Karabük Postası tarafından
07 Kasım, 2014 10:17 tarihinde yayınlandı
Okuma Süresi: 2dk
Yorum: 0

Organ Bağışı Haftası Kastamonu’da Kutlandı

KASTAMONU 3-9 Kasım tarihleri arasında gerçekleştirilen Organ Bağışı Haftası nedeniyle Kastamonu’da organ bağışına dikkat çekmek için program düzenlendi. Organ bağışına dikkat çekmek için Kastamonu Halk Eğitim Merkezinde gerçekleştirilen programa, Vali Şehmus Günaydın, Garnizon ve Jandarma Bölge Komutanı Tuğgeneral Faruk Bal, Belediye Başkanı Tahsin Babaş, Kastamonu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Seyit Aydın, İl Sağlık Müdürü Dr. Metin Öztürk, Halk Sağlığı Müdürü Yüksel Kutlu, Kamu Hastaneler Birliği Genel Sekreteri Dr. Mustafa Uyanık, Milli Eğitim Müdürü Mustafa Çelik ile sağlık çalışanı ve vatandaşlar katıldı. Programda konuşan Vali Şehmus Günaydın, organ bağışının önemini kendilerinin veya bir yakınlarının başına gelenlerin herkesten daha iyi anladığını belirterek, gerek Türkiye’de gerekse dünyanın birçok ülkesinde birçok hastanın organ beklediğini kaydetti. Vali Günaydın, “Tabi bu hastalarımızın bir an önce sağlıklarına kavuşabilmeleri için yeterli sayıda organ bağışının olması lazım. Bunun için de insanların hayattayken kendi rızaları ile organ bağışında bulunmaları lazım. Fakat ülkemizde bu konuda yapılan anketlerde bazı tereddütlerin olduğunu görüyoruz. Bu tereddütlerin giderilmesi de bizim işimiz. Gerek Sağlık Müdürlüğü olarak gerekse Müftülüğümüzün çalışmaları bu konuda önemli mesafe alacağımızı gösteriyor. Kastamonu olarak yapılan anket sonuçlarını tekrar gözden geçirmemiz gerekiyor diye düşünüyorum. Yeni bir anlayış ve politika ile Kastamonu’daki vatandaşlarımızı organ bağışı konusunda cesaretlendirmemiz ve bilgilendirmemiz gerekiyor” dedi. “BAYANLAR ERKEKLERE GÖRE DAHA İSTEKLİ” Türkiye’de organ ve doku nakli bekleyen hastaların sayısının her geçen gün artığına dikkat çeken İl Sağlık Müdürü Dr. Metin Öztürk ise, bağış sayısının yetersiz olması sonucunda hastaların organ alamadan vefat ettiğini ifade ederek, şunları söyledi: “Özellikle karaciğer ve kalp nakli bekleyen hastalarımız kısa sürede organ nakli bulamadıkları için yaşamlarını kaybediyor. Bu nedenle ülkemizde organ yetmezliği önemli bir sağlık sorunu olarak gündemdeki yerini koruyor. Halkımızın organ bağışı konusunda hassasiyetlerinin arttırılması, organ bağışı ve naklinin yaygınlaştırılması ve bu bilincin yeterince geliştirilmesi için her yıl ülkemizde 3 ve 9 Kasım tarihleri arası Organ Bağış Haftası olarak kutlanmaktadır. Organ bağışlamak isteyen vatandaşlarımızın öncelikle İl Sağlık Müdürlüğümüze ve Devlet Hastanemize müracaat etmeleri yeterlidir. Müdürlüğümüzce geçen yıl 18 yaşın üzerindeki 8 bin vatandaşın üzerinde bir anket çalışması uygulanmıştır. Bu anket neticesinde ilimizin bu olaya bakışı ile ilgili önemli tespitlerimiz oldu ve çalışmalarımızı da bu yönde yoğunlaştırmış bulunmaktayız. Ankete katılan bayanların organ bağışı konusunda erkeklere oranla daha olumlu baktıklarını ve kentsel alanda yaşayan vatandaşlarımızın kırsal alanda yaşayan vatandaşlarımıza göre organ bağışına daha olumlu baktıklarını, 15 ila 35 yaş arasındaki grubun da organ bağışına daha olumlu yaklaştıklarını tespit ettik” “BAĞIŞIN DİNEN SEVABI ÇOK BÜYÜK” Müftü Vekili İsmail Hakkı Selim de, “Bir insanı kurtaran tüm insanlığı kurtarmış ve bir insanı öldüren tüm insanlığı öldürmüş gibi olur felsefesiyle hareket ediyor ve bu bağlamda organ bekleyen binlerce hasta adına ve bir gün hepimizin ihtiyaç duyabileceği organ bağışı konusunda desteklerinizi bekliyoruz” diye konuştu.

Bizi sosyal medyadan takip edin
blank
Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
24 Kasım, 2025 16:52 tarihinde yayınlandı
Okuma Süresi: 1dk
Yorum: 0

Dere yataklarına mesken atık ve moloz dökülüyor

Zonguldak’ın Alaplı ilçesine bağlı Gümeli ile Geçmiş altı mevkileri ortasındaki dere yatakları, etraf kirliliğine sahne oluyor. Çam ve meşe ağaçlarıyla kaplı ormanlık alanın doğal hoşluğu, denetimsiz formda dökülen binlerce ton mesken atığı ve moloz nedeniyle her geçen gün tahrip ediliyor.
Gümeli-Geçmiş altı deresi boyunca inşaat hafriyatlarının gelişi hoş boşaltıldığı tez edilirken, bu durum hem vatandaşların hem de çevrecilerin büyük reaksiyonunu çekti. Geçmişaltı’nda yaşayan Hüseyin Kumuz, dere yatağının muhafaza alanı statüsünde olduğunu hatırlatarak sert sözlerle reaksiyon gösterdi:
"Bu alanın şahıslara yahut firmalara bu formda kullanım hakkını kim veriyor, bilmiyoruz. Dere yataklarına yığılan bu molozlar bilhassa yağışlı havalarda dereye akıyor, birikmelere ve ilerleyen süreçte taşkınlara sebep oluyor. Buna göz yumulması kabul edilemez."
Kumuz, yetkililerin kontrol zafiyetine dikkat çekerek şunları söyledi:
"Türkiye’nin hiçbir yerinde dere ve çay yataklarına mesken atığı ve moloz dökülmez. Valilik ve ilgili kamu kurumları kontrollerini artırmalı, cezalar yükseltilmeli. Şayet caydırıcı yaptırımlar uygulanmazsa bunu yapanlar moloz döküm alanlarına gitmeyip atıklarını buraya taşımaya devam eder. Üstelik akşam saatlerinden sonra hiçbir yetkiliye ulaşamıyoruz."
Vatandaşlar, bölgenin süratle yok olmasına neden olan bu kirliliğin bir an evvel durdurulmasını ve sorumlular hakkında süreç yapılmasını istedi.

Bizi sosyal medyadan takip edin