Reklam
Reklam

Polis, 100 bin TL dolandırılmaktan kurtardı

Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
28 Kasım, 2024 04:52 tarihinde yayınlandı
0

Bartın’da telefonla kendisini polis olduğunu söyleyen kişilere 58 bin TL para gönderen bir kişi 100 bin TL daha dolandırılmaktan polis tarafından kurtarıldı.

Bartın’da yaşayan H.A’yı, kendisini dün akşam telefonla arayan ve kendisini polis olarak tanıtan bir kişi, terör olayına ismi karıştığı ve operasyon yapılacağını söyleyerek elindeki para ve ziynet eşyalarını istedi. Bunun üzerine ise H.A., hesabında bulunan 18 bin TL’yi, dolandırıcıların verdiği hesaba gönderdi. Ardından ise elindeki döviz ve ziynet eşyalarının 20 bin TL’lik kısmını bozdurarak, kuyumcu yardımıyla dolandırıcıların verdiği hesaba gönderildi.

Sürekli şahsı telefonla arayarak yönlendiren dolandırıcılar, şahıstan tekrar para istedi. Bu kez H.A, elindeki kalan ziynet eşyaları, döviz ve diğer banka hesaplarında kalan parayı çekmek için harekete geçti. Sürekli telefonla konuşan H.A, Yukarıçarşı mevkisinde bulunan bankanın önüne geldi.

Gelinin uyanıklığı polisin dikkati kurtardı

Bu esnada ismini açıklamayan ve H.A’nın gelini olduğu öğrenilen bir kişi, polisi arayarak yardım istedi. Bu esnada cadde üzerine yapılan anons ile banka yakınlarında devriye atan polis ekiplerinin dikkati ile şahıs parayı yatırmadan bulundu. Telefonla arayan kişilerin verdiği M.A. adına iban numarasına 100 bin TL para yatırmaya hazırlandığı esnada bulunan şahsın para yatırmadan önce durduruldu.

Bankada polislere teşekkür eden H.A., çıkışta gazetecilere yaptığı açıklamada, “Dün akşam beni telefonla aradılar, kendilerini polis olarak tanıttılar. Ziynet para göndermemi, ziynet eşyalarını getirmemi ve faturaları alıp, kendilerine yollamamı istediler. Operasyon yapacaklarını bu nedenle parayı istediklerini söylediler. 18 bin TL gönderdim. 40 bin TL de kuyumcudan gönderdik. Ben sonradan uyandım ama 58 bin TL’yi kaptırdık. Şimdi de 100 bin TL istemişlerdi. Bankaya gelirken de gözlerim polis aradı onlara verecektim ama polis bulamadım. Son anda gerçek polisler yetişti. Biz kandık ama kimse inanmasın” diye konuştu.

Basına sunum

Bartın Valiliğinde güvenlik güçleri tarafından yapılan asayiş toplantısının ardından basın mensuplarına kentteki dolandırıcılık olayları, yöntemleri konusunda sunum yapıldı. Sunumda son dönemlerde sosyal medya üzerinden ucuz ürün reklamı ile yapılan, telefonla polis ve savcı olarak tanıtarak, internet siteleri klonlanarak ve sosyal medya üzerinden uygunsuz resimlerle yapılan tehdit yada şantaj yoluyla yapılan dolandırıcılık gibi olaylarda kullanılan yöntemler hakkında da bilgi verildi.

Vali’den uyarı

Toplantıya başkanlık eden Bartın Valisi Nurcan Arslan, yaptığı uyarıda özellikle telefonla ve internet üzerinden yapılan dolandırıcılık olaylarına karşı insanların uyanık olmalarını istedi. Polis ve savcının suç durumunda asla kimseyi aramadığını ve para istemediğini vurgulayan Arslan, bu tür olaylara şahit olan üçüncü kişilerin ise polise aramaları konusunda çağrıda bulundu.

