Reklam
Reklam

Otobüs kazasından geriye arkadaşlarıyla çektiği kısa filmler kaldı

otobus kazasindan geriye arkadaslariyla cektigi kisa filmler kaldi LmCyhjqp
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
15 Şubat, 2025 00:52 tarihinde yayınlandı
0

Bingöl’de 5 kişinin vefatı, 38 kişinin de yaralanması ile sonuçlanan otobüs kazasında hayatını kaybeden Gümüşhane Üniversitesi öğrencisi 23 yaşındaki Abdulkuddus Bozuk’tan geriye arkadaşlarıyla çektikleri kısa sinemalar kaldı.

Bingöl-Diyarbakır karayolu Genç ilçesi çıkışı Doğanca köyü mevkiinde yolcu otobüsünün devrilmesiyle meydana gelen kazada hayatını kaybeden Gümüşhane Üniversitesi Radyo Televizyon ve Sinema 2. sınıf öğrencisi Abdulkuddus Bozuk’un (23) sınıf arkadaşları yasa boğuldu. Sömestr tatili için gittiği memleketinden dönmek için yola çıkan ve feci kazada hayatını kaybeden Bozuk’un sınıf arkadaşları haberi aldıklarında sınıfta vefat sessizliği yaşadıklarını söyledi.

“Sınıfı birinci kez bu kadar sessiz gördüm”

Sınıf arkadaşının mevt haberini aldığında inanamadığını söyleyen Gümüşhane Üniversitesi İletişim Fakültesi Radyo ve Televizyon Kısmı 2. Sınıf öğrencisi Seher Duman, “Sınıf arkadaşımdı, çok yakın arkadaşımdı. Birinci olarak diğer bir arkadaşım aradı beni, mevtini kabul edemedim. Ben inanamadım öteki bir şey vardır dedim internetten baktım öbür yakın arkadaşlarına sordum. Doğruymuş. Sınıfa geldiğimizde vefat soğukluğu vardı, ben sınıfı birinci sefer o kadar sessiz gördüm. Arkadaşımızı andık, dualar ettik. Çok uygun bir insandı” dedi.

“Memleketten döndüğünde halı saha maçı yapacaktık”

Abdulkuddus’un çok sempatik ve güzel birisi olduğunu söyleyen sınıf arkadaşı Samet Asar, “Çok sempatikti, en düzgün arkadaşlarımızdan birisiydi. Kazada öldüğünü duyunca çok üzüldük. Birlikte çalışmalarımız oldu, sohbetlerimiz oldu çok gülüp eğlenirdik. Bu haber bizi çok üzdü ve derinden sarstı. Kendisi futbol oynamayı çok severdi, zati memleketten dönüşünde hocalarımızla bir maç oynayacaktık maalesef ki oynayamadan elim bir kaza sonucu biz de bunun derin hüznünü yaşıyoruz” diye konuştu.

“Birlikte kısa sinemalar çekmiştik”

Birlikte kısa sinemalar çektiklerini ve çok çalışkan birisi olduğunu aktaran Ayşe Ergüzel de, “Çok şaşırdım, o anı tanım edemem. Çok güzel birisiydi, onunla projeler yaptık bir arada oynadığımız kısa sinemalar vardı. Çok eğlenmiştik lakin bunlar bize anı kaldı çok üzüldüm. Dekanımız Prof. Dr. Gülsüm Çalışır sınıfımıza gelerek başsağlığında bulundu” sözlerini kullandı.

Bizi sosyal medyadan takip edin
g 2
İlyas Erbay Avatarı
İlyas Erbay
18 Haziran, 2026 14:16 tarihinde yayınlandı
Yapay Zeka
Yazıyı sesli dinle
0 0

BIRAKIN MUHALEFİ DİZAYN ETMEYİ, İŞİNİZE BAKIN, ÜLKENİN DEVASA SORUNLARI ÇÖZÜM BEKLİYOR.

Ülkenin onca, sorunu varken, yapay gündemlerin peşinden sürükleniyoruz. Ülkeyi yönetenler sorunların çözümü yolunda gayret göstermek yerine, süni gündemlerle dikkatleri başka yöne çekmenin derdinde. Ülkenin kronikleşmiş devasa sorunlarının konuşulması istenmiyor.

Kamuoyu araştırmalarına göre Türkiye’nin en önemli sorunu ekonomi ve hayat pahalılığı olarak öne çıkıyor. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerinde hayat pahalılığı ilk sırada yer alırken, Asal Araştırma gibi bağımsız anket şirketlerinin çalışmalarında da toplumun büyük bir çoğunluğu ekonomiyi en büyük problem olarak görüyor.

