Ordu’da zafer Hilmi Güler’in - Karabük Haber Postası
orduda zafer hilmi gulerin u4W4L16i jpg
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
02 Nisan, 2024 16:24 tarihinde yayınlandı
0
0

Ordu’da zafer Hilmi Güler’in

Ordu Büyükşehir Belediye Başkanı ve Cumhur İttifakı Adayı Dr. Mehmet Hilmi Güler, 31 Mart 2024 Yerel Seçimlerinde Büyükşehir Belediye Başkanlığı seçimlerini kazandı.

Oldukça çekişmeli ve heyecanlı geçen seçimde vatandaşlar yaklaşık 500 bin oy kullanıldı. Kullanılan oyların yaklaşık 470 bini geçerli sayıldı.

Oy dağılımına göre Ordu Büyükşehir Belediye Başkanı ve Cumhur İttifakı Adayı Dr. Mehmet Hilmi Güler, oyların yüzde 40’ını alarak Ordu Büyükşehir Belediye Başkanı seçildi. İYİ Parti’nin Adayı Enver Yılmaz da yüzde 36 oyda kaldı.

Ordu Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Mehmet Hilmi Güler, seçim sonuçlarının ardından AK Parti Ordu İl Başkanlığı’nda yaptığı açıklamada, “Bugün demokrasimiz çok önemli bir sınavı başarı ile atlattı ve bu seçimde halkımızın kazandığını görüyoruz. Bu seçimdeki bütün çalışmalarımızı çok güzel bir organizasyon ile herhangi bir problem olmadan, demokrasiye yakışır bir şekilde başarı ile bitirdik. Seçimler demokrasinin şölenleridir. Burada teşkilatımız ve halkımız ile beraber tüm partiler çok önemli bir sınav verdiler. Neticede demokrasimiz kazanmıştır” diye konuştu.

“Alçalmadan yükselmeye devam edeceğiz”

Bundan sonraki çalışmalarda hiç hız kesmeden yoğun bir şekilde devam edeceklerini kaydeden Güler, “Ordumuzun 19 ilçesi, 772 mahallesi ile birlikte çalışmalarımıza devam edeceğiz. Ordu’da bütün negatif etkenlere rağmen alçalmadan yükselmeye devam edeceğiz. Burada tabi en büyük güzümüz Cumhurbaşkanımız olmak üzere onun bilge Başkan Devlet Bahçeli ile birlikte oluşturduğu Cumhur İttifakımızdır. İttifakımız tüm etkenleri ve çalışmalarıyla gönül köprüsünü halkımızda kurmuştur ve bundan dolayı büyük bir başarı kazanmıştır. Ordu’muz burada kazanmıştır, halkımız kazanmıştır, sınavını geçmiştir. Hiçbir zaman eğilmedik, hiçbir zaman da eğilmeyeceğiz, sadece Allah’ın huzurunda eğiliriz. Bundan dolayı da herkes gereken ders, bundan sonra da alacaktır” ifadelerine yer verdi.

“Bundan sonra hiç bir şey eskisi gibi olmayacaktır”

Bundan sonra yapacakları çalışmalarda daha önceki hazırladıkları program ve söz verdikleri tüm konularda tavizsiz bir şekilde çalışmalarını sürdüreceklerini belirten Güler, “Hiçbir şey eskisi gibi olmayacak. İlimizde ekonomi başta olmak üzere çalışmalarımızı sürdüreceğiz, ayrıca da şehrimizin yaşam kalitesini yükselterek Ordumuzu Türkiye’nin ilk 10 yaşanılabilir kenti haline getireceğiz” şeklinde konuştu.

Coşkulu kutlamada

Öte yandan seçim sonuçlarının açıklanmasıyla birlikte Ordu Büyükşehir Belediyesi önünde kutlama yapıldı. Havai fişekler eşliğinde sevinç gösterilerinde bulunan partililer gece yarısına kadar seçim başarını kutladı. Kutlamalara AK Parti MKYK Üyesi Fahrettin Yahşi, AK Parti Ordu Milletvekili Mahmut Özer ve İbrahim Ufuk Kaynak, MHP Ordu Milletvekili Naci Şanlıtürk, AK Parti Eski Milletvekili Şenel Yediyıldız, AK Parti Ordu İl Başkanı Selman Altaş, MHP Ordu İl Başkanı Mehmet Özçelik, partililer ve çok sayıda vatandaş katılım sağladı.

