Ordu’da baraj ve gölet sayıları artıyor - Karabük Haber Postası
orduda baraj ve golet sayilari artiyor m6caJd4c
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
19 Kasım, 2024 16:37 tarihinde yayınlandı
0
0

Ordu’da baraj ve gölet sayıları artıyor

Ordu’da Ordu Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Mehmet Hilmi Güler’in su kaynaklarının arttırılması ve kırsal kesimin içme suyu ihtiyacının uzun yıllar karşılanması amacıyla 5 yıl önce başlattığı çalışmalar sonuç veriyor. Halen 62 göletin inşa edildiği Ordu’da Kumru Barajı’nın tamamlanmasının ardından Korgan ilçesinde baraj inşaatı devam ediyor.

Ordu’nun su geleceğini güvence altına almak, her bir vatandaşın temiz ve güvenli içme suyuna erişimini sağlamak adına çalışmalar yapan Ordu Büyükşehir Belediyesi Su ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğü (OSKİ), Korgan ilçesinde başlattığı Baraj yapımında yüzde 98’lik bölümü geride bıraktı. Devlet Su İşleri (DSİ) ile ortaklaşa inşa edilen barajın yılda 1,8 milyon metreküp su tutması planlanırken, Barajdan ilçe merkezi dâhil 6 mahallenin içme suyu ihtiyacının karşılanması planlanıyor.

41 metre yüksekliğe sahip

Korgan ilçe merkezi ile çevresindeki mahallelerin 2070 yılına kadar içme-kullanma suyu ihtiyacını karşılayacak Korgan Barajı, temelden yüksekliği 41 metre olarak inşa edildi. Barajın ön yüzü beton kaplı kaya dolgusu ile yapıldı. Yılda 1,8 milyon metreküp içme suyu sağlayacak olan barajda 2024 yılı sonuna kadar su tutulması planlanıyor.

Sular boşa akıp gitmiyor

Başkan Dr. Mehmet Hilmi Güler’in göreve başlamasından sonra Ordu’da toplam ’da 62 gölet tamamlanarak hizmete sunuldu. Bu göletlerin haricinde DSİ ile işbirliği ile yapılan İlküvez Barajı ve Kumru Barajı’nda su tutulmaya başlandı. Yapımına devam edilen, Korgan Barajında çalışmalarda yüzde 98’lik bölüm sona erdi. Bunun haricinde, Gölköy ve Gürgentepe ilçelerinin içme-kullanma suyu ihtiyacını karşılayacak Kırtaş Barajı İnşaat’ında çalışmalar hızla devam ediyor. Ünye Çağlayan Barajı’nın ihalesi yılsonuna kadar yapılacak. Bunlar haricinde diğer ilçelerimize içme-kullanma suyu sağlayacak 7 adet Barajın planlama, projelendirme ve yatırım programına alınma çalışmalarına devam ediliyor. Yapılacak bu Barajlarla birlikte Ordu’nun gelecekte yaşanacak olan Kuraklık tehlikesini en hafif şekilde geçirmesi planlanıyor.

Bizi sosyal medyadan takip edin
antik kazida 1500 yillik bicak seti bulundu ymHsf3zY
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
17 Nisan, 2026 16:52 tarihinde yayınlandı
0
0

Antik kazıda 1500 yıllık bıçak seti bulundu

Karabük’ün Eskipazar ilçesinde bulunan ve “Karadeniz’in Zeugması” olarak adlandırılan Hadrianopolis Antik Kenti’nde yürütülen kazı çalışmalarında, Geç Roma ve Erken Bizans dönemine ait olduğu değerlendirilen bıçak seti ortaya çıkarıldı.

Geç Kalkolitik, Roma ve Erken Bizans dönemlerinde yerleşim yeri olarak kullanılan Hadrianopolis Antik Kenti’nde Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın Geleceğe Miras Projesi çerçevesinde yürütülen kazı çalışmaları sırasında “Hamamlı Yapı Kompleksi” içerisinde yer alan mutfak bölümünde bulunan bıçak setinin, farklı boyutlarda ancak benzer tiplerde olduğu belirlendi. Dört parçadan oluşan bıçak setinin yanında ayrıca bir bileme taşının da bulunduğu tespit edildi.

