Reklam
Reklam
Karabük Postası Avatarı
Karabük Postası tarafından
30 Nisan, 2019 14:04 tarihinde yayınlandı
0

Özçelik-İş Sendikası Genel Başkanı Yunus Değirmenci: “1 Mayıs gerçek bir Bayram gibi kutlansın istiyoruz”

Özçelik-İş Sendikası Genel Başkanı Yunus Değirmenci, “1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü, milyonlarca emekçinin talepleri karşılanırsa, problemleri çözüme kavuşursa, ancak o zaman gerçek bir bayram gibi kutlanır. Emekçiler olarak sıkıntılarımız çözüme kavuşsun, 1 Mayıs gerçek bir bayram gibi kutlansın istiyoruz” açıklamasında bulundu.

Genel Başkan Değirmenci, 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü dolayısıyla yazılı bir açıklama yaptı.
1 Mayıs’ın, emeğiyle hayatını kazanan,  alın teriyle ailesinin rızkını temin eden işçilerin sorunlarının çözüme kavuşturulmasına vesile olmasını dileyen Değirmenci, “Bu yıl Konfederasyonumuz Hak-İş, 1 Mayıs’ı Memur-Sen ile birlikte Peygamberler diyarı Şanlıurfa’da kutlama kararı aldı. Biz de bu karar doğrultusunda binlerce üyemizle birlikte alanlarda olacağız. ‘Şanlı’ bir şekilde 1 Mayıs’ı kutlamak için Şanlıurfa’da olacağız. Bu ülkenin kalkınmasına, büyüyüp gelişmesine çok değerli katkılar sunan işçilerin, üyelerimizin talep ve beklentilerini haykıracağız. Önceliklerimizden biri de bugünün, hiçbir kargaşaya meydan vermeden, tam bir birlik ve beraberlik içerisinde, aynı zamanda barış ve kardeşlik çağrılarıyla kutlanmasıdır” ifadelerini kullandı.
“Ülkemizdeki emekçilerin sosyal ve ekonomik şartlarının daha da iyileştirilmesi için 1 Mayıs’ta sessiz yığınların çığlığı olacağız” diyen Değirmenci, “Alanlarda, vergi dilimi uygulamasının altında ezilen işçilerin sesi olacağız. Her şart ve koşulda kıdem tazminatımızı almak istiyoruz diyeceğiz. Taşeron düzenlemesi dışında kalan çalışanlara kadro talebimizi yineleyeceğiz. İş sağlığı ve güvenliğimizi artırın, canımıza kast etmeyin diye haykıracağız. Enflasyon canavarının nefesini kesin diyeceğiz. İşçiyi değil, işsizliği kapı dışarı edin diyeceğiz. Sendikalaşmanın önünü açın diye sesimizi yükselteceğiz. Kısacası çalışanların insanca yaşayabilmelerini sağlanmak için bu kez Şanlıurfa’dan tüm taraflara çağrı yapacağız” diyerek işçilerin sorunlarına dikkat çekti.
1 Mayıs’taki coşku ve kalabalığı fırsat bilerek, toplumsal huzur ve barışı hedef alabileceklere karşı uyanık ve dikkatli olunması gerektiğini kaydeden Değirmenci, “İşçilerin işyerindeki ve toplumsal yaşam içindeki tüm sıkıntılarına rağmen bugünü büyük bir coşkuyla kutlayacağız. Ülkemizde kargaşa ve karışıklık çıkarmak isteyen karanlık odaklara prim vermeden, ülkemizin ve milletimizin milli ve manevi değerlerini ön planda tutarak kutlamalarımızı yapacağız” diyerek tüm emekçilerin 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Gününü kutladı.

