Karabük’te polisin dur ihtarına uymayıp kaçan araba şoförü yaşanan kovalamaca sonrası orta sokakta kıskıvrak yakalandı. Dakikalarca polisin alkol metreyi üfletmek için efor sarf ettiği şoför Murat Ö., alkol metreyi üflememek için evvel güvenlik amiri olduğunu, sonra konuk olduğunu en son ise kendisinin değil yanındaki arkadaşının sürücü olduğunu tez eti.
Alkol metreyi üfleyemeyince polis grupları tarafından karakola getirilen şoförün burada yapılan alkol metre ölçümünde 2.65 promil alkollü olduğu tespit edilerek, 30 bin 540 TL ceza kesildi.
Edinilen bilgiye nazaran, merkeze bağlı 100. Yıl Mahallesinde uygulama noktasında polisin dur ihtarına uymayan 34 BCN 983 plakalı araba kaçmaya başladı. Bir müddet kaçarak orta sokakta bina ortasına park ederek polislerden kurtulmaya çalışan şahıslar Trafik takımları kıskıvrak yakaladı. Araba şoförü Murat Özcan ve yanındaki arkadaşının alkolden ayakta durmakta zorlanırken, dakikalarca trafik gruplarına direndi. Kendisinin şoför olmadığını yanındaki arkadaşının şoför olduğunu sav eden Özcan, dakikalarda alkol metreyi üflememek için polislere lisan dökmeye çalıştı.
Önce kendisinin güvenlik amiri olduğunu söyleyen, daha sonra ise konuk olduğunu tabir ederek yanındaki arkadaşının şoför olduğunu argüman etti. Trafik polisinin sürücü sensin demesine karşın, alkol metreyi üflemekte zorlanan şoför ile yanındaki arkadaşı karakol takımları tarafından polis otosuna bindirilerek karakola getirildi. Grup otosuna binerken, aklı aracında kalan şoför en azından kapılarını kitleyim diyerek polise lisan dökmeye çalıştı.
Karakolda alkol metre ile ölçümü yapılan şoförün 2.65 promil alkollü olduğu aracın da muayenesiz olduğu belirlendi. Alkollü araç kullanmak, dur ihtarına uymamak, trafik güvenliğini tehlikeye sokmak, muayenesiz araç kullanmak üzere hususlardan toplam 30 bin 540 TL para cezası kesilirken, ehliyetine de 6 ay el konularak, araba de bağlanarak otoparka çekildi.


Polisin 2.65 promil alkollü sürücü ile imtihanı
HANİ, ANAYASA MADDE 79’A GÖRE YSK KARARLARI KESİNDİ !
Yüksek Seçim Kurulu (YSK) ve ilgili ilçe/il seçim kurulları, CHP’nin 2023 yılında yapılan 38. Olağan Kurultayı’nın ardından yasal süreçleri işletmiş ve kurultay sonuçlarını tescil ederek resmiyet kazandırmıştır.
Yüksek Seçim Kurulu (YSK) kararları kesindir ve başka bir idari veya adli mahkemeye (Danıştay, Yargıtay veya İdare Mahkemeleri) taşınamaz.
Neden Taşınamaz?
YÜKSEK SEÇİM KURULU KARARLARI ANAYASA İLE GÜVENCE ALTINA ALINMIŞTIR.
Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın 79. maddesi gereğince, YSK’nın kararları aleyhine başka hiçbir mercie veya kanun yoluna başvurulamaz.
Seçimlerin yargı denetimini ve genel yönetimini tek başına YSK yürütür ve verdiği son kararlar kesindir.
Anayasa Mahkemesi’ne (AYM) bireysel başvuru hakkı vardır, ancak YSK’nın seçimlere ilişkin kararları Anayasa tarafından yargı denetimi dışında tutulduğu için AYM’nin bu kararları iptal etme veya değiştirme yetkisi bulunmamaktadır.
Benzer şekilde, YSK kararları doğrudan Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) önüne de götürülemez.
