Türkiye genelinde uygulanan 17 günlük “tam kapanma” nedeniyle UNESCO Dünya Miras Listesi’nde yer alan ve “En iyi korunan 20 kent” arasında bulunan Karabük’ün Safranbolu ilçesinde sessizlik hakim.
Mimarisi, şehir hayatı ve yaşantısıyla “Osmanlı’nın parmak izi” olarak adlandırılan Safranbolu’nun Tarihi Çarşı’sında kapanmadan muaf olan birkaç dükkan açık kaldı. Osmanlı döneminden kalma han, hamam, konak, köprü, çeşme ve camiler gibi tarihi yapıların yer aldığı tarihi kent, kapanma nedeniyle Covid-19 salgını sürecindeki sessiz günlerinden birini daha yaşıyor.
“Korumanın başkenti”, “açık hava müzesi”, “Osmanlı’nın parmak izi”, “en iyi korunan 20 kent” gibi unvanlarla anılan Safranbolu, tam kapanmanın bitmesinin ardından eski günlerine geri dönmeyi bekliyor.
Kapanmadan muaf olan çilingir ustası Hüseyin Özdemir, tam kapanmanın geç kalınmış bir kara olduğunu söyledi. Kapanmadan yana olduklarını ifade eden Özdemir, “İmalat yapan kişilere böyle bir hak tanınmış. Kendi dükkanımızda satış olmadan imalat yapıyoruz. Bunu yapmamız gerekiyor, elimizde teslim etmemiz gereken işler var. Karabük Kültür Varlıklarını Koruma Kurulu Bölge Kurulu Müdürlüğü restorasyon çalışmalarını yürütüyor. Bize de bunlarla ilgili işler verdi. Bunların süreleri kısa, yapılması uzun süren bir iş. Kimseye zarar vermeden, almış olduğumuz siparişleri yetiştirmeye çalışıyoruz” dedi.
“Turistlerin kapanma bittikten sonra değil de hastalık bittikten sonra gelmesini istiyoruz” diyen Özdemir, “Parayı bir şekilde kazanabiliriz. Ama sağlığı kazanmak çok zor. İlk önce sağlığımıza kavuşalım turist ondan sonra gelsin diyoruz” diye konuştu.


“Osmanlı’nın parmak izi” sessiz günlerini yaşıyor
Yüksekten suya atlamak kulak zarının yırtılmasına neden olabilir
Kulak, Burun ve Boğaz (KBB) Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Atilla Tekat, özellikle daha önce kulak enfeksiyonu geçirmiş kişilerin yüksekten suya atlamalarının ciddi sağlık sorunlarına yol açabileceğini söyledi. Yüksekten suya atlayış sırasında oluşan basıncın kulak zarına zarar verebileceğini ifade eden Tekat, bu durumun kulak zarında yırtılmaya neden olabileceği uyarısında bulundu.
Yaz aylarının gelmesiyle birlikte deniz ve havuz sezonu açıldı. Suyla temasta kulakların çok hassas bir dokuya sahip olduğunu ifade eden Medicana International Samsun Hastanesi doktorlarından KBB Uzmanı Prof. Dr. Atilla Tekat, özellikle yüksekten suya atlamanın kulak zarına zarar verebileceğine dikkat çekti.
“Yüksekten suya atlamak kulak zarının yırtılmasına neden olabilir”
Daha önceden kulak enfeksiyonu geçiren kişilerin suya yüksekten atlayış yapmasıyla kulak zarına zarar verebileceğini söyleyen Tekat, “Denize girerken özellikle tramplenden veya yüksek bir yerden atladığımız zaman, daldığımız derinlik 5 metreyi geçiyorsa basınç değişiklikleri kulaklarda hissedilir. Her 10 metrede bir atmosfer basıncı artar. Eğer kulak zarımızda daha önceden geçirilmiş bir enfeksiyona bağlı zayıflık varsa kulak zarının yırtılması bile söz konusu olabilir. Burnunu tutarak atlayanlar olabiliyor. Bunun en büyük sebebi, hızla suyun altına daldığımızda burnumuzun içine giren suyun, paranazal sinüsler dediğimiz boşluklarla temas etmesi ve bazı durumlarda orta kulağa ulaşabilmesidir. Bu nedenle hastalarda kulakta dolgunluk, baş ağrısı ya da denizden çıktıktan sonra eğildiklerinde burundan su gelmesi gibi durumlar görülebilir. Burnu kapatmanın temel nedeni de bu basınç etkisini azaltmaktır” dedi.
“Yapay zekaya inanarak tedavi yapmak doğru değil, hekimin görmesi gerekir”
Bir hekime başvurmadan yapay zekadan elde edilen bilgilerle tedavi yapılmasının doğru olmadığını da hatırlatan Prof. Dr. Tekat, “Yüzücü kulağının başladığı dönemlerde insanlar internetten veya yapay zekadan bilgi almaya çalışabiliyor. Ancak bu belirtiler sadece yüzücü kulağında değil, orta kulak hastalıklarında, dış kulak yolunun diğer hastalıklarında ve hatta bazı tümörlerde bile görülebilir. Burada ayırıcı tanının önemi çok büyüktür. Yapay zekâ size ancak verdiğiniz bilgilere göre cevap verebilir. Ancak hastalığın gerçekten ne olduğunu değerlendirebilmesi mümkün değildir. Çünkü bunun için muayene gerekir. Bu nedenle sadece yapay zekâdan alınan bilgiye güvenerek tedavi uygulamak doğru değildir” diye konuştu.
“Kulağa zeytinyağı, soğan ve sarımsak suyu akıtmak ciddi sorunlara yol açabilir”
Ağrı veya herhangi başka bir durumda kulak içine zeytinyağı, soğan ve sarımsak suyu akıtmanın doğru olmadığını ifade eden Tekat, ayrıca şunları söyledi:
“Halk arasında kulak ağrılarında, tıkanıklıklarda veya benzeri durumlarda sarımsak suyu, soğan suyu ve benzeri maddelerin kulak yoluna uygulandığını biliyoruz. Bunları yumuşatmak amacıyla zeytinyağı da kullanılabiliyor. Ancak kulak zarını göremiyorsak veya kulak yolu tamamen kapalıysa bu uygulamalardan uzak duruyoruz. Çünkü kulak zarında fark edilmeyen küçük bir delik varsa ve bu maddeler orta kulağa kaçarsa geri dönüşü olmayan daha ciddi sağlık sorunlarına yol açabilir. Bu nedenle kulak zarının durumu bilinmeden bu tür işlemlerin yapılması doğru değildir.”

