Reklam
Reklam
osman zeki korkmaz corum fk bugun bizden daha fazla istedi ve maci kazandi BJZtPdXL
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
14 Ocak, 2025 08:15 tarihinde yayınlandı
0

Osman Zeki Korkmaz: “Çorum FK bugün bizden daha fazla istedi ve maçı kazandı”

Çorum FK’ya 3-1 mağlup oldukları maçın akabinde açıklamalarda bulunan İstanbulspor Teknik Yöneticisi Osman Zeki Korkmaz, “Maçlara biraz daha fazla isteyerek başlamamız gerekiyor. Çorum FK bugün bizden daha fazla istedi ve maçı kazandı” dedi.

Trendyol 1. Lig 19. hafta müsabakasında Çorum FK, meskeninde konuk ettiği İstanbulspor’u 3-1 mağlup etti. İstanbulspor Teknik Yöneticisi Osman Zeki Korkmaz, maçın akabinde değerlendirmelerde bulundu. Çorum FK’nın daha istekli bir maç oynadığını belirten Korkmaz, maçlara ekstra bir motivasyonla çıkmaları gerektiğini belirtti.

“Motive olmamız gerekiyor”

Rakiplerinin motivasyonunun kendilerine nazaran daha yeterli olduğunu söz eden Korkmaz, “Her hafta futbolcu arkadaşlarla konuştuğumuz vakit bir maksat koyuyoruz. O amaç için her maç nasıl hareket edileceğini konuşuyoruz. Ancak bir noktada takılıyoruz. İstanbulspor, oyunuyla, aldığı skorlarla dikkat çeken bir ekip. Dikkat çeken kadrolara karşı da nerede maç yapsak, rakipler ekstra motivasyonla başlıyorlar. Buna karşı maçlara biraz daha fazla isteyerek başlamamız gerekiyor. Çorum FK bugün bizden daha fazla istedi ve maçı kazandı. Bu mevzuyu her hafta yine çalışıyor olmamız yorucu bir süreç. Her hafta maç motivasyonu için uğraşılmaz, uğraşmamız, güç sarf etmememiz lazım. Lakin ne yazık ki her hafta bir amaç koymak için, yine zihnimizi tazelemek için motive olmamız gerekiyor” dedi.

“Grubun saha içerisinde kendi çözeceği bir şey”

Takımın yaşadığı motivasyon sıkıntısını saha içinde çözmesi gerektiğini belirten Korkmaz, “Futbol kültürü olan ve puan olarak beklentinin altında kalmış Çorum gruba karşı oynadık. Buraya gelirken, bu maçın değerini bilerek gelmemiz gerekiyordu. Lakin maça o denli başlayamadık. Çorum çok daha istekli başladı. 1-1’lik skordan sonra maçın momentumunu büsbütün aldık. Orada ikinci golü bulsaydık, çok rahat geçecek bir maçtı. Lakin dediğim üzere, saha içerisinde kümenin kendi çözeceği bir şey. Bunu çözmeyi öğrenmek zorundalar. Bunu öğrenen kümeler maksada masraf, öğrenemeyenler her hafta bunun için gayret harcar” diye konuştu.

Bizi sosyal medyadan takip edin
xa 1
İlyas Erbay Avatarı
İlyas Erbay tarafından
07 Mayıs, 2026 14:51 tarihinde yayınlandı
0

MÜJDE, ULTRA ZENGİN SAYIMIZ 4208 OLMUŞ !

