Orman Varsa Su da Var - Karabük Haber Postası
Karabük Postası Avatarı
Karabük Postası tarafından
21 Mart, 2017 14:35 tarihinde yayınlandı
0
0

Orman Varsa Su da Var

TEMA Vakfı gönüllüleri 21 Mart Dünya Ormancılık Günü ve Orman Haftası ile 22 Mart Dünya Su Günü’nü Türkiye genelinde çeşitli etkinliklerle kutlayacak.

TEMA Vakfı bu yıl 21 Mart Dünya Ormancılık Günü ve Orman Haftası ile 22 Mart Dünya Su Günü’nü “Ormanlar ve Su” temasıyla kutluyor. TEMA Vakfı gönüllüleri bu kapsamda fidan dikimi ve bakımı,  yerel su varlıklarının korunması konusunda farkındalık yaratmak amacıyla nehir/havza günleri, tanıtım ve bilgilendirme stantları, belgesel gösterimleri ile eğitim etkinlikleri düzenliyor. Gönüllüler, farklı şehirlerde etkinlikler gerçekleştirerek yaşamın temel kaynağı su ile orman ekosistemlerinin etkileşiminin önemini vurguluyor.

ERIŞILEBILIR TATLI SULARIN %75’I ORMANLARDAN GELIYOR

Dünya Ormancılık Günü kapsamında konuşan TEMA Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı Deniz Ataç, orman varlıklarının öneminin altını çizdi. Ataç, “Ormanlar tüm canlılara hiçbir karşılık beklemeden hizmetler sunuyor. Örneğin tarımsal, evsel, kentsel, endüstriyel ve çevresel amaçlı kullanılan erişilebilir tatlı suların yaklaşık %75’i ormanlardan beslenen su havzalarından sağlanıyor. Ormanlar ekolojik işlevlerinin yanı sıra dünyada 1.6 milyar insanın geçimi için de önem arz ediyor. Ancak maalesef iklim değişikliği, orman yangınları ve ormansızlaşma gibi baskılar orman ekosistemlerini tahrip ediyor. Bu bakımdan ormanların korunması konusunda daha fazla hassasiyet gösterilmesi gerekiyor” dedi.

TÜRKIYE’DE DOĞA HAKLARININ GÖZETILMESI GEREKIYOR

Dünya Su Günü kapsamında bilgiler veren Ataç, “Ülkemizde suya ilişkin 40’tan fazla yasal düzenleme var. Yasal düzenlemelerin bir su yasası ile tek bir çatı altında toplanması gerekiyor. Türkiye’deki su varlığının korunması ve sürdürülebilirliğinin sağlanması için adım atılması gerektiğine inanıyoruz. Türkiye’de üstün ekosistem yararını koruyacak nitelikteki bir su yasası çıkarılmasının önemine bir kez daha dikkat çekiyoruz. Öte yandan orman alanları için de gereken hassasiyetin gösterilmesini, doğa haklarının gözetilmesini istiyoruz” dedi.

TEMA GÖNÜLLÜLERI SU TEHDITLERI HARITASI OLUŞTURDU

Türkiye’nin farklı bölgelerindeki TEMA gönüllüleri 2016 yılında illerindeki ve ilçelerindeki su tehditlerini ortak bir haritada toplamıştı. Harita bu yıl da güncellenmeye devam etti. ‘Türkiye Su Varlıklarına Yönelik Tehditler Haritası’ndan söz eden TEMA Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı Deniz Ataç, “Geçtiğimiz yıl çalışmalarını başlattığımız ve önemli bulgular elde ettiğimiz ‘Türkiye Su Varlıklarına Yönelik Tehditler Haritası’nı gönüllülerimizin katkılarıyla bu yıl da güncellemeye devam ettik. Bize yapılan bildirimler sonucu su varlıklarımızın kirlenme, kuruma ve biyoçeşitlilikte azalma gibi tehditlerle karşı karşıya olduğunu gördük. Gönüllülerimiz aracılığı ile 40 ilde 87 ayrı su varlığının tehdit altında olduğunu tespit ettik. Bu tehditlerin 52’si su varlığının niteliğine, 30’u su varlığının miktarına, 5’i ise su varlığına erişime yönelik tehditleri içeriyor” dedi.

