Reklam
Reklam
XC2
Haber Merkezi Avatarı
Haber Merkezi tarafından
11 Nisan, 2025 10:19 tarihinde yayınlandı
0

Op. Dr. Kadir Mercan Excımer Lazer Göz Tedavisini Anlattı

Medikar Hastanesi Göz Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Op. Dr. Kadir Mercan, Excimer Lazer Göz Tedavisi hakkında önemli bilgiler paylaştı. Gözlük ve lens kullanımına kalıcı bir çözüm sunan bu tedavi, doğru hasta seçimi ve gelişmiş teknoloji ile yüksek başarı oranı sağlıyor.

Lazer tedavisinin kalıcı olduğunu belirten Dr. Mercan, lazer tedavisi olan bireylerin ilerleyen yaşlarda uzak gözlük takmasına gerek kalmadığını, yalnızca 40 yaş sonrasında tüm bireylerde olduğu gibi yakın gözlüğü ihtiyacı olabileceğini vurguladı.

Hastaların lazer operasyonu sonrasında hızla günlük yaşantılarına dönebildiğini ifade eden Dr. Mercan, işlem sonrasında uygulanan tekniğe göre ilk gün hafif ağrıların olabileceğini ancak bunun kısa sürede geçtiğini belirtti. Tedavi sonrası kuru göz, ışık hassasiyeti gibi yan etkilerin sık görüldüğünü ama bunların çoğunlukla geçici olduğunun altını çizdi.

1. Lazer tedavisi kalıcı bir çözüm mü? Hastalar zamanla tekrar görme bozukluğu yaşayabilir mi?

1. Lazer tedavisi kalıcı bir çözümdür. Eğer bir yıl içinde gözlük numaranız artmadıysa tekrarlama ihtimali neredeyse yoktur.

2. Lazer tedavisi olan bir kişi ilerleyen yaşlarda tekrar gözlük takmak zorunda kalabilir mi?

2. Hayır, lazer tedavisi olan bir kişi ilerleyen yaşlarda tekrar gözlük takmak zorunda kalmaz. Lazer tedavisi kalıcı bir çözüm sağlar. Tabi, 40 yaşından sonra herkeste olduğu gibi yakın gözlüğü kullanılabilir. Ancak sürekli gözlük takma zorunluluğu bulunmamaktadır.

3. Lazer tedavisinden sonra hastalar günlük hayatlarına ne kadar sürede dönebilir? İş, spor veya araç kullanımı gibi aktiviteler için belirli bir bekleme süresi var mı?

3. Operasyondan sonra üçüncü gün hastalar normal hayatlarına döner, fakat biz hastalarımıza her ihtimale karşı bu hassas dönemde on gün istirahat öneriyoruz.

4. Bu tedaviden sonra kuru göz, ışık hassasiyeti veya başka yan etkiler görülme ihtimali var mı?

4. Operasyon sonrası kuru göz, ışık hassasiyeti gibi etkiler hemen her hastada görülebilmektedir. Ancak çoğu geçici etkiler olmakla birlikte bir ila üç ay içinde tamamen kaybolmaktadır.

5. Lazer ameliyatı sırasında hastalar herhangi bir acı hisseder mi? İşlem sonrasında ağrı veya rahatsızlık hissi ne kadar sürer?

5. Operasyon esnasında hastalar hiçbir ağrı hissetmez. Sonrasında ise yapılan yönteme göre ağrı hissedebilir. Örneğin; LASIK tekniğinden sora ağrı olmaz, fakat NOTOUCH tekniğinden sora ilk gün ağrı hissedilebilir. Çoğunlukla da bu ağrı 24 saat sonunda kaybolur.

6. Lazer tedavisinden sonra iyileşme süreci nasıl ilerliyor? Tam iyileşme süresi ne kadar sürer ve hastalar nelere dikkat etmelidir?

6. Operasyondan üç gün sonra hastalar genellikle tam görüşlerine kavuşur. Fakat tabi ki ışık saçılmaları gibi netliği etkileyen faktörlerin tamamen kaybolması ortalama üç ayı bulabilmektedir.

Gözlüksüz ve lenssiz net bir görüş isteyenler için Excimer Lazer Göz Tedavisi operasyonları, Karabük’te her geçen gün daha fazla tercih ediliyor. Gelişen teknoloji ve uzman hekimlerin tecrübesiyle birlikte, bu yöntem hem güvenli hem de yaşam kalitesini artıran kalıcı bir çözüm olarak öne çıkıyor.

