Karabük’ün Safranbolu ilçesine bağlı Ovacuma, yeniden belde statüsüne kavuşacak. 1 Mayıs 1998 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanan İçişleri Bakanlığı'nın 29 Nisan 1998 tarihli kararı ile Akkışla, Cabbar, Hacıhasan, Danişment, Ovaköseler ve Tintin köylerinin birleştirilmesiyle belde belediyesi statüsü kazanan Ovacuma, 2013 yılında nüfusunun 2.000 kişinin altına düşmesi nedeniyle köye dönüştürülmüştü.
Ovacuma’nın köy statüsüne geri dönmesiyle birlikte Akkışla, Cabbar, Hacıhasan, Danişment, Ovaköseler ve Tintin de tekrar köy oldu.
2021 yılında muhtar olarak göreve gelen Burhan Akın’ın konuyu yargıya taşıması sonucunda, mahkeme kararı ile Ovacuma'nın yeniden belde belediyesi statüsüne giden yolunun açıldığı öğrenildi.
Öte yandan önümüzdeki günlerde referanduma gidileceği ve referandumda, gerekli şartlar sağlanırsa bir ara seçim yapılacağı ve Belde Belediye Başkanının belirleneceği öğrenildi.
Doğdu: “Sağlıkta Şiddete En Ağır Cezalar Verilmelidir”
Türk Sağlık-Sen Karabük Şube Başkanı Sağdık Doğdu, sağlıkta şiddetin giderek vahşete dönüştüğünü belirterek, faillerin en ağır şekilde cezalandırılması çağrısında bulundu.
Son dönemde şiddet vakalarının rutin hale geldiğine dikkat çeken Doğdu, bu durumun sorunun ne denli ciddi boyutlara ulaştığını açıkça gösterdiğini ifade etti. Safranbolu Devlet Hastanesi’nde son 10 gün içerisinde biri Acil Servis’te, diğeri polikliniklerde olmak üzere iki ayrı şiddet olayı yaşandığını aktaran Doğdu, sağlık çalışanlarının darp edilmeye çalışıldığını söyledi.
Yaşanan olaylardan etkilenen sağlık çalışanlarına geçmiş olsun dileklerini ileten Doğdu, saldırganların bir an önce en ağır cezalara çarptırılması gerektiğini vurguladı. Şiddet uygulayanlara gösterilen her türlü toleransın, sağlıkta şiddeti daha da artırdığını belirten Doğdu, “Vicdanını kaybetmiş, insanlıktan nasibini almamış kişilere karşı asla taviz verilmemelidir” dedi.
Türk Sağlık-Sen olarak sorumlu sendikacılık anlayışıyla hareket ettiklerini kaydeden Doğdu, sağlıkta şiddetin önlenmesi için çözüm önerilerini ısrarla dile getirmeye devam edeceklerini söyledi. Bu kapsamda sağlık kurum ve kuruluşlarının “sıfır toleranslı alan” ilan edilmesi önerilerinin bir an önce hayata geçirilmesi gerektiğini belirtti.
Doğdu, sağlık kurumlarında işlenen suçların ertelenememesi ve para cezasına çevrilememesi, doğrudan hapis cezası ile cezalandırılması gerektiğini ifade etti. Ayrıca istisnasız tutuklu yargılama uygulanması ve şiddet uygulayanlara acil haller dışında kamu sağlık hizmetinin belirli bir süre ücretli verilmesi gibi önlemlerin de acilen devreye sokulması çağrısında bulundu.
Şiddetin önlenmesinin yolunun kararlı uygulamalardan geçtiğini dile getiren Doğdu, “Hiç kimseyi ayırt etmeden bu çirkinliği yapanlara hak ettikleri ceza verilmelidir. Aksi takdirde sağlıkta şiddetin önlenmesi mümkün değildir” ifadelerini kullandı. Kınamakla, unutmakla ya da yaşananları münferit olaylar gibi görmenin çözüm olmadığını vurgulayan Doğdu, sağlık çalışanlarının hastaları hayata tutundurmaya çalışırken kendi hayatları için endişe duymalarının kabul edilemez olduğunu söyledi. Sağlık çalışanlarının artık bu şiddet sarmalına tahammül edecek gücünün kalmadığını belirten Doğdu, kesin çözüm için en kısa sürede somut adımlar atılması ve en ağır cezaların uygulanması gerektiğini bir kez daha yineledi.