Reklam
Reklam
polislerin hayrina camii cemaati ve ogrencilere ikramda nKE5NXwS
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
13 Aralık, 2024 16:52 tarihinde yayınlandı
0

Polislerin hayrına camii cemaati ve öğrencilere ikramda

Çaycuma Seka Site Camii’nde Cuma namazı çıkışında cemaat ve öğrenciler için düzenlenen ikramlar, toplumsal dayanışma ve vefa duygusunu pekiştirmeye devam ediyor.

Bu hafta camide 500 kişilik çorba, İmam Hatip Lisesi Tatbikat Camii’nde ve İmam Hatip Ortaokulu mescidinde ise toplamda 300 simit dağıtıldı. İkramlar, 23 Eylül 2024 tarihinde İstanbul’da şehit olan Polis Memuru Şeyda Yılmaz ile Çaycuma İlçe Emniyet Müdürlüğü’nde uzun yıllar görev yapan ve vefat eden Polis Memuru Cavit Gümüş’ün hayrına gerçekleştirildi.

Etkinlikte, ilçede görev yapan emniyet mensupları, camii cemaatine ve öğrencilere kendi elleriyle ikramlarda bulundu. Yapılan açıklamada polislerin, toplum huzurunu ve güvenliğini sağlamak için cesaretle görev yaptığı vurgulanarak, “Polislerimiz toplumun sessiz kahramanları, adaletin simgesi ve karanlıkta ışık olan fedakâr yüreklerdir. Onların özverisiyle huzur içinde yaşıyoruz ve onlara minnettarız” ifadelerine yer verildi.

Çaycuma Seka Site Camii Derneği’nden yapılan açıklamada, Şehit Polis Şeyda Yılmaz ve Merhum Polis Memuru Cavit Gümüş şahsında tüm şehit polislere Allah’tan rahmet dilenirken, kahraman gaziler ve görevdeki polis memurlarına teşekkür edildi.

Cami derneği yetkilileri, bu tür etkinliklerin toplumsal birlik ve beraberliğe önemli katkılar sunduğunu belirterek, organizasyona destek veren herkese teşekkür etti.

Bizi sosyal medyadan takip edin
barude filistinin dunu bugunu ve yarini anlatildi YbJlKGrF
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
15 Mayıs, 2026 00:07 tarihinde yayınlandı
0
0

BARÜ’de Filistin’in dünü, bugünü ve yarını anlatıldı

Bartın Üniversitesinde (BARÜ) Filistin’in geçmişten günümüze tarihi süreci anlatılırken bölgede yaşanan insanlık dramına dikkat çekildi.

Bartın Üniversitesi (BARÜ) Filistin’de yaşanan insanlık dramına dikkat çekmek ve toplumsal farkındalığı artırmak hedefiyle çalışmalarını sürdürüyor. Bu doğrultuda Kariyer Planlama Uygulama ve Araştırma Merkezi tarafından “Ölümcül ve Ölümsüz Kimliklerin Coğrafyası: Filistin’in Dünü, Bugünü ve Yarını” başlıklı bir program düzenlendi. Filistin meselesinin farklı boyutlarıyla ele alındığı etkinlikte konuşmacı olarak İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Tarih Bölümünden Prof. Dr. Hasan Hüseyin Güneş yer aldı.

Rektör Akkaya, boykota devam edilmesinin önemini vurguladı

Programın açılışında konuşan BARÜ Rektörü Prof. Dr. Ahmet Akkaya, “Bugün burada ölümcül ve ölümsüz kimliklerin coğrafyasını konuşacağız. Aklımıza burada şair Mehmet Akif İnan geliyor. ‘Mescid-i Aksayı gördüm düşümde. Bir çocuk gibiydi ve ağlıyordu.’ Bu dizelerde ifade edilen Mescid-i Aksa’da 2,5 yıldır insanlığa sığmayan bir zulüm yaşatılıyor. Bu noktada bizler ne kadar somut adım atarsak o kadar kıymetlidir. Lütfen, her daim boykota devam edelim. Çocuklar öldü, kadınlar öldü, aileler dağıldı. Yaşanan acılarını unutmayalım, boykotu uygulayalım.” ifadelerini kullandı.

Filistin meselesini toplumsal hafıza, insan onuru, hukuk ve vicdan çerçevesinde değerlendiren Prof. Dr. Hasan Hüseyin Güneş, Filistin’de bir halkın kendi vatanında nasıl görünmez kılınmaya çalışıldığını ve buna rağmen kimliğini, hafızasını ve yaşama iradesini nasıl koruduğunu anlattı.

“Filistin’de kimlik, hafıza ve insanlık mücadelesi yaşanıyor”

Konuşmasında “ölümcül kimlik” ve “ölümsüz kimlik” kavramlarını değerlendiren Prof. Dr. Güneş, “Ölümcül kimlik, bir halkı insan olarak değil; tehdit, güvenlik sorunu ya da ortadan kaldırılması gereken bir engel olarak görmeye dayanıyor. Buna karşılık ölümsüz kimlik ise yıkılan evlere rağmen saklanan anahtarlarda, boşaltılan köylere rağmen yaşatılan hatıralarda, kaybedilen çocukların isimlerinde ve bir halkın sesini dünyaya duyurma kararlılığında varlığını sürdürüyor.” dedi.

Programda Gazze’de yaşanan insani dram detaylarıyla anlatıldı. Bombardımanlar, zorunlu göç, açlık, susuzluk, yıkılan hastaneler, okullar, ibadethaneler ve evlerin yalnızca savaşın bir sonucu olarak görülemeyeceği ifade edildi. Bir okulun yıkılmasının çocukların geleceğini, bir hastanenin vurulmasının yaralıların yaşama hakkını, bir evin yok edilmesinin ise aile hafızasını ve güven duygusunu ortadan kaldırdığı da vurgulandı.

İlgiyle takip edilen program, Filistin meselesinin insanlığın adalet, hukuk ve vicdan sınavı olduğuna dikkat çekilmesi ve bu konuda farkındalığı artırmaya yönelik çalışmaların sürdürülmesi gerektiği mesajıyla sona erdi.

Bizi sosyal medyadan takip edin