Türkiye’de gelir dağılımı adaletsizliği, son yıllarda belirgin bir şekilde derinleşmiş durumda. Güncel verilere göre Türkiye, Avrupa’da gelir eşitsizliğinin en yüksek olduğu ülke konumunda. En yüksek gelire sahip %20’lik grup, toplam gelirin yaklaşık %48’ini alırken; en düşük gelire sahip %20’lik kesim toplam gelirden yalnızca %6,4 pay alabilmekte. En zengin %10’luk kesimin geliri, en yoksul %10’luk kesimin gelirinden yaklaşık 15 kat daha fazla. Gelir dağılımı eşitliğini ölçen Gini katsayısı Türkiye’de 0,461 seviyesinde. Avrupa Birliği ortalaması 0,29

ULTRA ZENGİN SAYIMIZ SON 5 YILDA %93.5 ARTMIŞ

İngiliz gayrimenkul danışmanlık şirketi Knight Frank’ın The Wealth Report 2026 verilerine göre Türkiye’de 30 milyon dolar üzeri servete sahip kişi sayısı son 5 yılda %93.5 artmış.2174 ten 4208’e çıkmış. Milyarder sayımızın aynı dönemde 35 ten 46 ya çıkacağı öngörülüyor.
Milyonlarca insan açlık ve yoksulluk mücadele ederken, milyarderlerimizin sayısı hızla artıyor.

GELİR DAĞILIMI ADALETSİZLİĞİNİ ÖNLEME ÇABALARI YETERSİZ

Dünya Bankası verilerine göre Türkiye, gelir eşitsizliği bakımından 130 ülke arasında 28. sırada yer alarak birçok gelişmekte olan ülkeden daha kötü bir tablo sergiliyor. Bu adaletsizlik, orta sınıfın zayıflamasına ve halkın büyük bir kesiminin ( yaklaşık her 10 kişiden 6’sı ) borçlu bir şekilde yaşamını sürdürmesine neden olan sosyoekonomik bir krizin temel taşlarından biridir.

Gelir dağılımdaki adaletsizliği önlemek için devletler tarafından uygulanan en temel yöntem, maliye politikası araçlarını kullanarak geliri piyasada oluştuğu halinden (birincil dağılım) daha adil bir seviyeye (ikincil dağılım) taşımaktır.
Bu adaletsizliği önlemek için kullanılan başlıca stratejiler şunlardır:

– Yüksek gelir gruplarından daha yüksek oranda vergi alınarak, toplanan kaynağın alt gelir gruplarına aktarılmasıdır.

– Düşük gelirliler üzerindeki vergi yükünü azaltmak amacıyla asgari ücretten vergi alınmaması veya temel gıdada vergi indirimleri yapılmasıdır.

– Gelirin ötesinde, birikmiş servet üzerinden alınan vergilerle servet yoğunlaşmasının önlenmesi hedeflenir.

– Yoksulluk sınırı altındaki ailelere yönelik doğrudan nakdi transferler ve sosyal güvenlik ödemeleridir.

– Sağlık, eğitim ve barınma gibi temel hizmetlerin devlet tarafından ücretsiz veya sübvansiyonlu sunulması, alt gelir gruplarının harcamalarını azaltarak dolaylı gelir artışı sağlar.

– Asgari ücretin yaşam standartlarını karşılayacak düzeyde belirlenmesi, Gini katsayısını (eşitsizlik ölçütü) düşüren doğrudan bir araçtır.

– Eğitim ve mesleki eğitim politikalarıyla düşük nitelikli işgücünün verimliliği artırılarak daha yüksek ücret alabilmeleri sağlanır.

– İşsizliğin azaltılması, hanehalkı gelirlerini doğrudan artırarak eşitsizliği azaltan en kritik faktörlerden biridir.

– Vergi kaçakçılığının önlenmesi ve çalışanların sosyal güvenlik şemsiyesi altına alınması gelir dağılımını iyileştirir.

– Eğitim ve sağlığa erişimde adaletin sağlanması, bireylerin ekonomik basamakları tırmanma şansını (sosyal mobilite) artırır.

Bu konularda bir takım çalışmalar olsa da gelir dağılımı adaletsizliğini önlemede son derece yeteresiz.

Ne yazık ki, yoksulla zengin arasındaki makas her geçen gün daha da açılıyor.
24 yılın sonunda geldiğimiz durumun özeti budur.

İlyas Erbay

Bizi sosyal medyadan takip edin