Bizi sosyal medyadan takip edin
barude filistinin dunu bugunu ve yarini anlatildi YbJlKGrF
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
15 Mayıs, 2026 00:07 tarihinde yayınlandı
0
0

BARÜ’de Filistin’in dünü, bugünü ve yarını anlatıldı

Bartın Üniversitesinde (BARÜ) Filistin’in geçmişten günümüze tarihi süreci anlatılırken bölgede yaşanan insanlık dramına dikkat çekildi.

Bartın Üniversitesi (BARÜ) Filistin’de yaşanan insanlık dramına dikkat çekmek ve toplumsal farkındalığı artırmak hedefiyle çalışmalarını sürdürüyor. Bu doğrultuda Kariyer Planlama Uygulama ve Araştırma Merkezi tarafından “Ölümcül ve Ölümsüz Kimliklerin Coğrafyası: Filistin’in Dünü, Bugünü ve Yarını” başlıklı bir program düzenlendi. Filistin meselesinin farklı boyutlarıyla ele alındığı etkinlikte konuşmacı olarak İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Tarih Bölümünden Prof. Dr. Hasan Hüseyin Güneş yer aldı.

Rektör Akkaya, boykota devam edilmesinin önemini vurguladı

Programın açılışında konuşan BARÜ Rektörü Prof. Dr. Ahmet Akkaya, “Bugün burada ölümcül ve ölümsüz kimliklerin coğrafyasını konuşacağız. Aklımıza burada şair Mehmet Akif İnan geliyor. ‘Mescid-i Aksayı gördüm düşümde. Bir çocuk gibiydi ve ağlıyordu.’ Bu dizelerde ifade edilen Mescid-i Aksa’da 2,5 yıldır insanlığa sığmayan bir zulüm yaşatılıyor. Bu noktada bizler ne kadar somut adım atarsak o kadar kıymetlidir. Lütfen, her daim boykota devam edelim. Çocuklar öldü, kadınlar öldü, aileler dağıldı. Yaşanan acılarını unutmayalım, boykotu uygulayalım.” ifadelerini kullandı.

Filistin meselesini toplumsal hafıza, insan onuru, hukuk ve vicdan çerçevesinde değerlendiren Prof. Dr. Hasan Hüseyin Güneş, Filistin’de bir halkın kendi vatanında nasıl görünmez kılınmaya çalışıldığını ve buna rağmen kimliğini, hafızasını ve yaşama iradesini nasıl koruduğunu anlattı.

“Filistin’de kimlik, hafıza ve insanlık mücadelesi yaşanıyor”

Konuşmasında “ölümcül kimlik” ve “ölümsüz kimlik” kavramlarını değerlendiren Prof. Dr. Güneş, “Ölümcül kimlik, bir halkı insan olarak değil; tehdit, güvenlik sorunu ya da ortadan kaldırılması gereken bir engel olarak görmeye dayanıyor. Buna karşılık ölümsüz kimlik ise yıkılan evlere rağmen saklanan anahtarlarda, boşaltılan köylere rağmen yaşatılan hatıralarda, kaybedilen çocukların isimlerinde ve bir halkın sesini dünyaya duyurma kararlılığında varlığını sürdürüyor.” dedi.

Programda Gazze’de yaşanan insani dram detaylarıyla anlatıldı. Bombardımanlar, zorunlu göç, açlık, susuzluk, yıkılan hastaneler, okullar, ibadethaneler ve evlerin yalnızca savaşın bir sonucu olarak görülemeyeceği ifade edildi. Bir okulun yıkılmasının çocukların geleceğini, bir hastanenin vurulmasının yaralıların yaşama hakkını, bir evin yok edilmesinin ise aile hafızasını ve güven duygusunu ortadan kaldırdığı da vurgulandı.

İlgiyle takip edilen program, Filistin meselesinin insanlığın adalet, hukuk ve vicdan sınavı olduğuna dikkat çekilmesi ve bu konuda farkındalığı artırmaya yönelik çalışmaların sürdürülmesi gerektiği mesajıyla sona erdi.

Bizi sosyal medyadan takip edin