Reklam
Reklam
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
31 Ocak, 2024 04:24 tarihinde yayınlandı
0

Ordu’da tarih canlanıyor

Ordu Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Mehmet Hilmi Güler, görevde bulunduğu süre içerisinde tarihi ve kültürel miras özelliğini taşıyan Türk-İslam eserlerine sahip çıktı.

Yeni dönemde Büyük Melet Projesi alanında içinde cami ve külliyenin bir arada bulunacağı Türk-İşler Araştırmaları Merkezi kurulması için hazırlıklara başlayan Başkan Güler, görevde bulunduğu süre içerisinde tarihi geçmişi olan 5 adet cami, Osmanlı dönemine ait 5 adet çeşme, 5 adet türbe 2 tarihi konağı restore ettirerek geleceğe kazandırdı.

5 tarihi cami aslına uygun restore edildi

Başkan Güler’in döneminde İkizce ilçesinde bulunan Laleli Ahşap Camii, Gülyalı ilçesinde bulunan Kestane Camii ve Çaybaşı ilçesinde bulunan Çayır Ahşap Camii, Gürgentepe ilçesi Eskiköy Ahşap Camii ve Altınordu Eskipazar Camii restore edilerek çevre düzenlemeleri ile birlikte tarihi dokusu korunarak modern bir görünüm kazandı.

Osmanlı mirası çeşmeler akmaya devam ediyor

Geçmişi yüzyıllara dayanan birçoğu Osmanlı dönemine ait kültürel miras olan çeşmelerde de bakım ve onarım çalışması gerçekleştirildi. Ulubey ilçesinde bulunan Karakoca Çeşmesi, Uzunmahmut Çeşmesi, Kıranyağmur Çeşmesi, Güzelyurt Çeşmesi ve Gülyalı ilçesinde bulunan Kurtlu Çeşme aslına uygun bir şekilde restore edilerek geleceğe taşındı.

Şehrin manevi önderlerine sahip çıkıldı

Başkan Güler’in önderliğinde ayrıca Ordu’ya hizmet etmiş ve şehrin manevi iklimine katkıda bulunmuş kişilerin de türbe ve kabirleri restore edildi. Bu kapsamda Altınordu ilçesi Selimiye Mahallesi’nde bulunan Buharalı Şeyh Şakir Efendi Türbesi ve 7 adet kabir, Ünye ilçesinde Yusuf Bahri Hz. ve talebelerinin kabirlerinin restorasyonu, Kabataş ilçesinde Şid Abdal Türbesi restorasyonu, Akkuş’ta Melik Mehemmed Gazi Türbesi çevre düzenlemesi, Fatsa ilçesinde Şeyh Tarakçı Hamid Hoca’nın kabri ile alanda bulunan 6 kabir yenilenerek çevre düzenlemeleri ile ziyarete açıldı.

Tarihi konaklar restore edildi

Altınordu ilçesinde 19. yüzyılın sonlarında inşa edilen Selimiye Konak ile Ünye ilçesinde bulunan 110 yıllık Yürürler Konağı da restore edilerek hizmete sunuldu. Geçmişle bir köprü oluşturan bu çalışmalar da kentin sanat ve turizm faaliyetlere canlılık kazandırdı.

Bizi sosyal medyadan takip edin
barude filistinin dunu bugunu ve yarini anlatildi YbJlKGrF
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
15 Mayıs, 2026 00:07 tarihinde yayınlandı
0
0

BARÜ’de Filistin’in dünü, bugünü ve yarını anlatıldı

Bartın Üniversitesinde (BARÜ) Filistin’in geçmişten günümüze tarihi süreci anlatılırken bölgede yaşanan insanlık dramına dikkat çekildi.

Bartın Üniversitesi (BARÜ) Filistin’de yaşanan insanlık dramına dikkat çekmek ve toplumsal farkındalığı artırmak hedefiyle çalışmalarını sürdürüyor. Bu doğrultuda Kariyer Planlama Uygulama ve Araştırma Merkezi tarafından “Ölümcül ve Ölümsüz Kimliklerin Coğrafyası: Filistin’in Dünü, Bugünü ve Yarını” başlıklı bir program düzenlendi. Filistin meselesinin farklı boyutlarıyla ele alındığı etkinlikte konuşmacı olarak İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Tarih Bölümünden Prof. Dr. Hasan Hüseyin Güneş yer aldı.

Rektör Akkaya, boykota devam edilmesinin önemini vurguladı

Programın açılışında konuşan BARÜ Rektörü Prof. Dr. Ahmet Akkaya, “Bugün burada ölümcül ve ölümsüz kimliklerin coğrafyasını konuşacağız. Aklımıza burada şair Mehmet Akif İnan geliyor. ‘Mescid-i Aksayı gördüm düşümde. Bir çocuk gibiydi ve ağlıyordu.’ Bu dizelerde ifade edilen Mescid-i Aksa’da 2,5 yıldır insanlığa sığmayan bir zulüm yaşatılıyor. Bu noktada bizler ne kadar somut adım atarsak o kadar kıymetlidir. Lütfen, her daim boykota devam edelim. Çocuklar öldü, kadınlar öldü, aileler dağıldı. Yaşanan acılarını unutmayalım, boykotu uygulayalım.” ifadelerini kullandı.

Filistin meselesini toplumsal hafıza, insan onuru, hukuk ve vicdan çerçevesinde değerlendiren Prof. Dr. Hasan Hüseyin Güneş, Filistin’de bir halkın kendi vatanında nasıl görünmez kılınmaya çalışıldığını ve buna rağmen kimliğini, hafızasını ve yaşama iradesini nasıl koruduğunu anlattı.

“Filistin’de kimlik, hafıza ve insanlık mücadelesi yaşanıyor”

Konuşmasında “ölümcül kimlik” ve “ölümsüz kimlik” kavramlarını değerlendiren Prof. Dr. Güneş, “Ölümcül kimlik, bir halkı insan olarak değil; tehdit, güvenlik sorunu ya da ortadan kaldırılması gereken bir engel olarak görmeye dayanıyor. Buna karşılık ölümsüz kimlik ise yıkılan evlere rağmen saklanan anahtarlarda, boşaltılan köylere rağmen yaşatılan hatıralarda, kaybedilen çocukların isimlerinde ve bir halkın sesini dünyaya duyurma kararlılığında varlığını sürdürüyor.” dedi.

Programda Gazze’de yaşanan insani dram detaylarıyla anlatıldı. Bombardımanlar, zorunlu göç, açlık, susuzluk, yıkılan hastaneler, okullar, ibadethaneler ve evlerin yalnızca savaşın bir sonucu olarak görülemeyeceği ifade edildi. Bir okulun yıkılmasının çocukların geleceğini, bir hastanenin vurulmasının yaralıların yaşama hakkını, bir evin yok edilmesinin ise aile hafızasını ve güven duygusunu ortadan kaldırdığı da vurgulandı.

İlgiyle takip edilen program, Filistin meselesinin insanlığın adalet, hukuk ve vicdan sınavı olduğuna dikkat çekilmesi ve bu konuda farkındalığı artırmaya yönelik çalışmaların sürdürülmesi gerektiği mesajıyla sona erdi.

Bizi sosyal medyadan takip edin