Reklam
Reklam
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
25 Kasım, 2024 20:37 tarihinde yayınlandı
0

Ordu Valiliği: “Kayıp vatandaşlar için 23 personel ve 7 araç ile arama çalışmaları sürüyor”

Ordu Valiliği, avlanmak için çıktıkları yaylada tipi nedeniyle mahsur kalan ve haber alınamayan 4 kişiyi bulmak için 23 personel ve 7 araç ile arama çalışmalarının devam ettiğini açıkladı.

Ordu Valiliği tarafından yapılan açıklamada, 24 Kasım saat 12.27’de 112 Acil Çağrı Merkezi’ne gelen bir ihbarda Ferhat Günay, Murat Günay, Hüdaverdi Aslantaş ve Barış Aslantaş isimli vatandaşların 23 Kasım Cumartesi günü 34 FCR 655 plakalı araçla av için Mesudiye ilçesi Topçam bölgesine gittikleri ve yakınlarına Horu Obası’ndaki mescidde olduklarını, bölgede mahsur kaldıklarını bildirerek kurtarma taleplerini ilettiklerinin bildirildiği ifade edildi. Yapılan açıklamada, “Bunun üzerine ilçe jandarma ekipleri bahsi geçen adrese intikal etmiştir. Yapılan arama çalışmalarında bölgede ve mescitte olmadıkları tespit edilmiş, yoğun kar yağışı ve tipiden dolayı daha ileriye gidilemeyerek geri dönülmüştür. Daha sonra yakınları tarafından tekrar ulaşılamadığı beyan edilmiştir. Bu ihbardan sonra Mesudiye İlçe Jandarma Karakolu’ndan bir araç 3 personel, JAK bir araç 4 personel, Ordu AFAD bir araç 4 personel ve Ordu Büyükşehir Belediyesi’ne ait bir iş makinesi 2 personel ile bölgeye intikal edilmiştir. 25 Kasım 2024 tarihinde saat 03.00’te Horu Obası’na ulaşılmış, tekrar bölgede arama yapılmış olup, kayıp vatandaşlarımıza ulaşılamamıştır. Kar ve tipi nedeniyle daha ileriye gidilememiştir” denildi.

23 personel ve 7 araç ile arama çalışmaları sürüyor

Açıklamada, şu ifadelere yer verildi:

“Bugün itibarıyla arama çalışmalarına Mesudiye İlçe Jandarma Komutanlığı’ndan 13 personel, 4 araç ile kayıp vatandaşları tekrar aramak üzere sabah 09.00’da bölgeye intikal etmiştir. Ayrıca ikinci ekip olarak Kabadüz İlçe Jandarma Komutanlığı tarafından bir araç 4 personel, Ordu AFAD bir araç 4 personel, bir iş makinesi 2 personel ile Çambaşı Yaylası istikametinden destek ekip olarak arama çalışmalarına katılmıştır. Kayıp vatandaşlarımızı 23 personel, 7 araç ile arama kurtarma faaliyetleri devam etmektedir.”

Bizi sosyal medyadan takip edin
w2
İlyas Erbay Avatarı
İlyas Erbay
14 Mayıs, 2026 10:35 tarihinde yayınlandı
0

SODA GETİRİN HAZMEDEMEYENLER VAR !

Türkiye savunma sanayiinde son yıllarda gerçekleştirdiği yerli ve milli atılımlarla bölgesel ve küresel ölçekte gerçek bir caydırıcı güç haline geldi. Bunu tüm dünya görüyor ve kabul ediyor. Sırf muhalif olmak adına bu başarıyı görmezden gelenler var. Sosyal medyada; YILDIRIMHAN Balistik Füzesini, prototipti, maketti, motoru yoktu gibi argümanlarla küçümsediklerini görüyoruz. Bu zihniyet 3 yıl önce Tayfun füzesi için de aynı şeyleri söylüyordu. Tayfun bugün TSK envanterinde ve seri halde üretiliyor.

ROKETSAN tarafından geliştirilen Türkiye’nin en uzun menzilli balistik füzesi Tayfun 18 Ekim 2023 tarihinde Rize Artvin arasında test atışı ile kamuoyuna tanıtılmıştı. Tayfun Blok-4, başarılı test süreçlerinin ardından 2026 yılı içerisinde Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK) envanterine girmeye başladı. Seri üretimi devam ediyor. Yaklaşık 10 metre uzunluğunda, 7.2 ton ağırlığında ve 1500+ km menzile sahip. Hız: 5 Mach (hipersonik) ve üzeri hızlara ulaşarak mevcut hava savunma sistemleri için durdurulması çok güç bir tehdit oluşturmaktadır.
Tayfun Türkiye’nin derin darbe ve stratejik caydırıcılık kabiliyetini bölgesel sınırların ötesine taşımaktadır.

