Reklam
Reklam
palamut hamsi istavrit ve mezgitin ardindan bu kez de kefal bereketi yasaniyor DawbOzUH
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
25 Aralık, 2024 12:00 tarihinde yayınlandı
0

Palamut, hamsi, istavrit ve mezgitin ardından bu kez de kefal bereketi yaşanıyor

Karadenizli balıkçılar son 30 yılın en bereketli av dönemini yaşıyor. Döneme palamut bereketli ile başlayan balıkçılar, akabinde hamsi ve istavrit avında bolluk yaşarken, bunu mezgit ve kefal rahmeti izledi.

Faroz Limanına demirleyen teknede ağları kefalle dolu dönen balıkçılar, kefali ağlardan temizlemeye çalışırken, son yılların en bereketli dönemini yaşadıklarını söylediler.

Tekne sahibi Mustafa Yılmaz, bu sene birinci kere bu kadar çok kefal avladıklarını belirterek ağlara takılan kefalin bugüne kadar 2,5 tona yakın olduğunu belirterek “Rize’den Trabzon’a geldik kefale rastladık. Yaklaşık 2-2,5 tona yakın balık aldık. Genelde her sene kefal avlarız lakin bu sene birinci defa bu kadar çok kefal avladık. Buradaki arkadaşlar sağ olsun bize yardım ederek ağlarımızı balıklardan temizlediler” dedi.

Balıkçılardan Hüseyin Yılmaz ise son 30 yılın en bereketli dönemini yaşadıklarını kaydederek “Karadeniz bu sene balık çeşitliliği bakımından en bereketli dönemi diyebiliriz. Son 30 yılda tahminen de bu türlü palamut görülmemişti. Daha evvelki yıllarda kefal avlamıştık bu sene erken oldu. Bizim için erken olması sürpriz oldu. Genelde kefal Ocak, Şubat aylarında daha çok olur” diye konuştu.

Balıkçılardan İbrahim Usta da kefal istikametinden de bol bir dönemi yaşadıklarını kaydederek “Bu dönem Karadeniz, gerek palamut gerekse kefal tarafından bol. Uzun yılladır bu kesimdeyim daha fazlalarını yakaladık fakat artık ki bayağı bol diyebiliriz” formunda konuştu.

Bizi sosyal medyadan takip edin
barude filistinin dunu bugunu ve yarini anlatildi YbJlKGrF
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
15 Mayıs, 2026 00:07 tarihinde yayınlandı
0
0

BARÜ’de Filistin’in dünü, bugünü ve yarını anlatıldı

Bartın Üniversitesinde (BARÜ) Filistin’in geçmişten günümüze tarihi süreci anlatılırken bölgede yaşanan insanlık dramına dikkat çekildi.

Bartın Üniversitesi (BARÜ) Filistin’de yaşanan insanlık dramına dikkat çekmek ve toplumsal farkındalığı artırmak hedefiyle çalışmalarını sürdürüyor. Bu doğrultuda Kariyer Planlama Uygulama ve Araştırma Merkezi tarafından “Ölümcül ve Ölümsüz Kimliklerin Coğrafyası: Filistin’in Dünü, Bugünü ve Yarını” başlıklı bir program düzenlendi. Filistin meselesinin farklı boyutlarıyla ele alındığı etkinlikte konuşmacı olarak İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Tarih Bölümünden Prof. Dr. Hasan Hüseyin Güneş yer aldı.

Rektör Akkaya, boykota devam edilmesinin önemini vurguladı

Programın açılışında konuşan BARÜ Rektörü Prof. Dr. Ahmet Akkaya, “Bugün burada ölümcül ve ölümsüz kimliklerin coğrafyasını konuşacağız. Aklımıza burada şair Mehmet Akif İnan geliyor. ‘Mescid-i Aksayı gördüm düşümde. Bir çocuk gibiydi ve ağlıyordu.’ Bu dizelerde ifade edilen Mescid-i Aksa’da 2,5 yıldır insanlığa sığmayan bir zulüm yaşatılıyor. Bu noktada bizler ne kadar somut adım atarsak o kadar kıymetlidir. Lütfen, her daim boykota devam edelim. Çocuklar öldü, kadınlar öldü, aileler dağıldı. Yaşanan acılarını unutmayalım, boykotu uygulayalım.” ifadelerini kullandı.

Filistin meselesini toplumsal hafıza, insan onuru, hukuk ve vicdan çerçevesinde değerlendiren Prof. Dr. Hasan Hüseyin Güneş, Filistin’de bir halkın kendi vatanında nasıl görünmez kılınmaya çalışıldığını ve buna rağmen kimliğini, hafızasını ve yaşama iradesini nasıl koruduğunu anlattı.

“Filistin’de kimlik, hafıza ve insanlık mücadelesi yaşanıyor”

Konuşmasında “ölümcül kimlik” ve “ölümsüz kimlik” kavramlarını değerlendiren Prof. Dr. Güneş, “Ölümcül kimlik, bir halkı insan olarak değil; tehdit, güvenlik sorunu ya da ortadan kaldırılması gereken bir engel olarak görmeye dayanıyor. Buna karşılık ölümsüz kimlik ise yıkılan evlere rağmen saklanan anahtarlarda, boşaltılan köylere rağmen yaşatılan hatıralarda, kaybedilen çocukların isimlerinde ve bir halkın sesini dünyaya duyurma kararlılığında varlığını sürdürüyor.” dedi.

Programda Gazze’de yaşanan insani dram detaylarıyla anlatıldı. Bombardımanlar, zorunlu göç, açlık, susuzluk, yıkılan hastaneler, okullar, ibadethaneler ve evlerin yalnızca savaşın bir sonucu olarak görülemeyeceği ifade edildi. Bir okulun yıkılmasının çocukların geleceğini, bir hastanenin vurulmasının yaralıların yaşama hakkını, bir evin yok edilmesinin ise aile hafızasını ve güven duygusunu ortadan kaldırdığı da vurgulandı.

İlgiyle takip edilen program, Filistin meselesinin insanlığın adalet, hukuk ve vicdan sınavı olduğuna dikkat çekilmesi ve bu konuda farkındalığı artırmaya yönelik çalışmaların sürdürülmesi gerektiği mesajıyla sona erdi.

Bizi sosyal medyadan takip edin