Bizi sosyal medyadan takip edin
gwa
İlyas Erbay Avatarı
İlyas Erbay
16 Haziran, 2026 11:33 tarihinde yayınlandı
Yapay Zeka
Yazıyı sesli dinle
0

KALDIRIN ARADAKİ ASALAKLARI, ÜRETİCİ DE KAZANSIN, TÜKETİCİ DE.

Geçtiğimiz ay, Ticaret Bakanlığı tarafından zincir marketlere yönelik gerçekleştirilen denetimlerde, sebze ürünlerinde tarladan rafa uzanan tedarik zincirindeki fahiş fiyat artışları ve fahiş kâr oranları belgelenmişti.
Basında, çarşaf çarşaf haber oldu. Devletimiz milletin kanını emen fırsatçılara göz açtırmıyor diye sevinmiştik.

Denetimlerde, Çeri domates ve kırmızı kapya biber gibi ürünlerdeki astronomik fiyat artışları, Hal Kayıt Sistemi üzerinden yapılan incelemelerle ortaya çıkarılmıştı.
Antalya’da toptancıda kilogramı 50 TL olan çeri domatesin, İstanbul’daki bir zincir markette 225 TL ile 250 TL arasında değişen fiyatlarla satışa sunulduğunu basına yansıyan haberlerden öğrenmiştik. Adana’nın Karataş ilçesinde üreticiden veya komisyoncudan kilosu 7 TL’ye alınan kırmızı kapya biberin, aracıların ardından Diyarbakır’daki bir zincir markette tüketiciye 199,99 TL’ye satıldığı tespit edilmişti. Haksız fiyat artışı yaptığı tespit edilen firmaların dosyaları yaptırım uygulanmak üzere kurula iletilmiş, meyve ve sebze fiyatlarında olağanüstü artışlar yaptığı saptanan yüzlerce işletmeye milyonlarca lira idari para cezası kesilmişti.

Değişen ne oldu? Fiyatlar makul seviyelere indi mi? Hayır

Sebze ve meyve zincirindeki aracı tüccarların, ürünün tarladan sofraya gelirken fiyatının katlanmasına, fahiş fiyat artışlarına ve stokçuluğa yol açtıklarını bilmeyen var mı? Ürünlerin üreticiden tüketiciye geçene kadar birçok farklı aracı el değiştirmesi, her aşamada kâr payı eklenerek nihai satış fiyatının yapay şekilde yükselmesine neden oluyor. Bazı aracıların kayıt dışı alım-satım yapması, sahte fatura düzenlemesi veya gerçeğe aykırı beyanlarla piyasadaki fiyat dengesini manipüle etmesi vurgunlara yol açıyor. Ticaret Bakanlığı gibi kurumlar ve Haksız Fiyat Değerlendirme Kurulu, keyfi fiyat artışlarına karşı denetimler yaparak milyonlarca liralık cezalar uygulamakta. Buna rağmen millet fahiş fiyatlardan şikayetçi. Çünkü değişen hiç bir şey yok.

Bu tür haksız uygulamaların önüne geçmek için doğrudan üreticileri tüketiciyle buluşturan e-ticaret modelleri, Tarım Kredi kooperatifleri veya doğrudan üretici pazarları gibi destekleyici sistemleri hayata geçirmek zorundayız.

Denetleyip ceza, kesmek sorunu çözmüyor.
Tedarik Zincirinin Kısaltılması gerekiyor. Aracı sayısını azaltmak için üretici kooperatifleri doğrudan desteklenmeli, üreticinin ürettiği ürünü tüketiciye aracısız ulaştırabileceği dijital ve yerel lojistik ağlar (hal yasası düzenlemeleri ile) kurulmalıdır.

İşin eziyetini çeken üretici, kaymağını yiyen başkaları.
Yeter artık, üreticiyi en kısa yoldan buluşturun tüketiciyle.
Üreten de kazansın, tüketen de.

İlyas Erbay