Reklam
Reklam
Karabük Postası Avatarı
Karabük Postası tarafından
05 Eylül, 2017 13:56 tarihinde yayınlandı
0

Otomobil çay yatağına yuvarlandı: 1 ölü, 2 yaralı

Karabük’te annesinin otomobiliyle gezintiye çıkan üniversite öğrencisi direksiyon hakimiyetini kaybederek otomobille çay yatağına yuvarlandı. Kazada otomobili kullanan genç kız hayatını kaybederken, kız kardeşi ve arkadaşı yaralandı.
Edinilen bilgiye göre kaza, gece saatlerinde Bahçepınar Mahallesi Hastane Caddesi mevkiinde meydana geldi. Gazi Üniversitesi Eczacılık Fakültesi 3. Sınıf öğrencisi olduğu öğrenilen 22 yaşındaki Tuğçe Nur Comart, iddialara göre annesinin otomobiliyle kız kardeşi ve kız arkadaşını da alarak gezintiye çıktı. Comart’ın idaresindeki 06 D 1999 plakalı otomobil, kontrolden çıkarak kaldırıma çarpıp Soğanlı Çayı yatağına yuvarlandı. Şoför koltuğundan fırlayan Tuğçe Nur Comart, kaza yerinde yaşamını yitirdi. Hurdaya dönen otomobilde bulunan kız kardeşi Şevval Comart (18) ve kız arkadaşı Neslihan Işıklı (20) ise yaralandı.
Yaralılar olay yerine gelen sağlık ekiplerince Karabük Eğitim ve Araştırma Hastanesine kaldırıldı. Genç kızın cenazesi ise Eskipazar Devlet Hastanesi morguna kaldırıldı.

Otomobil çay yatağına yuvarlandı3
KARABÜK’TE ANNESİNİN OTOMOBİLİYLE GEZİNTİYE ÇIKAN 22 YAŞINDAKİ ÜNİVERSİTE ÖĞRENCİSİ TUĞÇE NUR COMART, DİREKSİYON HAKİMİYETİNİ KAYBEDEREK OTOMOBİLLE ÇAY YATAĞINA YUVARLANDI. KAZADA AYNI OTOMOBİLDE BULUNAN KIZ KARDEŞİ VE ARKADAŞI YARALANDI. ŞOFÖR KOLTUĞUNDAN FIRLAYAN TUĞÇE NUR COMART, KAZA YERİNDE YAŞAMINI YİTİRDİ. (YASİN ERDEM/KARABÜK-İHA)
Bizi sosyal medyadan takip edin
barude filistinin dunu bugunu ve yarini anlatildi YbJlKGrF
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
15 Mayıs, 2026 00:07 tarihinde yayınlandı
0
0

BARÜ’de Filistin’in dünü, bugünü ve yarını anlatıldı

Bartın Üniversitesinde (BARÜ) Filistin’in geçmişten günümüze tarihi süreci anlatılırken bölgede yaşanan insanlık dramına dikkat çekildi.

Bartın Üniversitesi (BARÜ) Filistin’de yaşanan insanlık dramına dikkat çekmek ve toplumsal farkındalığı artırmak hedefiyle çalışmalarını sürdürüyor. Bu doğrultuda Kariyer Planlama Uygulama ve Araştırma Merkezi tarafından “Ölümcül ve Ölümsüz Kimliklerin Coğrafyası: Filistin’in Dünü, Bugünü ve Yarını” başlıklı bir program düzenlendi. Filistin meselesinin farklı boyutlarıyla ele alındığı etkinlikte konuşmacı olarak İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Tarih Bölümünden Prof. Dr. Hasan Hüseyin Güneş yer aldı.

Rektör Akkaya, boykota devam edilmesinin önemini vurguladı

Programın açılışında konuşan BARÜ Rektörü Prof. Dr. Ahmet Akkaya, “Bugün burada ölümcül ve ölümsüz kimliklerin coğrafyasını konuşacağız. Aklımıza burada şair Mehmet Akif İnan geliyor. ‘Mescid-i Aksayı gördüm düşümde. Bir çocuk gibiydi ve ağlıyordu.’ Bu dizelerde ifade edilen Mescid-i Aksa’da 2,5 yıldır insanlığa sığmayan bir zulüm yaşatılıyor. Bu noktada bizler ne kadar somut adım atarsak o kadar kıymetlidir. Lütfen, her daim boykota devam edelim. Çocuklar öldü, kadınlar öldü, aileler dağıldı. Yaşanan acılarını unutmayalım, boykotu uygulayalım.” ifadelerini kullandı.

Filistin meselesini toplumsal hafıza, insan onuru, hukuk ve vicdan çerçevesinde değerlendiren Prof. Dr. Hasan Hüseyin Güneş, Filistin’de bir halkın kendi vatanında nasıl görünmez kılınmaya çalışıldığını ve buna rağmen kimliğini, hafızasını ve yaşama iradesini nasıl koruduğunu anlattı.

“Filistin’de kimlik, hafıza ve insanlık mücadelesi yaşanıyor”

Konuşmasında “ölümcül kimlik” ve “ölümsüz kimlik” kavramlarını değerlendiren Prof. Dr. Güneş, “Ölümcül kimlik, bir halkı insan olarak değil; tehdit, güvenlik sorunu ya da ortadan kaldırılması gereken bir engel olarak görmeye dayanıyor. Buna karşılık ölümsüz kimlik ise yıkılan evlere rağmen saklanan anahtarlarda, boşaltılan köylere rağmen yaşatılan hatıralarda, kaybedilen çocukların isimlerinde ve bir halkın sesini dünyaya duyurma kararlılığında varlığını sürdürüyor.” dedi.

Programda Gazze’de yaşanan insani dram detaylarıyla anlatıldı. Bombardımanlar, zorunlu göç, açlık, susuzluk, yıkılan hastaneler, okullar, ibadethaneler ve evlerin yalnızca savaşın bir sonucu olarak görülemeyeceği ifade edildi. Bir okulun yıkılmasının çocukların geleceğini, bir hastanenin vurulmasının yaralıların yaşama hakkını, bir evin yok edilmesinin ise aile hafızasını ve güven duygusunu ortadan kaldırdığı da vurgulandı.

İlgiyle takip edilen program, Filistin meselesinin insanlığın adalet, hukuk ve vicdan sınavı olduğuna dikkat çekilmesi ve bu konuda farkındalığı artırmaya yönelik çalışmaların sürdürülmesi gerektiği mesajıyla sona erdi.

Bizi sosyal medyadan takip edin