Çaycuma Seka Site Camii’nde Cuma namazı çıkışında cemaat ve öğrenciler için düzenlenen ikramlar, toplumsal dayanışma ve vefa duygusunu pekiştirmeye devam ediyor.
Bu hafta camide 500 kişilik çorba, İmam Hatip Lisesi Tatbikat Camii’nde ve İmam Hatip Ortaokulu mescidinde ise toplamda 300 simit dağıtıldı. İkramlar, 23 Eylül 2024 tarihinde İstanbul’da şehit olan Polis Memuru Şeyda Yılmaz ile Çaycuma İlçe Emniyet Müdürlüğü’nde uzun yıllar görev yapan ve vefat eden Polis Memuru Cavit Gümüş’ün hayrına gerçekleştirildi.
Etkinlikte, ilçede görev yapan emniyet mensupları, camii cemaatine ve öğrencilere kendi elleriyle ikramlarda bulundu. Yapılan açıklamada polislerin, toplum huzurunu ve güvenliğini sağlamak için cesaretle görev yaptığı vurgulanarak, “Polislerimiz toplumun sessiz kahramanları, adaletin simgesi ve karanlıkta ışık olan fedakâr yüreklerdir. Onların özverisiyle huzur içinde yaşıyoruz ve onlara minnettarız” ifadelerine yer verildi.
Çaycuma Seka Site Camii Derneği’nden yapılan açıklamada, Şehit Polis Şeyda Yılmaz ve Merhum Polis Memuru Cavit Gümüş şahsında tüm şehit polislere Allah’tan rahmet dilenirken, kahraman gaziler ve görevdeki polis memurlarına teşekkür edildi.
Cami derneği yetkilileri, bu tür etkinliklerin toplumsal birlik ve beraberliğe önemli katkılar sunduğunu belirterek, organizasyona destek veren herkese teşekkür etti.


Polislerin hayrına camii cemaati ve öğrencilere ikramda
Karabük’ün Son Mücellidi Yarım Asırlık Emanetini Üniversiteye Bağışladı
Karabük’te yıllardır kitap ciltleme sanatıyla uğraşan “son mücellit” olarak tanınan Sinan Haşlaman, yarım asrı aşkın süredir kullandığı meslek eşyalarını üniversiteye bağışladı. Geleneksel sanatların unutulmaması için anlamlı bir adım atan Haşlaman, hem öğrencilerle tecrübelerini paylaştı hem de uygulamalı olarak kitap ciltleme tekniklerini anlattı.
İlahiyat Fakültesi atölyesinde gerçekleştirilen etkinlikte öğrenciler, yılların ustasının elinde adeta geçmişe yolculuk yaptı. Kitapların nasıl sökülüp formalara ayrıldığını, iplikle nasıl yeniden dikildiğini ve geleneksel yöntemlerle nasıl sağlam hale getirildiğini uygulamalı olarak gösteren Haşlaman, mesleğin sabır ve emek istediğini söyledi.
Çocuk yaşta mesleğe başladığını anlatan Sinan Haşlaman, babasının kitap sevgisinin hayatını değiştirdiğini belirterek şu ifadeleri kullandı:
“Benim babam kitap hastasıydı, kitapları çok severdi. Mustafa Usta’nın yanına babam beni çırak olarak verdi. İlkokulda yaz tatillerinde çalışırdım ve para kazanıp tatil yapardım. Kastamonu’da eğitimimi tamamladım. İşin ne olduğu önemli değil, her zaman çalışırım. Bir kitabı sökerken formalara ayırıyorum. Şayet ipli ise sökerek dikme işlemini yapıyoruz. İnce bir kitap ise daha pratik oluyor, yapıştırıcı kullanarak yapıyorum. Bazen kitap cildi için kanaviçe kullanırız. Bu çok sağlam olur. Gençlere bu işi öğretmek isterim. Biraz sabır gerektiren bir meslek ama alışınca çok kolay olduğunu anlarsınız ve vazgeçemezsiniz.”
1970’li yıllarda demir çelik fabrikalarında çalışmaya başladığını ifade eden Haşlaman, 27 yıl fabrikada görev yaptığını, emekliliğin ardından ise 20 yıl özel sektörde çalışmayı sürdürdüğünü söyledi. Ancak kitap ciltleme sanatından hiçbir zaman kopmadığını vurgulayan Haşlaman, bugün sahip olduğu tüm bilgi birikimini genç kuşaklara aktarmak istediğini dile getirdi.
Etkinliğe Geleneksel El Sanatları Bölümü öğrencilerinin yanı sıra Kültürel Miras Taşıyıcısı Hattat Niyazi Ünal, Dr. Öğr. Gör. Safranbolu ŞYD MYO El Sanatları Bölüm Başkanı Durmuş Gür, Öğr. Gör. Dilek Çelik, Arş. Gör. Ufuk Deveci de katıldı.
Katılımcılar, Sinan Haşlaman’ın bağışladığı tarihi ekipmanların gelecek nesillere aktarılacak önemli bir kültürel miras olduğunu ifade ederken, öğrenciler de ustadan birebir eğitim alma fırsatı bulmanın heyecanını yaşadı.

