Reklam
Reklam
Karabük Postası Avatarı
Karabük Postası tarafından
07 Ekim, 2021 13:04 tarihinde yayınlandı
0

Öz: “Okulların yardımcı personel ihtiyacı bir an önce karşılanmalı”

Eğitim-Bir-Sen 1 No’lu Karabük Şube Başkanı Zeki Öz, okullardaki personel ihtiyacının karşılanması için ödenek tahsisi uygulamasına geçilmesi gerektiğini söyledi.

Eğitim-öğretimin nitelikli ve verimli bir şekilde, sağlıklı bir ortamda devam ettirilebilmesi, okulların açık tutulma hedefinin gerçekleşmesi için temizlik, güvenlik, bakım ve onarım gibi hizmetlerini yürütecek personel ihtiyacının karşılanması kaçınılmaz olduğunun altını çizen Öz şunları söyledi: ” Eğitim-öğretimin uygun şartlarda, hijyen tedbirlerinin tam alındığı, salgının yaygınlaşma riskinin bertaraf edildiği, eğitim çalışanlarının ve yöneticilerinin asli işlerini dışında başka işleri de yapmak zorunda kalmadığı bir eğitim ortamı için personel ihtiyacı her zamankinden daha fazladır.

Eğitimcilerin aşı ve PCR testi yaptırmaları konusundaki hassasiyet, temizlik başta olmak üzere yardımcı hizmetleri yürüten personelin istihdam edilmesinde de gösterilmelidir.

Okullarımızın salgın şartlarında açık tutulması kararlılığı, personel ihtiyacı karşılanarak güçlendirilmeli, temizlik, güvenlik ve hijyen konusunda taviz verilmemelidir.

Okullarımızın yardımcı personel ihtiyacı kadrolu memur statüsünde personelle karşılanmadığından, vazgeçilemez nitelikteki hizmetler, okul-aile birlikleri tarafından veya Toplum Yararına Program (TYP) kapsamındaki geçici istihdamla yürütülmeye çalışılmaktadır. Ancak okulların açılmasının üzerinden bir ay geçmesine rağmen halen çok sayıdaki okulun yardımcı personel açığı giderilememiş, TYP kapsamında alınan personel de ihtiyacı karşılayamamıştır. Hatta TYP kapsamında alınan personelin geçmiş yıllarda alınan personelden daha az olması, ihtiyacın daha fazla olduğu bu salgın döneminde alınan tedbirleri boşa çıkaracak bir karara dönüşmüştür.

Salgın sürecinde okulları açık tutmak, öğrenme kayıplarını tespit etmek, telafi eğitimleri düzenlemek gibi zor ve ağır birçok yükü omuzlamak durumunda kalan okul yönetimleri ve eğitimciler, destek hizmetleri personeli ihtiyacının karşılanamaması nedeniyle okulları eğitime hazır tutmak için büyük gayret göstermekte, sorunları çözmekte zorlanmaktadır.

Okulların kendi kullanımlarına sunulmuş herhangi bir ödenekleri olmadığından personel açığı sorunu kalıcı olarak çözülememekte, her eğitim-öğretim yılının başında sorun kendini tekrar etmektedir. Bu sorunun kökten çözümü için okul bazlı ödenek tahsis edilmeli, personel dışı cari harcamaların yönetilmesi için ödeneklerin doğrudan okul yönetimleri tarafından kullanılması sağlanmalıdır.

Unutulmamalıdır ki, yetersiz ve eksik personel, yetersiz ve eksik kamu hizmetine; yetersiz ve eksik kamu hizmeti ise olumsuz ve istenmeyen sonuçlara yol açmaktadır. Okul yöneticilerinin, eğitim çalışanlarının okulları açık tutmak için verdiği mücadele, bürokratik engellere, kırtasiyeciliğe, idareimaslahata ve ödenek yoksunluklarına kurban edilmemelidir.

Okulların yardımcı personel ihtiyacı bir an önce karşılanmalı; okul bazlı ödenek tahsisi bir an önce hayata geçirilmelidir. ”

 

 

Bizi sosyal medyadan takip edin
kastamonu universitesi kentin suc istatistiklerini inceledi iKGkiKpc
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
06 Mayıs, 2026 12:22 tarihinde yayınlandı
0
0

Kastamonu Üniversitesi kentin suç istatistiklerini inceledi

Kastamonu Üniversitesi tarafından hazırlanan Kastamonu Raporları serisinin yayımlanan beşinci çalışmasında “Kastamonu’da Suçun İstatistiki Dağılımı” bilimsel verilerle ortaya koyuldu.

Kastamonu’nun sosyal, ekonomik ve kültürel yapısını çok boyutlu biçimde inceleyen Kastamonu Raporları serisinin beşinci çalışması yayımlandı. Kastamonu Üniversitesi bünyesinde hazırlanan ve kentin akademik veri birikimine katkı sunmayı amaçlayan serinin yeni raporu, “Kastamonu İlinin Suç Coğrafyası” başlığıyla kamuoyuyla paylaşıldı. Doç. Dr. Evren Atış, Doç. Dr. Ertuğrul Gök ve Berke Burmabıyık tarafından hazırlanan raporda, Kastamonu’da suç istatistiki dağılımı, suç türleri ve sosyal dinamiklerle bağlantısı, bilimsel verilerle ele alındı.

