Reklam
Reklam
MU 1
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
18 Nisan, 2024 13:23 tarihinde yayınlandı
0

Ovacık’ta 17 seçmenli köyün yeni muhtarı kadın oldu

Karabük’ün Ovacık ilçesinde yaşayan Kezban Şahin(64) tek aday olarak katıldığı seçimde 3 dönemdir muhtarlık yapan eşinden görevi devraldı.

İlçeye bağlı Yığınot Köyünde yaşayan ve 2009 yılından itibaren muhtarlık yapan Nazım Şahin (68) 31Mart Mahalli İdareler Seçiminde aday olmayınca yerine eşi Kezban Şahin (64) aday oldu.
Tek aday olarak seçime katılan Şahin, 17 seçmenin bulunduğu köyde oyların hepsini alarak yeni muhtar seçildi.
Şahin, mazbatasını alarak, 15 yıldır azalığını yaptığı eşinden görevi alıp köyün eksikliklerini gidermek için çalışmalara başladı.

M

“Eşim 15 senedir muhtardı, 3. döneme takıldı”
İhlas Haber Ajansı (İHA) muhabirine konuşan Kezban Şahin, “Bu dönem muhtar oldum. Eşim 15 senedir muhtardı. Üçüncü döneme takıldı. Artık benim muhtar. İnşallah elimden geldiğince birşeyler yapacağız” dedi.
Eşinin 3 dönemdir muhtarlık yaptığı sırada bütün işlerin ilerleyişini öğrendiğini belirten Şahin, “Çünkü azası olarak hep yanındaydım. Bundan sonra görevi ben devraldım. İnşallah artık o benim yanımda olacak” diye konuştu.
Muhtar adayı olduğunda köylülerin kendisini desteklediğini ve haberi aldıklarında memnuniyet duyduklarını aktaran Şahin, “Köyümüzde 17 nüfusum var. İşte yeni yeni evler yapılıyor, konteynerler konuldu. İki tane daha gelecek inşallah. Bu emekli oldular işte. Yavaş yavaş ilerliyor köyümüz” ifadelerini kullandı.
Köyde emeklilerin yaşadığını ve kendilerine yetecek kadar bahçe işleriyle uğraştıklarını anlatan Şahin, köyün su, yol ve köy konağında yaşanan sıkıntılarını gidermek için çalışma yapacaklarını söyledi.
15 yıllık muhtarlık görevinin ardından köylülerle aldıkları karar doğrultusunda eşinin muhtar adayı olduğunu anlatan Nazım Şahin ise, eşinin destekçisi olmaya devam edeceğini kaydetti.

M2

Bizi sosyal medyadan takip edin
barude filistinin dunu bugunu ve yarini anlatildi YbJlKGrF
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
15 Mayıs, 2026 00:07 tarihinde yayınlandı
0
0

BARÜ’de Filistin’in dünü, bugünü ve yarını anlatıldı

Bartın Üniversitesinde (BARÜ) Filistin’in geçmişten günümüze tarihi süreci anlatılırken bölgede yaşanan insanlık dramına dikkat çekildi.

Bartın Üniversitesi (BARÜ) Filistin’de yaşanan insanlık dramına dikkat çekmek ve toplumsal farkındalığı artırmak hedefiyle çalışmalarını sürdürüyor. Bu doğrultuda Kariyer Planlama Uygulama ve Araştırma Merkezi tarafından “Ölümcül ve Ölümsüz Kimliklerin Coğrafyası: Filistin’in Dünü, Bugünü ve Yarını” başlıklı bir program düzenlendi. Filistin meselesinin farklı boyutlarıyla ele alındığı etkinlikte konuşmacı olarak İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Tarih Bölümünden Prof. Dr. Hasan Hüseyin Güneş yer aldı.

Rektör Akkaya, boykota devam edilmesinin önemini vurguladı

Programın açılışında konuşan BARÜ Rektörü Prof. Dr. Ahmet Akkaya, “Bugün burada ölümcül ve ölümsüz kimliklerin coğrafyasını konuşacağız. Aklımıza burada şair Mehmet Akif İnan geliyor. ‘Mescid-i Aksayı gördüm düşümde. Bir çocuk gibiydi ve ağlıyordu.’ Bu dizelerde ifade edilen Mescid-i Aksa’da 2,5 yıldır insanlığa sığmayan bir zulüm yaşatılıyor. Bu noktada bizler ne kadar somut adım atarsak o kadar kıymetlidir. Lütfen, her daim boykota devam edelim. Çocuklar öldü, kadınlar öldü, aileler dağıldı. Yaşanan acılarını unutmayalım, boykotu uygulayalım.” ifadelerini kullandı.

Filistin meselesini toplumsal hafıza, insan onuru, hukuk ve vicdan çerçevesinde değerlendiren Prof. Dr. Hasan Hüseyin Güneş, Filistin’de bir halkın kendi vatanında nasıl görünmez kılınmaya çalışıldığını ve buna rağmen kimliğini, hafızasını ve yaşama iradesini nasıl koruduğunu anlattı.

“Filistin’de kimlik, hafıza ve insanlık mücadelesi yaşanıyor”

Konuşmasında “ölümcül kimlik” ve “ölümsüz kimlik” kavramlarını değerlendiren Prof. Dr. Güneş, “Ölümcül kimlik, bir halkı insan olarak değil; tehdit, güvenlik sorunu ya da ortadan kaldırılması gereken bir engel olarak görmeye dayanıyor. Buna karşılık ölümsüz kimlik ise yıkılan evlere rağmen saklanan anahtarlarda, boşaltılan köylere rağmen yaşatılan hatıralarda, kaybedilen çocukların isimlerinde ve bir halkın sesini dünyaya duyurma kararlılığında varlığını sürdürüyor.” dedi.

Programda Gazze’de yaşanan insani dram detaylarıyla anlatıldı. Bombardımanlar, zorunlu göç, açlık, susuzluk, yıkılan hastaneler, okullar, ibadethaneler ve evlerin yalnızca savaşın bir sonucu olarak görülemeyeceği ifade edildi. Bir okulun yıkılmasının çocukların geleceğini, bir hastanenin vurulmasının yaralıların yaşama hakkını, bir evin yok edilmesinin ise aile hafızasını ve güven duygusunu ortadan kaldırdığı da vurgulandı.

İlgiyle takip edilen program, Filistin meselesinin insanlığın adalet, hukuk ve vicdan sınavı olduğuna dikkat çekilmesi ve bu konuda farkındalığı artırmaya yönelik çalışmaların sürdürülmesi gerektiği mesajıyla sona erdi.

Bizi sosyal medyadan takip edin