Bizi sosyal medyadan takip edin
fq23333
İlyas Erbay Avatarı
İlyas Erbay
21 Nisan, 2026 15:00 tarihinde yayınlandı
0
0

ÜLKESİ LÜBNAN’DA İSRAİL KATLİAM YAPIYOR, SEFİR EFENDİNİN DERDİ TÜRKİYE’NİN YÖNETİM MODELİ !

ABD nin Türkiye büyükelçisi, dolar milyarderi, Lübnan asıllı, 79 yaşındaki Thomas J Barrack şimdi de, Türkiye’ye monarşi güzellemesi yapıyor. Daha önce de İzmir’e yaptığı bir konuşmada Osmanlı millet sistemini önermişti.
Monarşi, siyasi yetkinin kral, padişah, imparator gibi tek bir kişinin (monark) elinde bulunduğu, yönetimin genellikle soyağacı (babadan oğula/kıza) yoluyla geçtiği bir yönetim biçimidir. Bu sistemleri önermesinin ardındaki niyet bellidir. Türkiye’nin kendi kontrollerinde bir kukla devlet olmasını istiyorlar.

1 yıl kadar önce Türkiye’ye ayak bastığı anda bir konuşma yapmıştı. O konuşma iyi analiz edildiğinde, sefirin karakteri ve niyeti ile ilgili bana göre net ifadeler içeriyordu.
Kendisi ile ilgili ilk yazımı o gün yazmıştım. Daha sonraki süreçte her konuşmasını takip edip, bu hadsiz sefirle ilgili 3 yazı daha yazdım.
İlk yazımın başlığı ” Sn. Büyükelçi lütfen daha açık konuşun” idi.

O yazımı, Türkiye’ye ayak bastığında hava alanında yaptığı konuşmaya tepki olarak yazmıştım. Konuşmasının orijinali aynen şuydu;

“I come with a simple message from President Trump, which is his desire to raise the level of the alliance between Türkiye and the United States to the level that it deserves. We’ve always had a great relationship, but it should be an extraordinary relationship.”

Türkçesi;
Başkan Trump’tan basit ( net ) bir mesajla geliyorum, bu da Türkiye ve ABD arasındaki ittifak seviyesini hak ettiği seviyeye yükseltme arzusu. Her zaman harika bir ilişkimiz vardı, ama bu olağanüstü bir ilişki olmalı. – Büyükelçi Thomas J. Barrack

Kendisine hitaben,
“Her zaman harika ilişkimiz vardı!” Öyle mi? demiş ve devam etmiştim.
Mr. Barrack, ilişkilerimizin sizin açınızdan bakıldığında harika olduğuna hiç şüphe yok! Bizim açımızdan bakıldığında ise tam tersi.
Belli ki, Türkiye’yi ve Türk halkını yeteri kadar tanımıyorsunuz. Bakınız, ben anlatayım size o harika olarak tanımladığınız ilişkilerimizi;