Buna rağmen Ankara Bölge Adliye Mahkemesi (BAM) 36. Hukuk Dairesi, CHP kurultay davasında, Özgür Özel ile parti yönetiminin tedbiren görevden uzaklaştırılmasına, Kemal Kılıçdaroğlu ile yönetiminin görevi devralmasına karar verdi.
İlginç ve düşündürücü olan şu;
CHP, mutlak butlak kararının ardından Yüksek Seçim Kurulu’na (YSK) itiraz başvurusu yapmıştı. Dilekçede mutlak butlan kararının ‘madden ve hukuken icrasının imkansız’ olduğu belirtilmiş ve 2025’te yapılan kurultay ve kongrelerde seçilen yöneticilere verilen mazbataların geçerliliğinin tespiti talep edilmişti.
YSK bu itirazı reddetti.
80 yıllık çok partili Türk siyasi tarihinde, bu güne kadar görmediğimiz olaylara tanık oluyoruz. Siyasi hayatı üstün başarılarla dolu(!) CHP eski genel başkanı Mahkemenin Mutlak Butlan kararı ile partiye geri dönüyor. CHP yi kimse tutamaz artık. İlk genel seçimlerde oyları siler süpürür tek başına iktidar olur!
Mutlak butlan; borçlar hukuku, ticaret hukuku, idare hukuku, medeni hukuk gibi alanlarda sıkça kullanılan bir terim. Bir işlem veya olayın gerçek dünyada gerçekleşmiş olsa bile taşıdığı şartlar gereği hukuken hiç gerçekleşmediğini ifade ediyor.
Kurultaydan 3 yıl sonra, alınan “MUTLAK BUTLAN” kararı ile
– Kemal Kılıçdaroğlu’nun tekrar görevi başına dönmesine karar verildi.
– O tarihten sonra yapılan tüm kurultayların iptal edilmesi gerekiyor.
– O tarihten sonra İstanbul İl Başkanlığı’nda yapılan tüm kurultayların da iptaline karar verildi.
Şimdi sorulması gereken şu;
– Aldığı kararlar geçersiz olacaksa, YSK ne için var?
– CHP’nin 4-5 Kasım 2023 tarihlerinde yapılan 38. Olağan Kurultayı, Şubat 2025 tarihinde eski Hatay Büyükşehir Belediye Başkanı Lütfü Savaş ve bazı kurultay delegelerinin açtığı iptal davasıyla mahkemeye taşındı.
– Kurultayı mahkemeye taşımak bu beylerin 2 yıl sonra mı akıllarına geldi?
Geçersiz sayılan 38. kurultaydan sonra parti 2 kurultay daha yaptı ve bir takım kararlar alındı. Şimdi hepsi iptal öyle mi?
CHP li vekillerin işi çok zor. Bu işin seyri nereye varır diye kestirip ona göre pozisyon alacaklar. Ö.Ö. mi, K.K.mı?
Kendi iradelerini bile açıklayamayıp, havayı kokluyorlar. CHP bölünmenin eşiğine gelmiştir. Oyun kurucuların amacı da buydu zaten.
81 İl Başkanı ortak bir basın açıklaması yaparak tepkisini ortaya koydu ve tarafını belli etti. Bu net tavır ne yazık ki partinin millet vekillerinde yok! KK nın yanında yer alan ciddi sayıda vekil var. Bunların çoğu önceki genel başkanlığında partiye monte ettiği isimler.
Korkarım, bundan sonraki süreçte ülkenin kaderini de bunlar belirleyecek.
Bu nasıl bir görev aşkıdır ki,
K.K. Türk siyasi tarihine en çok nefret edilen isim olarak geçmeyi göze alabiliyor.
Kimsenin şüphesi olmasın.
CHP bu ülkenin kurucu partisidir. Asırlık geçmişinde ne badireler atlatmıştır. Bu süreçten de güçlenerek çıkacaktır.
İlyas Erbay


