Reklam
Reklam
orduda otomobil dere yatagina yuvarlandi 2 yarali Vh84WkOO
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
27 Mart, 2025 04:00 tarihinde yayınlandı
0

Ordu’da otomobil dere yatağına yuvarlandı: 2 yaralı

Ordu’da arabanın dere yatağına yuvarlanması sonucu meydana gelen trafik kazasında 2 kişi yaralandı.

Kaza, Altınordu ilçesi Selimiye Mahallesi’nde meydana geldi. Edinilen bilgiye nazaran, Irmak Çırpan’ın (21) kullandığı 52 AL 631 plakalı araba, Bülbül Deresi Caddesi’nde rampa çıktığı esnada geri kaymaya başladı. Yaklaşık 50 metre geri gelen araba, korkulukları yıkarak, Bülbül Deresi’nin yatağına yuvarlandı. Kazada şoför ve yanında bulunan kuzeni Damla Çırpan (20) yaralandı.

İhbar üzerine olay yerine sıhhat, itfaiye ve polis takımları sevk edildi. İtfaiye takımlarının yürüttüğü çalışmaların akabinde yaralılar arabadan çıkartılarak sıhhat takımlarına teslim edildi. Yaralılar, olay yerindeki birinci müdahalelerinin akabinde ambulans ile Ordu üniversitesi Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne kaldırıldı. Dere yatağına yuvarlanan araba ise olay yerine sevk edilen cazibeli vasıtası ile kaldırıldı.

Duydukları bir ses üzerine kaza olduğunu anladıklarını ve olay yerine giderek yaralılara yardım ettiklerini belirten mahalle sakini Sedat Kılıçkaya, “Sesi duyunca çöp konteynırı zannettik, sonrasında buraya geldik ve bir bayanın bağırdığını duyduk. Yardımcı olduk, kendisini teselli ettik. Geri geri kayıp araç dere yatağına düşmüş” dedi.

Kazayla ilgili inceleme başlatıldı.

Bizi sosyal medyadan takip edin
barude filistinin dunu bugunu ve yarini anlatildi YbJlKGrF
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
15 Mayıs, 2026 00:07 tarihinde yayınlandı
0
0

BARÜ’de Filistin’in dünü, bugünü ve yarını anlatıldı

Bartın Üniversitesinde (BARÜ) Filistin’in geçmişten günümüze tarihi süreci anlatılırken bölgede yaşanan insanlık dramına dikkat çekildi.

Bartın Üniversitesi (BARÜ) Filistin’de yaşanan insanlık dramına dikkat çekmek ve toplumsal farkındalığı artırmak hedefiyle çalışmalarını sürdürüyor. Bu doğrultuda Kariyer Planlama Uygulama ve Araştırma Merkezi tarafından “Ölümcül ve Ölümsüz Kimliklerin Coğrafyası: Filistin’in Dünü, Bugünü ve Yarını” başlıklı bir program düzenlendi. Filistin meselesinin farklı boyutlarıyla ele alındığı etkinlikte konuşmacı olarak İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Tarih Bölümünden Prof. Dr. Hasan Hüseyin Güneş yer aldı.

Rektör Akkaya, boykota devam edilmesinin önemini vurguladı

Programın açılışında konuşan BARÜ Rektörü Prof. Dr. Ahmet Akkaya, “Bugün burada ölümcül ve ölümsüz kimliklerin coğrafyasını konuşacağız. Aklımıza burada şair Mehmet Akif İnan geliyor. ‘Mescid-i Aksayı gördüm düşümde. Bir çocuk gibiydi ve ağlıyordu.’ Bu dizelerde ifade edilen Mescid-i Aksa’da 2,5 yıldır insanlığa sığmayan bir zulüm yaşatılıyor. Bu noktada bizler ne kadar somut adım atarsak o kadar kıymetlidir. Lütfen, her daim boykota devam edelim. Çocuklar öldü, kadınlar öldü, aileler dağıldı. Yaşanan acılarını unutmayalım, boykotu uygulayalım.” ifadelerini kullandı.

Filistin meselesini toplumsal hafıza, insan onuru, hukuk ve vicdan çerçevesinde değerlendiren Prof. Dr. Hasan Hüseyin Güneş, Filistin’de bir halkın kendi vatanında nasıl görünmez kılınmaya çalışıldığını ve buna rağmen kimliğini, hafızasını ve yaşama iradesini nasıl koruduğunu anlattı.

“Filistin’de kimlik, hafıza ve insanlık mücadelesi yaşanıyor”

Konuşmasında “ölümcül kimlik” ve “ölümsüz kimlik” kavramlarını değerlendiren Prof. Dr. Güneş, “Ölümcül kimlik, bir halkı insan olarak değil; tehdit, güvenlik sorunu ya da ortadan kaldırılması gereken bir engel olarak görmeye dayanıyor. Buna karşılık ölümsüz kimlik ise yıkılan evlere rağmen saklanan anahtarlarda, boşaltılan köylere rağmen yaşatılan hatıralarda, kaybedilen çocukların isimlerinde ve bir halkın sesini dünyaya duyurma kararlılığında varlığını sürdürüyor.” dedi.

Programda Gazze’de yaşanan insani dram detaylarıyla anlatıldı. Bombardımanlar, zorunlu göç, açlık, susuzluk, yıkılan hastaneler, okullar, ibadethaneler ve evlerin yalnızca savaşın bir sonucu olarak görülemeyeceği ifade edildi. Bir okulun yıkılmasının çocukların geleceğini, bir hastanenin vurulmasının yaralıların yaşama hakkını, bir evin yok edilmesinin ise aile hafızasını ve güven duygusunu ortadan kaldırdığı da vurgulandı.

İlgiyle takip edilen program, Filistin meselesinin insanlığın adalet, hukuk ve vicdan sınavı olduğuna dikkat çekilmesi ve bu konuda farkındalığı artırmaya yönelik çalışmaların sürdürülmesi gerektiği mesajıyla sona erdi.

Bizi sosyal medyadan takip edin