Raporda, Kastamonu’nun coğrafi özellikleri dikkate alınarak suç göstergeleriyle ilişkili olabilecek demografik ve mekana dayalı etmenler değerlendirildi. Kişiye karşı işlenen suçlar, malvarlığına karşı işlenen suçlar, ekonomik ve finansal suçlar, cinsel suçlar ile uyuşturucu suçları veriler çerçevesinde incelendi. Her suç türü, TR82 Batı Karadeniz İstatistiki Bölgesi ve Türkiye geneliyle karşılaştırmalı bir şekilde ele alınarak Kastamonu’ya ait mevcut durum tespiti yapıldı. Raporda suç verileri sadece sayısal boyutuyla değil, coğrafi yoğunluk, nüfus dağılımı, kentleşme düzeyi ve sosyoekonomik yapı gibi değişkenlerle birlikte değerlendirildi.

Kastamonu’da kişiye karşı işlenen suçlar arttı

Raporda, araştırma dönemini kapsayan 2010-2020 yılları arasında toplamda 580 kişi öldürme suçundan hüküm giyerken, TÜİK verilerine göre en fazla 2014 yılında 80 kişi öldürme suçundan hüküm giydiği ve 2010 yılında da en az 17 kişinin hüküm giydiği belirtildi. İl genelinde kişilere karşı işlenen suçlar kategorisinde 2015, 2016 ve 2020 yılları hariç diğer yıllarda artış görüldüğünün belirtildi raporda, “2010 yılında yüzde 2,9’ken, 2014 yılında yüzde 13,8 ile en yüksek yüzdelik dilimine ulaşmıştır. Bazı yıllarda bu oran düşmüş olsa da 2010 ve 2020 yılı karşılaştırıldığında, 2010 yılında yüzde 2,9 iken 2020 yılında öldürme suçunun yüzde 8,3’lük bir orana ulaşmış olması, araştırma sahasında kişilere karşı suçlardan olan öldürme suçunun genel seyrinde bir artış olduğunu göstermektedir” denildi.

Yaralama suçundan hüküm giyenlerin toplam sayısının bin 459 olarak belirtildiği raporda, “En fazla suçlu kaydı 233 hükümlü ile 2019 yılında gerçekleşirken, en az suç kaydı ise 33 hükümlü ile 2010 yılında olmuştur. Yıllara göre dağılım incelendiğinde, 2010 ile 2013 yılları arasında belirgin bir artış yaşanırken, 2014-2016 döneminde ise kademeli bir gerileme eğiliminin gerçekleştiği anlaşılmaktadır. Buna rağmen 2017’den itibaren oranlarda yeniden yükseliş eğilimi gözlenmiş, 2019’da ise bu oran zirve yapsa da 2020 yılında sınırlı bir düşüş göstermiştir. Yaralama suçunun yıllara göre oranları 2010’da yüzde 2,3’ken 2019’da yüzde 16 ile tepe değere ulaşmış, 2020’de ise yüzde 15,1’e gerilemesine rağmen başlangıç değerine kıyasla belirgin bir artışın gerçekleştiği görülmektedir” ifadelerine yer verildi.

Uyuşturucuyla ilişkin işlenen suçlardan hüküm giyenlerin sayısının 467 kişi olduğunun belirtildiği raporda, “Bunların 331’i uyuşturucunun ticaretinden ve imalinden hüküm giyerken, 136’sı ise kullanma, bulundurma ya da satın alma kapsamında hüküm giymiştir. Dolayısıyla uyuşturucu suçlarının yaklaşık yüzde 71’i arz yönlü iken yüzde 29’luk bir kısmı ise talep yönlü niteliktedir. Bu yapı, Kastamonu’da uyuşturucu suçlarının yalnızca kullanıcı düzeyinde değil, aynı zamanda ticari kapsamda da önemli bir sorun teşkil ettiğinin göstergesidir. Kastamonu’da inceleme dönemini kapsayan 2010-2020 yıllarında uyuşturucunun temini ve ticaretinin yapıldığı düzey incelendiğinde, 2010’dan 2012’ye kadar hükümlü sayısının düşük bir eğilimde olduğu gözlenirken, özellikle 2013 yılından sonra bu sayının belirgin bir şekilde arttığı gözlemlenmiştir. 2019 yılında 70 hükümlü ile zirveye ulaşan değer, 2020 yılında 21’e gerilemiştir” denildi.

Kastamonu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ahmet Hamdi Topal, Kastamonu Raporları serisinin şehrin farklı alanlardaki durumunu bilimsel verilerle ortaya koyarak önemli bir işlev üstlendiğini belirterek, “Üniversiteler yalnızca eğitim ve araştırma faaliyetleriyle değil, bulundukları şehre ilişkin bilgi üretimiyle de sosyal katkı sunmaktadır. Kastamonu Raporları serisi bu anlayışın somut bir yansımasıdır. Suçun coğrafi dağılımı gibi çok boyutlu bir konunun bilimsel yöntemlerle ele alınması hem karar alıcılar hem de araştırmacılar açısından kıymetli bir kaynak oluşturmaktadır” dedi.

Bizi sosyal medyadan takip edin