Reklam
Reklam

Palamut Rusya’ya kaçtı, fiyatlar 50 TL’den 120 TL’ye çıktı

Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
21 Eylül, 2024 16:45 tarihinde yayınlandı
0

Samsun’da geçen hafta tanesi 50 TL’den satılan palamudun fiyatı, balığın Rusya’ya kaçması nedeniyle 120 TL’ye yükseldi.

1 Eylül’den itibaren bolca tezgahları süsleyen palamut hem vatandaşın hem de balıkçıların yüzünü güldürmüştü. Aradan geçen 20 günün ardından palamut daha soğuk sulara doğru göç etmeye başladı. Fiyatı 50 TL’den önce 80 ve 90’a, sonra 100’e çıkan palamudun tane fiyatı bugün de 120 TL’den satılmaya başlandı. Balıkçılar, kaptanların palamudun soğuk sulara doğru göçe başladığını kendilerine aktardığını belirtirken, vatandaş ise tanesi 120 TL’den satılan palamudun pahalı olduğunu söyledi.

“Palamudun Rusya’ya doğru gittiği söyleniyor”

Denizde av yapan kaptanların palamudun Rusya açıklarına doğru kaçmaya başladığını ifade eden balık satıcısı Onurcan Köse, “Palamut sezon başında 50 TL’ydi, yarım kilodan fazlaydı. 800 grama kadar büyüyen palamudu dün 90 TL’ye satmıştık. Karadeniz’deki fırtına dolayısıyla palamut bugün az çıktı. Bundan dolayı palamudun tanesi 120 TL’den satılıyor. Satışlarda bir sıkıntı yaşamadık. Vatandaş rağbet göstermeye devam ediyor. Piyasada aynı palamudu 150 TL’ye de satan var” dedi.

Kaptanların palamudun Rusya’ya doğru gittiğini söylediğini ifade eden Köse, “Balığın durumu belirsiz. Bundan sonra bol da olabilir kaçabilir de. Yeterli palamut stoku da yapılamadı. Gelen palamut günlük olarak şehirlere yetmiyor. Ondan dolayı stoklanamadı. İnşallah palamut tekrar bollaşır ve vatandaş da ucuz yemeye devam eder” diye konuştu.

Yakın zamana kadar palamudun tanesini 50 TL’den alan vatandaşlar da en son palamudu 80-90 TL’ye aldıklarını, fiyatının 120 TL olmasının kendilerine pahalı geldiğini söylediler.

Balıkçı tezgahlarında barbun kilo 80 TL, mezgit kilo 80 TL, istavrit kilo 60 TL, hamsi kilo 200 TL, çinekop kilo 200 TL’den satışa sunuluyor.

Bizi sosyal medyadan takip edin
fevzi aydin 2
Fevzi Aydın Avatarı
Fevzi Aydın
16 Haziran, 2026 14:30 tarihinde yayınlandı
Yapay Zeka
Yazıyı sesli dinle
0

SİYASETE DİZAYN…

DÜŞÜNCE VE GÖRÜŞ

Fevzi Aydın

Yirminci yüzyılın sonlarında, Türk siyasetinin getirdiği ekonomik ve siyasi yıkımla birlikte, ortak akıl mı, dış güçler mi dersiniz, siyaset yeniden dizayn edilmeye başlandı…

Ekonomi, siyaset ve hukuk üçgeniyle halkın sosyo-ekonomik alanlarını kapatan iktidar, milli iradenin, halkın ve toplumun yanında duracağına bugün karşısına geçmiş durumda…

Ulusal ve uluslararası ekonomik sistemle uyuşmayan Cumhur İttifakı ekonomik sistemiyle bozulan sosyo-ekonomi, IMF-Dünya Bankası finansal sistemine bağlanarak, ABD tabanlı ekonomi, acı reçetelerle halkı vurmaya devam ediyor…

İktidar büyük kuruluşlara çeşitli finansal destekler sağlarken, gelir dağılımında halk yararına çözümler yerine, gelir azaltıcı önlemler, kararlar alındı…

Faiz, enflasyon ve fiyat artışlarıyla, büyük erozyona uğrayan çalışma hayatı ve emekli gelirleri, bırakın yerinde saymayı, hızla geri gitmeye devam ediyor…

İktidar, sosyo-ekonomideki kırılganlığı tedavi etmek yerine, piyasanın kendi fiyatlamasıyla gelir dengesini bozmasına, sessiz kalmaya devam ediyor…

Halkın taleplerini görmek yerine, ana muhalefet partisi CHP depremine benzin döken iktidar, CHP’de iki başlı yönetimin ortaya çıkmasında pay sahibi…

2028 yılı seçimlerine doğru siyasi yolda yaşanan siyasal gelişmeler, Türkiye’de siyasetin yeniden dizayn edilmeye başlandığını gösteriyor…

Türk siyasetine çeyrek asır milli irade sloganıyla damga vuran AKP, 2019 yılında Millet İttifakının ortak adayı, CHP İstanbul Beylikdüzü Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’nu aday gösterince, adeta Türk siyasetinde deprem oldu…

Ekrem İmamoğlu, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığını, aynı dönemde iki seçimle kazanarak siyasi gücünü ortaya koydu…

AKP ve MHP’nin seçimlere itirazıyla, sahada kazanılan seçim masada kaybedilmiş oldu…

Yenileme seçimlerine, bu sefer CHP adayı olarak İstanbul Büyükşehir Belediye başkanlığına adaylığını koyan Ekrem İmamoğlu, 13,700 farkla kazandığı ilk seçimi, ikinci defada 806 bin oy farkıyla yeniden kazanarak, Milli İradenin daha fazla gücünü arkasına almış oldu…

Siyaset Hukuk ve Ekonomi üçgeniyle kurulan baskı sistemi, milli iradede tahribat yaparken, iktidar gücü adına ana muhalefet partisinin parçalanışını izlemekte…

Ticari alanda sıklıkla kullanılan kayyım atamaları, iktidar gücü adına, siyasi alanı da kapsama alanına dahil etti…

Cumhur İttifakı, iktidara yakın gördüğü ana muhalefet belediyelerinin kirli çamaşırlarını, kayyım atamalarıyla, ortaya saçtı…

Siyasetin yeni kavramları Kayyım ve Mutlak Butlan gibi hukuki terimlerle, Kayyım atamalarıyla görevden alınan ana muhalefet belediye başkanlıkları, siyasi baskılarla birlikte, Cumhur İttifakına geçmiş oldu…

İktidarın desteğiyle, siyasi arınma adına, Ana Muhalefet Partisi CHP, iki başlı yönetim haline gelirken, bugün parçalanma yolunda…

Milli iradenin seçimini, iktidar gücüyle değiştiren siyasi irade, siyaseti, demokrasi ve siyasetle dizayn etmesi gerektiğini unutarak, siyaseti iktidar gücüyle dizayn etmeyi seçti…

Milli İrade, çizgisinden ayrılan siyaseti, ilk seçimlerde dizayn ederek, demokrasi çizgisine çekebilecek mi?

Düşünce ve görüşlerin ışık olması dileğiyle…