Özellikle İHA/SİHA teknolojileri, füze sistemleri ve deniz platformlarındaki gelişmeler, Türk Silahlı Kuvvetleri’nin operasyonel kabiliyetini artırarak uluslararası alanda dikkat çeken bir askeri güç oluşturmuştur. 2026 Global Firepower raporuna göre Türkiye, dünyanın en güçlü 9. ordusu olarak konumlanmıştır. Türkiye, geliştirdiği balistik füze ve yerli mühimmat sistemleriyle (örneğin 322 balistik füze kapasitesi ile) dünyada bu alanda 7. sıraya yerleşerek kritik bir eşiği aşmıştır. Türkiye, 2024 ve 2026 verilerine göre Orta Doğu’nun en güçlü ordusuna sahip ülke olarak öne çıkmaktadır. KAAN (Milli Muharip Uçak), Bayraktar SİHA’lar, Altay tankı ve CİDA (Otonom deniz aracı) gibi projeler, TSK’nın dışa bağımlılığını azaltarak bağımsız politika izleme kabiliyetini artırmıştır. TSK, personel sayısı ve teknolojik altyapısıyla NATO içerisindeki en büyük ikinci askeri güç konumundadır. Bu gelişmeler, 1970’lerdeki ambargoların yarattığı eksikliklerin giderilmesi amacıyla başlatılan yerli üretim hamlelerinin (TUSAŞ, ASELSAN, Roketsan vb.) bir sonucu olarak, Türkiye’nin hem sahada hem de masada etkili bir aktör olmasını sağlamıştır.

Türkiye’nin bugüne kadar ürettiği en büyük, en uzun menzilli füze olma özelliği taşıyan kıtalararası hipersonik balistik füze YILDIRIMHAN, Mayıs ayının ilk haftası sergilendi. Menzil: 6.000 kilometre. Hız: Mach 9 ile Mach 25 arası (Hipersonik) Kategori: Kıtalararası Balistik Füze (ICBM)
Yıldırımhan’ın en kısa sürede envantere girmesi için gereken ne ise yapılacaktır. Bundan kimsenin şüphesi olmasın. Daha öncekiler gibi O’da TSK silah sistemleri arasında yerini alacaktır.

Türkiye özellikle 2026 yılı itibarıyla savaş uçakları ve diğer hava platformları için yerli ve milli uçak motorları geliştirme konusunda çok kritik aşamaları geçmiş ve üretime başlamıştır.Mayıs 2026’daki güncel gelişmelere göre durum şöyledir:GÜÇHAN Turbofan Jet Motoru: Milli Savunma Bakanlığı (MSB) AR-GE merkezi tarafından geliştirilen ve 5. nesil savaş uçağı KAAN için tasarlanan yerli jet motorudur. 42.000 lbf itki gücüne sahip bu motorun 6 adet prototip üretimi gerçekleşmiştir ve test süreçlerinin Kasım 2026’dan itibaren başlaması planlanmaktadır.TF35000 Motoru: Savunma Sanayii Başkanlığı’nın (SSB) yerli motor yol haritası kapsamında geliştirilen ve KAAN’ın ileri versiyonlarında (Blok-30) kullanılması hedeflenen yerli motordur.TF-6000: Türkiye’nin daha önce geliştirip test ettiği, daha düşük itki gücüne sahip başka bir milli turbo jet motorudur.TEI-TS1400: GÖKBEY helikopteri için geliştirilen ve ilk uçuşunu başarıyla gerçekleştiren yerli turboşaft motorudur.Özetle: Türkiye, KAAN gibi projelerde başlangıçta ABD yapımı F110 motorlarını kullansa da, GÜÇHAN ve TF35000 gibi projelerle savaş uçağı motorunu tamamen yerli imkanlarla üretme aşamasına gelmiştir.

Binlerce mühendis, teknisyen, işçi geceli gündüzlü canla başla savunma sanayi için çalışıyor. Bu zorlu bir prosestir. Prototiple, maketle başlarsın. Adım adım sabırla sonuca gidersin. Negatif söylemlerle gençlerimizin motivasyonunu bozmaya kimsenin hakkı yoktur. Bunu yapanlar kansızdır, vatansızdır.

Savunma sanayii siyaset üstüdür. Hiç kimsenin tekelinde değildir!

Savunma sanayii’nde alın teri döken tüm kardeşlerimi saygıyla selamlıyorum. Minnetle, şükranla hepsini ayrı ayrı alınlarından öpüyorum. Başarıları daim olsun.

İlyas Erbay