Karabük Üniversitesi (KBÜ) Edebiyat Fakültesi Arkeoloji Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ersin Çelikbaş ve ekibince yapılan incelemelerde, ilk çıkarıldığında oldukça parçalı ve düşük kondisyonda 250 parçadan oluşan bıçak seti, laboratuvar ortamında birleştirilerek özgün formlarına kavuşturuldu.

Ersin Çelikbaş, yaptığı açıklamada, bıçak setinin “Hamamlı Yapı Kompleksi” olarak adlandırılan yapının içerisindeki mutfak bölümünde ortaya çıktığını belirtti.

Bıçak setinin boyutlarının birbirinden farklı olduğunu ifade eden Çelikbaş, “Fakat tip olarak da birbirine çok yakın tiplerde olduğunu söyleyebiliriz. Bunlar dört tane ortaya çıktı ve yanlarında da bir bileme da taşı da mevcuttu. Bıçaklar ilk çıktığı zaman gerçekten kondisyonları çok düşüktü, çok parçalıydı. Yaklaşık 250 civarında parçadan oluşuyordu. Bu parçaları bu süreç içerisinde laboratuvarımızda birleştirdik ve bıçakları tekrar aynı formlarına kavuşmasını sağladık. Bıçaklar neden önemli? Şöyle; bu dördünün bizden aynı yerden çıkmış olması ’Hamamlı Yapı Kompleksi’nde yaşayan insanların acaba dedik, bir hayvancılık mesleğiyle mi uğraştığını bize işaret ediyor? Çünkü Hadrianopolis de gerçekten antik dönemde özellikle Geç Roma ve Erken Bizans dönemlerinde hayvancılık faaliyetlerinin yoğun bir şekilde yapıldığını zaten arkeolojik veriler bizlere sunmuştu” dedi.

“Bu bıçakların da ortaya çıkması, yine antik dönemde Hadrianopolis bölgesinde hayvancılıkla uğraşan ailelerin de burada yaşadığını bizlere göstermiş oldu” diyen Çelikbaş, “Bıçaklar dediğim gibi tipolojik açıdan gerçekten ender rastlanan örneklere sahip. Bunların set halinde çıkması da gerçekten çok önemli. Hem meteorolojik olarak hem de buradaki sosyal hayatla ilgili önemli veriler sunması açısından önemli arkeolojik veriler olduğunu söyleyebiliriz” ifadelerine yer verdi.

“Kösele taşı” bilinenden çok daha eski

Bıçakların yanında bileme taşının da ortaya çıktığını vurgulayan Çelikbaş, şunları kaydetti:

“Bileme taşı da bizim için önemli. Çünkü özellikle Türk-İslam döneminde, Osmanlı döneminde Eskipazar yöresinde ortaya çıkarılan bir taş ocağı var. Buna ’kösele taşı’ deniyor. Bu ’kösele taşı’ dediğim gibi Osmanlı döneminde özellikle bıçak ve kesici aletlerin bilenmesinde kullanılan bir taştır ve çok ünlü o dönemde. Şu anda günümüzde üreten ustalarımız yok o dönemde üreten veya da yakın zamana kadar bu işle meşgul olmuş insanları biz bölgede tanıyoruz. Bu kösele taşından yapılmış bileme taşının da bu kazı alanında ortaya çıkması, bıçaklarla birlikte ortaya çıkması kürsüde kösele taşının bilinenden çok daha eski dönemlere kadar insanlar tarafından kullanıldığını bize kanıtlamış oldu.”

Eskipazar’da hayvancılık faaliyetlerinin 1500 yıldır devam ettiğini aktaran Çelikbaş, “Bıçak setinin biz MS 5-6. yüzyıla ait olduğunu da stratigrafik açıdan tespit etmiş olduk. Dolayısıyla Hadrianopolis coğrafyasında ve günümüz Eskipazar’ında da devam eden hayvancılık faaliyetlerinin yaklaşık 1500 yıldır kesintisiz bir şekilde devam ettiğini de bizlere göstermiş oldu” değerlendirmesinde bulundu.

Bizi sosyal medyadan takip edin