Ortopedi Uzmanı Dr. Baran Şen: “Çivileme ya da balıklama atlamadan önce düşünün” - Karabük Haber Postası
Karabük Postası Avatarı
Karabük Postası tarafından
28 Temmuz, 2023 10:47 tarihinde yayınlandı /Güncelleme: 21.09.2023 10:59
0
0

Ortopedi Uzmanı Dr. Baran Şen: “Çivileme ya da balıklama atlamadan önce düşünün”

Ortopedist Baran Şen, sığ sularda yapılan balıklama atlayışların felç ya da ölümle sonuçlanabilecek en riskli atlayışlar olduğunu söyledi. Boyun kırıklarına, omurilik zedelenmelerine yol açabilecek bu atlayışlarla ilgili uyarıda bulunan Dr. Şen, “Çivileme atlamada da zemine çakılırsanız risk var. Omurların zarar görmesi kalıcı sakatlıklara neden olabilir. Siz siz olun dibini görmediğiniz, derinliğini bilmediğiniz sulara atlamayın” dedi.

 

Meteoroloji son bir haftadır yüksek sıcaklık uyarısı verirken, bu sıcaklarda denizde, havuzda, göl ya da göletlerde serinleyeceklere Kent Hastanesi Ortopedi Uzmanı Dr. Baran Şen’den “atlama” uyarısı geldi. Şen, alçak, sığ sulara yapılacak balıklama ya da çivileme atlayışların neden olabileceği travmalara dikkat çekti. Şen, özellikle gençlerin denize, havuza yaptıkları atlayışların fotoğraflarını sosyal medyada paylaşmak için sürekli atlayış yaptıklarını kaydetti.

 

“Dikkatli olmak gerek”

 

Gençlerin bilinen balıklama ve çivileme stillerinden farklı atlayışlar da yaptığını ifade eden Şen, “Vücutlarını farklı şekillere sokup acayip hareketlerle atlıyorlar. Onlar şaka yapmak ya da eğlenmek için atlıyor, biz ise endişeleniyoruz. Bazı atlamaları izlerken yüreğimiz ağzımıza geliyor. Atlanılan yer su olabilir ancak sığ suya balıklama ya da çivileme atlandığında omurganın yaralanma, hasarlanma riski var. Kişi balıklama atladığında omurgası zedelenip felç geçirebilir, kafasını yere çarparsa kafa travması geçirebilir ki örnekleri maalesef ki her sene görülür. Omurga ciddi hasar görürse kişinin belden aşağısı felç olduğu gibi kollarını da kullanamaz hale gelebilir. Sığ sulara ‘çivileme’ denilen, ayakların üzerine atlama hareketi de tehlikeli sonuçlar doğurabilir. Şöyle ki kontrolsüz bir atlayışla eğer zemine çakılma olursa topuktan başlayıp kalçada, bel, sırt ve boyunda kırıklar meydana gelebilir. Yani sığ sulara iki stilde de atlayış kalıcı sakatlıklara hatta ölümlere yol açabilecek riskler içeriyor. Bu tür travma geçiren kişi nakil sırasında da yanlış taşıma yüzünden de zarar görebiliyor. Siz siz olun dibini görmediğiniz, derinliğini bilmediğiniz sulara atlamayın. Derinliğin en az 2 metre olması gerekir. Eğer derinliğinden emin değilseniz, atlamaktan vazgeçin” dedi. (İHA)

Bizi sosyal medyadan takip edin
222222222
Mustafa Akgün Avatarı
Mustafa Akgün tarafından
20 Nisan, 2026 09:30 tarihinde yayınlandı /Güncelleme: 19.04.2026 14:51
0
0

KARABÜK 2037 VİZYONU RAPORU MASADA MI KALDI?