TESPIT EDILEN TEHDITLER MEVCUT DURUMUN KÜÇÜK BIR KISMI

Haritayı tabandan yukarı doğru ve katılımcı bir araştırma yöntemi ile hazırladıklarını belirten TEMA Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı, sistematik bir bilgi toplama formu kullanarak 81 ildeki gönüllüleri aracılığıyla güncel su sorunlarını saptadıklarını belirtti. “Gönüllülerimiz aracılığıyla tespit ettiğimiz veriler Türkiye’de yok olma ve kirlenme tehdidi altındaki su varlıklarının küçük bir kısmını belgeliyor. Maalesef tehditlerle karşı karşıya olan birçok farklı su varlığı var” dedi. Çalışmanın bir amacının da su varlıklarının korunması konusunda toplumsal katılımcılığı sağlamak ve farkındalık yaratmak olduğunu belirten Ataç, vatandaş bilimi yöntemiyle haritayı güncellemeye devam edeceklerini ifade etti. Haritaya katkı sağlayan temsilcilerimize ve gönüllülerimize teşekkür ediyoruz. Öte yandan haritanın güncellenmesi konusunda herkesi katılımcı olmaya davet ediyoruz” dedi.

 

 

Bizi sosyal medyadan takip edin
15 yasindaki alperenin yumrukla olumune yol acan 2 saniga 7ser yil hapis RkW6TTYX
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
22 Nisan, 2026 16:52 tarihinde yayınlandı
0
0

15 yaşındaki Alperen’in yumrukla ölümüne yol açan 2 sanığa 7’şer yıl hapis

Bolu’da parkta çıkan kavgada 15 yaşındaki Alperen Ömer Toprak’ın yumruk darbesi sonucu hayatını kaybetmesine ilişkin davada karar çıktı. Mahkeme, iki sanığı müşterek faillik kapsamında 7’şer yıl hapis cezasına çarptırdı.

Bolu’da geçtiğimiz haziran ayında parkta iki çocuk arasında çıkan kavgada aldığı darbe sonucu kalbi duran ve kaldırıldığı hastanede hayatını kaybeden Alperen Ömer Toprak’ın ölümüne ilişkin davanın dördüncü celsesi görüldü. Bolu 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen dava, sanıkların yaşlarının küçük olması nedeniyle kapalı oturumda gerçekleştirildi. Duruşmaya tutuklu sanık S.Ş. (13), tutuksuz yargılanan E.Y. (14), taraf avukatları ve aileler katıldı.

Adli tıp raporu dosyaya girdi

Geçtiğimiz celse hazırlanan adli tıp raporu da dosyaya eklendi. Raporda, Toprak’ın boynuna aldığı yumruk darbesi sonrası beyin sapında hasar oluştuğu, bu hasara bağlı olarak anında beyin kanaması geçirdiği ve ölümün söz konusu darbeye bağlı gerçekleştiği belirtildi. Ayrıca travmanın hayati merkezleri doğrudan etkilediği ve darbe ile ölüm arasında illiyet bağı bulunduğu ifade edildi.

2 sanığa 7’şer yıl hapis

Savcılığın mütalaasında, atılan yumruğun öldürme kastıyla olmadığı yönünde değerlendirme yer aldı. Mahkeme heyeti, sanıklar S.Ş. ve E.Y. hakkında ‘ağırlaştırılmış yaralama’ suçundan ceza verdi. İki sanık, müşterek faillik kapsamında 7’şer yıl hapis cezası aldı. Kararın ardından tutuksuz sanık E.Y. de tutuklandı.

“Mahkemenin kararının doğru olduğunu ve insanları rahatlattığını düşünmüyoruz”

Mahkemenin kararının doğru olmadığını belirten acılı ailenin avukatı Alper Coşkun, “Bizim ceza talebimiz, ‘çocuğun kasten öldürülmesine yönelikti’. Zaten adli tıp raporunda da yumruk geldiği gibi beyin kanamasına bağlı olarak öldüğü sabitti. Ama mahkemenin talebi neticesinde ‘ağırlaştırılmış yaralama’ cezası verildi. İstinafa zaten dosyayı götüreceğiz. Mahkemenin kararının doğru olduğunu ve insanları rahatlattığını düşünmüyoruz. Gerekçeli karar geldikten sonra üst mahkeme için hukuki başvurularımızı yapacağız. Doğrudan bir yumruğun ölüme neden olmasını ‘kasten öldürme’ olduğunu düşünüyorum. Yargıtay’ın da böyle birçok iştiraki var. Çocukların yaş durumundan dolayı yaş indirimi olacağı belliydi. Şu anda müşterek faillik olarak 7’şer yıl aldılar. Bu cezaların arttırılması için biz de gerekli başvuruları yapacağız” ifadelerini kullandı.

Bizi sosyal medyadan takip edin