Türk milleti sizi PKK’ya destek veren fetö terör örgütüne kucak açan Türkiye’deki darbelerde parmağı olan ülke olarak tanıyor ve güvenmiyor!
Biz, müttefik olmanın gereğini, her koşulda, büyük bedeller ödemek pahasına ( mesela Kore’de ) yerine getirirken, siz ne yaptınız? Yüzümüze güldünüz hep sırtımızdan vurdunuz.
Sizin ne kadar değerli (!) bir dost (!) olduğunuzu biz çocukluğumuzdan biliriz.. Marshall yardımı diye; gönderdiğiniz o berbat süt tozlarını unutmadık.
Silah yardımı diye kakaladığınız hurdaları da unutmadık. Onları neden gönderdiğinizi de çok iyi biliyoruz.
Tarımımızı, sanayimizi bitirmek için; Gerçek müttefikiniz olan İsrail ile oynadığınız bütün oyunların farkındayız. Bir şekilde satın aldığınız içimizdeki vatan hainleri ile işbirliği yaparak bu ülkenin hep önünü kestiniz.
Uçak üretmeye başlamıştık,
“Biz size çok daha ucuza veririz, kapatın fabrikanızı dediniz. İçimizdeki o vatan hainlerini de kullanarak kapattırdınız.
Eliniz hep eğitim sistemimizin üzerinde oldu. Köy Enstitülerini hayata geçirmiştik, onu’da kapattırdınız.
GAP da oynadığınız oyunları da biliyoruz.
Bu ülkenin düşmanlarıyla hep iş birliği içerisinde oldunuz. PKK ya PYD ye eğitimler verdiniz, binlerce tır silah gönderdiniz. Uyarılarımızı hiç bir zaman dikkate almadınız.
Fetö elebaşını ülkenizde himaye ettiniz. Defalarca istedik vermediniz.
70 yıldır Türkiye’nin önünü kesmek için uğraşıyorsunuz.
İkide bir ekonomimizi mahvetmekle, yaptırımlar uygulamakla tehdit ediyorsunuz. Müttefikliğe yakışıyor mu bu tavrınız?
Daha neler var neler, bu liste uzar gider.

Bu mudur mükemmel olan ilişkimiz.? Sayın büyükelçi, tüm bu gerçekler ortada iken İlişkilerimizi olağan üstü bir seviyeye taşımaktan ne anlamalıyız? Lütfen daha açık konuşur musunuz?

Bizim Bülent’in bir sözü var “Fevkaladenin fevkinde” kastettiğiniz böyle bir şey mi acaba? Yani ilişkilerimizi harikadan olağan üstüne taşırsak, bugüne kadar yaptıklarınızdan çok daha beterini mi göreceğiz?

“Bu saydıklarınızdan bizden önceki yönetimler sorumlu. Trump’ın Başkanlığı döneminde müttefiklik ilişkilerimizde bu tür yanlışlıklar asla olmayacak diyebiliyor musunuz? O halde, önce gerçek bir öz eleştiri yaparak, ülkeniz adına Türk halkından özür dileyin.
Sonra, çok hevesli iseniz ilişkilerimizi olağanüstü bir seviyeye taşımak için yeni bir sayfa açarsınız. Bizde 80 yılın verdiği tecrübe ile bunu ihtiyat çerçevesinde değerlendiririz.

Bu adamla ilgili 11 mayıs 2025 tarihinde yazdığım İlk yazı bu idi.
Sonrasında,
17 temmuz 2025 tarihinde “Bu Adama Dikkat” başlığı ile ikinci yazımı,

6 Kasım 2026 tarihinde “Türkiye’nin İzleyeceği Politikaya Sen Mi Karar Vereceksin” başlığı ile üçüncü yazımı

9 Aralık 2025 tarihinde “Bu Adam Çizmeyi Çok Aştı” başlığı ile dördüncü yazımı yazmıştım.

Anadolu basınının amatör bir yazarı olarak, anlı şanlı yazarlarımız dururken bu hadsiz herife her konuşmasından sonra tepki göstermek bana kalmıştı. Ben ilk günden itibaren tam 4 yazı yazdım, bu beşincisi.

Şimdi bakıyorum da bizim meşhur kalemler anca farkettiler Lüblanlı bu amcanın kim olduğunu. Nihayet tepkiler ardı ardına gelme başladı.
Günaydın beyler.
Geçte olsa uyandınız. O’da güzel.

Değerli okurlarım, sefirle ilgili ilk yazıma burada özellikle tekrar yer verdim. Konunun özünün, yani ABD nin gerçek yüzünün unutulmaması açısından önemlidir. Sefirle ilgili diğer yazılarımı merak edenler, yukarıda verdiğim başlıklarla aratarak arşivlerden ulaşabilir.

İlyas Erbay