Reklam
Reklam
ordunun atil arazileri bereketleniyor 34 bin 800 dekar atil arazi tarima kazandirildi M9RGg4vX
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
08 Mayıs, 2025 16:07 tarihinde yayınlandı
0

Ordu’nun atıl arazileri bereketleniyor: 34 bin 800 dekar atıl arazi tarıma kazandırıldı

Ordu Büyükşehir Belediyesi’nin alım garantili eserlerinden biri olan, gluten hassasiyeti olanlar başta olmak üzere tarım ve hayvancılıkta da değerli katkılar sağlayan karabuğday, Ordu topraklarını sevdi. Üreticiler Büyükşehir Belediyesi’nin hem karabuğday tohumu hem de makine takviyesini alarak atıl yerlerini tarıma kazandırırken, tarıma açılan atıl arazi ölçüsü ise 34 bin 800 dekara ulaştı.

Ordu Büyükşehir Belediye Lideri Dr. Mehmet Hilmi Güler’in ‘kendi kendine yeten şehir’ sloganıyla atıl tarım yerlerini tarıma kazandırmak, kırsal bölümdeki üreticilerin gelir kaynaklarının arttırmasını sağlamak, eser çeşitliliğini desteklemek ve ünite alandan daha fazla gelir elde edilmesi gayesiyle başlattığı tarım yatırımları giderek büyüyor.

Geçen yıl Büyükşehir Belediyesi öncülüğünde Ordu’da birinci defa hem üreticilere alternatif bir gelir kaynağı oluşturmak hem de iç piyasadaki üretime katkı vermek emeliyle deneme gayeli karabuğday ekimi yapıldı. Büyükşehir Belediyesi’nin alım garantili eserlerinden biri olan karabuğday Ordu topraklarına ahenk sağlarken randımanıyla de üreticilerin yüzünü güldürdü.

Büyükşehrin tohum ve makine takviyesi, atıl yerleri tarıma kazandırdı

Geçen yıl üreticilerin karabuğday üretiminden mutlu kalması ile bu yılda karabuğdaya ilgi arttı. Mesudiye ilçesinde birçok üretici Büyükşehir Belediyesi’nin tohum dayanağından yararlanarak atıl yerlerine karabuğday ekmeye başladı. Karabuğdayın çiçekli bir bitki olması ve arıcılık içinde yarar sağlaması sebebiyle arıcılık ile uğraşan üreticilerde topraklarına karabuğday ekimi gerçekleştirirken bu yıl karabuğdayın üretim alanı 545 dekar olacak. Öte yandan Ordu Büyükşehir Belediyesi bünyesinde kurulan Tarım Makineleri Parkı’nda üreticilerin işini kolaylaştırdı. Üreticiler ekimlerini bu makineleri kullanarak iş gücü maliyetini düşürerek geniş alanlarda üretim yapma fırsatı yakaladı. Lider Güler’in bu alanda yaptığı takviyelerle 2019 yılından bu yana tarıma açılan atıl arazi ölçüsü ise 34 bin 800 dekara ulaştı.

Üreticiler dayanaklardan memnun

Mesudiye ilçesinde tarım, hayvancılık ve arıcılık ile uğraşan ve bu yıl karabuğday ekimi gerçekleştiren üreticiler, Büyükşehir Belediyesi’nin tohum ve tarım makineleri dayanağından epeyce şad kaldıklarını belirttiler. Bilhassa karabuğdayın arılar içinde değerli bir eser olduğunu öğrendiklerini aktaran üreticiler, bu manada da kendilerine değerli katkıları olacağını söz ettiler.

Öte yandan üreticilere alım garantisi verilerek dağıtılan tohumlardan hasat edilen eserler ise birçok ziraî projede olduğu üzere tekrar Büyükşehir Belediyesi tarafından alınacak.

Bizi sosyal medyadan takip edin
w2
İlyas Erbay Avatarı
İlyas Erbay
14 Mayıs, 2026 10:35 tarihinde yayınlandı
0

SODA GETİRİN HAZMEDEMEYENLER VAR !

Türkiye savunma sanayiinde son yıllarda gerçekleştirdiği yerli ve milli atılımlarla bölgesel ve küresel ölçekte gerçek bir caydırıcı güç haline geldi. Bunu tüm dünya görüyor ve kabul ediyor. Sırf muhalif olmak adına bu başarıyı görmezden gelenler var. Sosyal medyada; YILDIRIMHAN Balistik Füzesini, prototipti, maketti, motoru yoktu gibi argümanlarla küçümsediklerini görüyoruz. Bu zihniyet 3 yıl önce Tayfun füzesi için de aynı şeyleri söylüyordu. Tayfun bugün TSK envanterinde ve seri halde üretiliyor.