Karabük Kent Vizyonu 2037 Raporunda hedefler belirlenirken, bunun ne kadarının hayata geçtiği ne kadarının geçmediği merak ediliyor

Karabük Ticaret ve Sanayi Odası (KTSO) ev sahipliğinde, Başkan Fatih Çapraz’ın öncülüğünde 5-6 Haziran 2024 tarihlerinde düzenlenen “Karabük Kent Vizyonu 2037 Çalıştayı” sonrasında hazırlanan rapor, kentin geleceğine ışık tutacak önemli stratejiler ortaya koymuştu. Raporda; Karabük’ün sosyal, ekonomik, kültürel, eğitim, çevre, kentleşme, sağlık, ulaşım ve turizm alanlarında kalkınmasını sağlayacak yol haritası detaylı şekilde belirlenmişti. Ancak aradan geçen sürede, belirlenen hedeflerin ne kadarının hayata geçirildiği sorusu gündeme geldi.

TANITIM VURGUSU DİKKAT ÇEKMİŞTİ

Raporda öne çıkan başlıklardan biri de tanıtım ve markalaşma konusuydu. “Tanıtımdan pazarlamaya tüm süreçler bütün paydaşlar tarafından internet ve sosyal ağlar ortamlarında paylaşılmalıdır. Karabük’e ait markalar oluşturulmalıdır. Markalaşma, kent kimliğini güçlendiren temel unsurlardan biridir” ifadelerine yer verilmişti.

Bu yaklaşım, Karabük’ün sahip olduğu potansiyelin daha geniş kitlelere ulaştırılması açısından kritik bir unsur olarak değerlendirilmişti. Nitekim şehir; huzur ve güven ortamı, sanayi altyapısı ve eğitim olanaklarıyla hem yatırımcılar hem de öğrenciler için cazip bir merkez olabilecek özellikler taşıyor.

Cumhuriyetin kuruluş sürecinde önemli bir rol üstlenen Karabük, 13 haneli bir yerleşimden güçlü bir sanayi kentine dönüşerek Türkiye’nin kalkınma hamlesinde özel bir yer edindi. “Demir-çeliğin başkenti” olarak anılan Karabük, yerli ve milli ağır sanayinin temellerinin atıldığı merkezlerden biri olma özelliğini taşıyor. Ancak tüm bu güçlü geçmişe rağmen, Karabük’ün ülke genelindeki bilinirliğinin istenilen seviyede olmadığı yönünde eleştiriler bulunuyor. Yapılan gözlemler, birçok kişinin Karabük’ün coğrafi konumunu dahi tam olarak bilmediğini ortaya koyuyor.

TANITIMIN SORUMLULUĞU KİME AİT?

Bu noktada en önemli sorulardan biri de tanıtım faaliyetlerinin kim tarafından yürütüleceği. Valilik, kamu kurumları, sivil toplum kuruluşları, sanayi kuruluşları ve vatandaşların bu süreçteki rolü tartışma konusu olmaya devam ediyor.

Bir çok kesim tarafından etkili bir tanıtım ve markalaşma sürecinin ancak tüm paydaşların ortak hareket etmesiyle mümkün olabileceğine işaret ederken, aksi halde, bireysel çabaların sınırlı kalacağı ve kentin potansiyelinin yeterince değerlendirilemeyeceği ifade ediliyor.

Karabük Kent Vizyonu 2037 Raporu’nun ortaya koyduğu hedeflerin ne ölçüde uygulandığı, sorunlara yönelik çözüm önerilerinin ne kadarının hayata geçirildiği henüz netlik kazanmış değil.

Kentin güçlü sanayi geçmişine rağmen, tanıtım ve markalaşma alanında beklenen ilerlemenin sağlanamaması, “Karabük vizyonu kağıt üzerinde mi kaldı?” sorusunu beraberinde getiriyor.

Yetkililerin ve tüm paydaşların, raporda belirlenen hedefler doğrultusunda daha somut adımlar atması gerektiği ifade ediliyor.

Bizi sosyal medyadan takip edin