamlanıp ihale sürecini başlatacağız. Şu an fizibilite çalışmaları devam ediyor. Henüz bir maliyet ortaya çıkmadı. Fakat 24 kilometrenin üzerinde bir şehir şebekesi yenilecek." Taşköprü Milli Eğitim Müdürlüğü’nün İl Özel İdaresi aracılığıyla yaptığı yatırımların bulunduğunu ifade eden Belediye Başkanı Arslan, şunları söyledi: “16 derslikli bir Kız Meslek Lisesi ile 200 kişilik yurt inşaatımız bitmek üzere. Belediyemiz tarafından burasının yerini biz, sağladık. İnşaatı devam ediyor, inşallah yakın zamanda tamamlanacak. Eğitim noktasında ilçemize güzel bir ivme kazandırdı. Bu sene ayrıca Fen Lisesi’nin ilçemize kazandırılmasını sağladık. İnşallah Fen Lisesi de Taşköprü’nün özellikle Orta Öğretim noktasındaki üniversiteye girişteki başarısında önemli bir rol oynayacağını düşünüyorum. İlimizde ikinci Fen Lisesinin Taşköprü’ye kazandırılması bizim açımızdan son derece önemlidir.” Başkan Arslan, ilçeye daha büyük yatırımların kazandırılması noktasında çalıştıklarını sözlerine ekledi.
Bizi sosyal medyadan takip edin
blank
Berkay Doğan tarafından
21 Şubat, 2026 08:30 tarihinde yayınlandı /Güncelleme: 20.02.2026 15:10
Okuma Süresi: 2dk
Yorum: 0

ÇOCUĞUNUZUN SESSİZ ÇIĞLIĞINI DUYUN!

Her geçen gün artan akran zorbalığı vakaları toplumda ciddi endişe yaratıyor. Çocuklar ve gençler arasında giderek yaygınlaşan bu sorun, çoğu zaman fark edilmeden ilerleyerek ağır sonuçlara yol açabiliyor.

Son yıllarda akran zorbalığının ulaştığı boyut, toplumda ciddi endişe yaratıyor. Pek çok çocuk ve gencin fiziksel ve psikolojik olarak etkilendiği bu sorun, bazı vakalarda şiddetin en ağır biçimlerine kadar uzanıyor. Neredeyse her gün çocukların bıçaklandığı ya da hayatını kaybettiği olayların gündeme gelmesi, akran zorbalığının ne denli acil bir mesele olduğunu gözler önüne seriyor.

Türkiye genelinde olduğu gibi Karabük’te de benzer olayların artış göstermesi, hem eğitim camiasında hem de aileler arasında kaygıyı artırıyor.

Okullarda ve dijital platformlarda giderek yaygınlaşan akran zorbalığı, artık belirli bir nedene bağlı olmaksızın çocukların ve gençlerin yaşamını olumsuz etkiliyor. Uzmanlar, günümüzde yaşanan zorbalık vakalarının önemli bir kısmında net bir sebep bulunmadığına dikkat çekiyor. Dış görünüş, sessiz bir kişilik yapısı, akademik başarı ya da başarısızlık gibi herhangi bir özellik, zorbalık için yeterli gerekçe olarak görülebiliyor.

Eğitimciler, sosyal medyanın etkisiyle zorbalığın biçim değiştirdiğini vurguluyor. Fiziksel ve sözlü zorbalığın yanı sıra dışlama, alay etme, küçük düşürücü paylaşımlar ve mesajlaşma yoluyla yapılan siber zorbalık vakalarında ciddi bir artış yaşanıyor. Bu durum, mağdur öğrencilerin akademik başarısını düşürürken; kaygı bozukluğu, özgüven kaybı ve sosyal içe kapanma gibi psikolojik sorunlara da yol açıyor.

Zorbalığa maruz kalan birçok çocuk, neden hedef alındığını anlayamazken zamanla suçu kendinde aramaya başlıyor. Uzmanlar, bu süreçte ailelerin ve öğretmenlerin çocukları yakından gözlemlemesinin ve erken müdahalenin büyük önem taşıdığını belirtiyor.

Milli Eğitim camiasında ise akran zorbalığına yönelik farkındalık çalışmalarının artırılması gerektiği ifade ediliyor. Okullarda rehberlik servislerinin daha aktif rol üstlenmesi, yalnızca mağdur öğrencilerin değil, zorbalık yapan çocukların da desteklenmesi gerektiği vurgulanıyor. Uzmanlara göre, zorbalık davranışlarının altında yatan nedenler ele alınmadan kalıcı bir çözüm sağlanması mümkün değil.

Yetkililer, akran zorbalığıyla mücadelenin erken yaşta empati eğitimi, açık iletişim ve güvenli okul ortamlarının oluşturulmasıyla mümkün olabileceğine dikkat çekiyor. Zorbalığın bireysel olduğu kadar toplumsal bir sorun olduğuna işaret edilirken, yaşanan olayların zaman zaman şiddet ve ölümle sonuçlanmasının tehlikenin boyutunu açıkça ortaya koyduğu belirtiliyor.

.

Bizi sosyal medyadan takip edin