Vatandaşlar ve konunun uzmanları tarafından öne çıkarılan sorunlar sırasıyla, şu başlıklar altında toplanıyor;
* Ekonomik Sıkıntılar Hayat Pahalılığı ve Enflasyon nedeniyle temel gıda ve ihtiyaç maddelerine ulaşımın giderek zorlaşması.
* Yoksulluk: Gelir adaletsizliğinin artması ve alım gücünün ciddi şekilde düşmesi.
* İşsizlik: Özellikle genç nüfus arasında istihdam olanaklarının yetersiz kalması.
* Adalet ve Hukuk: Hukuk sistemine ve yargı bağımsızlığına olan güvenin azalması.
* Eğitim Sistemi: Ezbere dayalı yapı ve fırsat eşitliğinin sağlanamaması.
* Sığınmacı ve Göçmenler: Demografik yapı ve kaynakların paylaşımı üzerindeki toplumsal endişeler.
* Doğal Afetler: Başta deprem olmak üzere afetlere karşı şehirlerin hazırlıksız olması.

Hayat pahalılığı ve yüksek enflasyonun kalıcı çözümü; sıkı para politikaları, yapısal reformlar, hukuki güvenliğin tesisi, kamu tasarrufu ve vergi adaleti sacayaklarının eşzamanlı olarak hayata geçirilmesinden geçiyor.

Ekonomi ve hayat pahalılığı krizinin çözümü için izlenmesi gereken temel yol haritası şudur;

1. Para ve Maliye Politikalarının Sıkılaştırılması. Faiz ve Enflasyon Dengesi: Fiyat istikrarını sağlamak için merkez bankalarının reel faiz politikalarıyla enflasyon canavarını dizginlemesi hedeflenir. M × V = P × Q denklemindeki para arzının kontrol altına alınması kritik öneme sahiptir.
Kamu Disiplini: Bütçe açıklarını kapatmak adına kamuda tasarruf tedbirleri sıkılaştırılmalı, lüks tüketim ve verimsiz harcamalar kısılarak denk bütçe hedefine yaklaşılmalıdır.

2. Yapısal Reformlar ve Üretim EkonomisiTarım ve Gıda Arzı: Gıda enflasyonunu düşürmek için tarımda girdi maliyetleri (gübre, mazot, elektrik) düşürülmeli ve planlı üretim modeline geçilmelidir. Katma Değerli Üretim: İthalata olan bağımlılığı azaltmak, yerli üretimi ve teknoloji odaklı sanayiyi teşvik etmek döviz kurundaki oynaklığı azaltarak maliyet enflasyonunu hafifletir.

3. Hukuki Güvenlik ve Kurumsal BağımsızlıkYatırımcı Güveni: Bağımsız kurumların (Merkez Bankası, TÜİK, Rekabet Kurumu) siyasi müdahalelerden uzak çalışması ve hukukun üstünlüğü ilkesinin tam anlamıyla işlemesi, doğrudan yabancı yatırımları (FDI) Türkiye’ye çekmek için elzemdir.Liyakat: Kurumlarda liyakat esasına dönülmesi, alınan ekonomik kararların piyasadaki güvenilirliğini ve öngörülebilirliğini artırır.

4. Gelir Dağılımı ve Vergi Adaleti Vergi Yükünün Dengelenmesi: Dolaylı vergilerdeki (ÖTV, KDV) yüksek pay azaltılarak; doğrudan vergilendirmeye (kazanç üzerinden alınan gelir ve kurumlar vergisi) ağırlık verilmelidir. Alım Gücünün Korunması: Dar ve sabit gelirli vatandaşların hayat pahalılığı altında ezilmemesi için enflasyonla mücadele edilirken, gelir artırıcı sosyal desteklerin ve maaş güncellemelerinin gerçek enflasyon verilerine göre yapılması sağlanmalıdır.

Halkın ekonomi yönetimine duyduğu güven çok düşük seviyede.
Türkiye’de ekonomi yönetimine olan güvenin düşük kalmasının temel nedenleri, uzun süredir aşılamayan yüksek enflasyon, piyasa beklentileriyle uyuşmayan resmi hedefler ve halkın günlük yaşamına yansımayan refah artışıdır. Kamuoyu araştırmaları ve iş dünyası anketleri, ekonomi politikalarının öngörülebilirliği ve etkinliği konusunda ciddi bir inanç eksikliği yaşandığını ortaya koymaktadır.

Ekonomi başta olmak üzere, ülkenin temel sorunlarının çözümü yolunda çok acil radikal adımların atılması gerekiyor.
Bırakın muhalefi dizayn etmeyi. İşinize, bakın işinize!

İlyas Erbay

Yorum Yaz

Gönderdiğiniz yorum moderasyon ekibi tarafından incelendikten sonra yayınlanacaktır.