Ordu’nun yüksek kesimlerinde kar yağışı etkili oldu. Bazı noktalarda kar kalınlığı 10 santimetreye ulaşırken, ekiplerce mücadele çalışması başlatıldı.
Ordu’nun şehir merkezinde ve sahil kesimlerinde etkili olan sağanak, dün geceden itibaren yüksek kesimlerde kar yağışına dönüştü. Kabadüz, Aybastı, Akkuş, Gürgentepe ilçelerinin yüksek kesimleri beyaz örtüyle kaplandı. Kabadüz ilçesine bağlı 2 bin rakımlı Çambaşı Yaylası’nda da kar yağışı etkili oldu. Dün başlayan, gece saatlerinde ve bugün de etkili olan kar yapışı sonrası yeşil bitki örtüsü büyük oranda beyazla kaplandı.
Ordu Büyükşehir Belediyesi ve ilçe belediyeleri, kar yağışı sonrası yolların kapanmaması için iş makineleriyle hazırlıklı beklerken, Karayolları Genel Müdürlüğü ekipleri ise Kabadüz ilçesinde etkili olan kar yağışı sonrası mücadele çalışması başlattı. Karayolları Genel Müdürlüğü’nün resmi sosyal medya hesaplarından paylaşılan görüntülerde kar kalınlığının 10 santimetreye yaklaştığı alanda yol temizleme çalışması yapıldığı görülüyor.
Öte yandan, Meteoroloji Genel Müdürlüğü, il genelinde kuvvetli ve çok kuvvetli yağışların olabileceğini, yüksek kesimlerde ise yoğun kar yağışının beklendiğini duyurmuştu.


Ordu’nun yüksek kesimlerinde kar yağışı
Pandemi sonrası gözden kaçan hastalık: Uzun süreli kovid
Göğüs Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Şevket Özkaya, kovid-19 geçiren her 6 kişiden yaklaşık birinde görülen “uzun süreli kovid” tablosunun gözden kaçabildiğini belirterek, Türkiye’de yaklaşık 3 milyon kişinin bu durumdan etkilenmiş olabileceğini söyledi.
Uzun süreli kovidin mevcut tahminlerin çok daha fazla insanı etkilediğini ifade eden Prof. Dr. Özkaya, uzun süren halsizlik, yorgunluk, eklem ağrıları, gün içerisinde ani duygu durum değişiklikleri ve sık hastalanma gibi şikayetlerin özellikle pandemi sonrasında arttığına dikkat çekti. Geçen hafta yayımlanan bir araştırmanın sonuçlarını değerlendiren Özkaya, “COVID-19 ile enfekte olan her 6 kişiden yaklaşık biri uzun süreli COVID geliştiriyor ve bu kişilerin neredeyse yüzde 90’ı kronik sağlık sorunları yaşamaya devam ediyor. Araştırmacılar, enfeksiyon sonrasında ortaya çıkan ve önceden var olan rahatsızlıklarla açıklanamayan semptomları inceleyerek uzun süreli COVID vakalarını belirledi” dedi.
“Yaklaşık 3 milyon kişi etkilenmiş olabilir”**
Türkiye’de 17 milyondan fazla kişinin kovid 19 enfeksiyonu geçirdiğinin düşünüldüğünü belirten Prof. Dr. Özkaya, “Bu rakamlar göz önüne alındığında yaklaşık 3 milyon insanımızın uzun süreli COVID şikayetleriyle yaşamını sürdürdüğünü tahmin ediyoruz. Pandemi sona ermiş olsa da COVID-19 halen görülmeye devam ediyor ve buna bağlı uzun süreli kovid yükü de artıyor” diye konuştu.
Çalışmada uzun süreli COVID tanısı alan hastaların yaklaşık yüzde 90’ında sürekli klinik takip ve tedavi gerektiren en az bir kronik hastalık geliştiğinin ortaya konulduğunu ifade eden Özkaya, hastalarda solunum, sindirim sistemi ve sistemik belirtilerin yaygın olarak görüldüğünü kaydetti.
Tiroid ve metabolik sorunlar dikkat çekiyor
Araştırmanın, uzun süreli COVID’in belirtilerinin bölgelere göre farklılık gösterebildiğini de ortaya koyduğunu belirten Özkaya, bazı bölgelerde tiroid hastalıklarının daha sık görülürken, bazı bölgelerde ise prediyabet ve hiperglisemi gibi metabolik bozuklukların ön plana çıktığını söyledi. Uzun süreli COVID vakalarının tanı konulmasında güçlük yaşandığını vurgulayan Özkaya, “Bu hastalar daha iyi gözetim ve kişiye özel tedaviler gerektiriyor. Ancak ’Long COVID’ için özel bir tanı kodunun bulunmaması nedeniyle birçok hasta farklı branşlara başvurmasına rağmen gözden kaçabiliyor” şeklinde konuştu.
“Doktorlar uzun süreli kovid ihtimalini göz önünde bulundurmalı”
Kardiyologların otonom sinir sistemi bozuklukları, endokrinologların metabolik hastalıklar, nörologların açıklanamayan bilişsel sorunlar, göğüs hastalıkları uzmanlarının nefes darlığı ve derin nefes alma isteği, psikiyatristlerin duygu durum bozuklukları, aile hekimlerinin ise sık hastalanma şikayetleriyle gelen hastalarda uzun süreli kovid ihtimalini değerlendirmesi gerektiğini belirten Prof. Dr. Özkaya, “Bu hastalar, COVID-19 enfeksiyonu ile ilişkilendirilemeyen ancak aslında uzun süreli COVID tablosunun bir parçası olan vakalar olabilir” ifadelerini kullandı.
Uzun süreli kovid 19’un giderek daha önemli bir halk sağlığı sorunu haline geldiğini vurgulayan Özkaya şunları söyledi: “Bu durum daha iyi gözetim, koordineli bakım ve yeni tedavi yaklaşımlarını gerekli kılıyor. Ayrıca farklı kişilerin farklı semptomlar yaşadığı unutulmamalı, tedavi süreçleri kişiye özel planlanmalıdır.”