ROKETSAN tarafından geliştirilen Türkiye’nin en uzun menzilli balistik füzesi Tayfun 18 Ekim 2023 tarihinde Rize Artvin arasında test atışı ile kamuoyuna tanıtılmıştı. Tayfun Blok-4, başarılı test süreçlerinin ardından 2026 yılı içerisinde Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK) envanterine girmeye başladı. Seri üretimi devam ediyor. Yaklaşık 10 metre uzunluğunda, 7.2 ton ağırlığında ve 1500+ km menzile sahip. Hız: 5 Mach (hipersonik) ve üzeri hızlara ulaşarak mevcut hava savunma sistemleri için durdurulması çok güç bir tehdit oluşturmaktadır.
Tayfun Türkiye’nin derin darbe ve stratejik caydırıcılık kabiliyetini bölgesel sınırların ötesine taşımaktadır.

Özellikle İHA/SİHA teknolojileri, füze sistemleri ve deniz platformlarındaki gelişmeler, Türk Silahlı Kuvvetleri’nin operasyonel kabiliyetini artırarak uluslararası alanda dikkat çeken bir askeri güç oluşturmuştur. 2026 Global Firepower raporuna göre Türkiye, dünyanın en güçlü 9. ordusu olarak konumlanmıştır. Türkiye, geliştirdiği balistik füze ve yerli mühimmat sistemleriyle (örneğin 322 balistik füze kapasitesi ile) dünyada bu alanda 7. sıraya yerleşerek kritik bir eşiği aşmıştır. Türkiye, 2024 ve 2026 verilerine göre Orta Doğu’nun en güçlü ordusuna sahip ülke olarak öne çıkmaktadır. KAAN (Milli Muharip Uçak), Bayraktar SİHA’lar, Altay tankı ve CİDA (Otonom deniz aracı) gibi projeler, TSK’nın dışa bağımlılığını azaltarak bağımsız politika izleme kabiliyetini artırmıştır. TSK, personel sayısı ve teknolojik altyapısıyla NATO içerisindeki en büyük ikinci askeri güç konumundadır. Bu gelişmeler, 1970’lerdeki ambargoların yarattığı eksikliklerin giderilmesi amacıyla başlatılan yerli üretim hamlelerinin (TUSAŞ, ASELSAN, Roketsan vb.) bir sonucu olarak, Türkiye’nin hem sahada hem de masada etkili bir aktör olmasını sağlamıştır.

Türkiye’nin bugüne kadar ürettiği en büyük, en uzun menzilli füze olma özelliği taşıyan kıtalararası hipersonik balistik füze YILDIRIMHAN, Mayıs ayının ilk haftası sergilendi. Menzil: 6.000 kilometre. Hız: Mach 9 ile Mach 25 arası (Hipersonik) Kategori: Kıtalararası Balistik Füze (ICBM)
Yıldırımhan’ın en kısa sürede envantere girmesi için gereken ne ise yapılacaktır. Bundan kimsenin şüphesi olmasın. Daha öncekiler gibi O’da TSK silah sistemleri arasında yerini alacaktır.

Türkiye özellikle 2026 yılı itibarıyla savaş uçakları ve diğer hava platformları için yerli ve milli uçak motorları geliştirme konusunda çok kritik aşamaları geçmiş ve üretime başlamıştır.Mayıs 2026’daki güncel gelişmelere göre durum şöyledir:GÜÇHAN Turbofan Jet Motoru: Milli Savunma Bakanlığı (MSB) AR-GE merkezi tarafından geliştirilen ve 5. nesil savaş uçağı KAAN için tasarlanan yerli jet motorudur. 42.000 lbf itki gücüne sahip bu motorun 6 adet prototip üretimi gerçekleşmiştir ve test süreçlerinin Kasım 2026’dan itibaren başlaması planlanmaktadır.TF35000 Motoru: Savunma Sanayii Başkanlığı’nın (SSB) yerli motor yol haritası kapsamında geliştirilen ve KAAN’ın ileri versiyonlarında (Blok-30) kullanılması hedeflenen yerli motordur.TF-6000: Türkiye’nin daha önce geliştirip test ettiği, daha düşük itki gücüne sahip başka bir milli turbo jet motorudur.TEI-TS1400: GÖKBEY helikopteri için geliştirilen ve ilk uçuşunu başarıyla gerçekleştiren yerli turboşaft motorudur.Özetle: Türkiye, KAAN gibi projelerde başlangıçta ABD yapımı F110 motorlarını kullansa da, GÜÇHAN ve TF35000 gibi projelerle savaş uçağı motorunu tamamen yerli imkanlarla üretme aşamasına gelmiştir.

Binlerce mühendis, teknisyen, işçi geceli gündüzlü canla başla savunma sanayi için çalışıyor. Bu zorlu bir prosestir. Prototiple, maketle başlarsın. Adım adım sabırla sonuca gidersin. Negatif söylemlerle gençlerimizin motivasyonunu bozmaya kimsenin hakkı yoktur. Bunu yapanlar kansızdır, vatansızdır.

Savunma sanayii siyaset üstüdür. Hiç kimsenin tekelinde değildir!

Savunma sanayii’nde alın teri döken tüm kardeşlerimi saygıyla selamlıyorum. Minnetle, şükranla hepsini ayrı ayrı alınlarından öpüyorum. Başarıları daim olsun.

İlyas Erbay