Bizi sosyal medyadan takip edin
liselilerin kombucha mantarindan elde ettigi biyomateryal yanik tedavisinde kullanilabilecek XtgkLuXc
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
03 Haziran, 2026 16:15 tarihinde yayınlandı
0 0

Liselilerin kombucha mantarından elde ettiği biyomateryal yanık tedavisinde kullanılabilecek

Bolu’da meslek lisesi öğrencileri, kombucha mantarından yüzde 100 biyobozunur özellik taşıyan vegan deri üretti. Çevre dostu biyomateryalin, ileri düzey yanık tedavileri ile yapay damar üretiminde değerlendirilmesinin yanı sıra tekstil ve ambalaj sektöründe de kullanılabileceği belirtildi.

Bolu Mimar İzzet Baysal Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi’nde yürütülen çalışma kapsamında öğrenciler ve biyoloji öğretmeni, biyolojik malzemelerden çevre dostu vegan deri üretti. Kombucha mantarının (SCOBY) tabakasından elde edilen materyalin tamamen doğal içeriklerden oluştuğu ve doğada yaklaşık 60 gün içerisinde çözünerek çevreye zarar vermeden yok olduğu ifade edildi. Üretilen biyomateryalin yanık tedavileri ve yapay damar üretiminde kullanılabileceği, bunun yanı sıra giyimden gıdaya kadar çok geniş bir kullanım potansiyeli taşıyor.

“Vegan deri üretimi gerçekleştirdik”

Projeye ilişkin bilgi veren Biyoloji Öğretmeni Çiğdem Karaşahin Başer, öğrencilerle birlikte biyolojik malzemeler ve yapı teknolojilerini bir araya getiren yenilikçi bir çalışma yürüttüklerini belirterek, “Biz meslek lisesi olduğumuz için öğrencilerimiz biyolojik ürünlerle yapı malzemeleri gibi ürünleri bir arada kullanmak istediler. Fikir buradan çıktı. Saha çalışması yaptık, Ar-Ge çalışması yaptık bunlarla ilgili. Yaptığımız çalışmalar sonucunda ‘Hem biyolojiyi hem de yapı malzemelerini kullanarak bir vegan deri üretebilir miyiz?’ bu sonuca vardık. Buradan, kombuçha mantarı olarak bilinen ama SCOBY dediğimiz bir fermente içecekten yararlanarak vegan deri üretimi gerçekleştirdik” dedi.

“Hayvansal hassasiyeti olan kişilerin kullanabileceği ürün”

Tamamen doğal içeriklerden oluşan ürünün farklı sektörlerde değerlendirilebileceğine dikkat çeken Başer, “Ürettiğimiz ürün yüzde 100 biyobozunur bir ürün. Çevreye kesinlikle bir yan etkisi yok. İçerisinde herhangi bir kimyasal ya da plastik türevi bir malzeme kullanmadık. Oldukça geniş bir alanda kullanılabilir. Vegan bir ürün olduğu için hayvansal hassasiyeti olan kişilerin kullanabileceği ürünler olarak tasarlanabilir. Üzerine markalama teknolojisi kullandık endüstriyel alanda da kullanabilmek için. Deri, cüzdan, ayakkabı, çanta yapımında vegan yapı olarak kullanılabilir” diye konuştu.

“Yanık tedavileri ve yapay damar üretiminde kullanılabiliyor”

Üretilen derinin ileri düzey yanıklarda ve yapay damar üretiminde kullanılabileceğini vurgulayan Başer, “Bunun dışında yaptığımız araştırmalarda yine gördük ki, ileri düzeyli yanık tedavilerinde, içeriğinde çok fazla nem bulundurduğu için buradan yanıklara müdahale edici olarak kullanılabiliyor. Yine yapay damar üretiminde kullanılabiliyor, böyle çalışmalar var. Bunun dışında da fermente içecek olarak da kullanılan, sağlıkta kullanıldığı yerler de var. Yani genel olarak çalıştığımız alanlarda oldukça fazla kullanım alanı olduğunu gördük” ifadelerini kullandı.

“Tekrar çevreye kazandırılan bir deri üretimi yapmak istedik”

Projeyle çevre dostu bir deri üretmeyi hedeflediklerini belirten 11. sınıf öğrencisi Umut Kamil Çetin ise “Burada vegan deri üreterek tekrar çevreye kazandırılan veya kazandırılmak istenilen bir deri üretimini ortaya koymak istedik. Burada yaptığımız deri, bakteriler ve maya aracılığıyla burada fermente edilmiş ve bunun sayesinde ortaya çıkarılmış ve kurutmuş olduğumuz bir deri yapmaya çalıştık. Gıda sektöründe ambalaj olarak kullanılan, onun dışında hastanelerde yapay damar olarak kullanılan; cüzdan, çanta, ses, kulaklık bunun gibi kullanılan bir deri ve böyle kendi okulumuzun da logosunu barındıran bir ürün ortaya koymak istemiştik” şeklinde konuştu.

Bizi sosyal medyadan takip edin