Reklam
Reklam
Karabük Postası Avatarı
Karabük Postası tarafından
06 Nisan, 2015 14:46 tarihinde yayınlandı
0

“Onurumuzu Çiğnetmeyeceğiz!”

Sendikalardan Ortak Basın Açıklaması
Yalova Valisi Selim Cebiroğlu’nun geçtiğimiz hafta incelemelerde bulunmak için gittiği Termal Fen Lisesi’nde, sınıfta,”Bu saç sakal ne? Sen ne biçim öğretmensin? İnsanlar dışarıda görseler dilenci zannedip para verirler” diyerek hakaret ettiği matematik öğretmeni Halil Serkan Öz, katıldığı öğretmene saygı yürüyüşünün ardından geçirdiği kalp krizi nedeniyle yaşamını yitirmesinden sonra Eğitim Sendikaları bu konuda hemen tepki vererek ortak eylem kararı aldılar. Karabük’te de Eğitim-Sen, Türk Eğitim-Sen ve Eğitim-İş tarafından Belediye önünde ortak basın açıklaması yapıldı. Basın açıklamasını üç Sendika adına Karabük Eğitim-Sen Kadın Sekreteri Ayşegül Sar5ı Terzi okudu.
Terzi tarafından okunan bildiride şu ifadelere yer verildi:
Bugün tüm okullarda; Halil Serkan Öz öğretmenimizin ölümü nedeniyle ilk derslere girmedik.. Yaşanan bu üzücü olaya neden olan Valiyi kitlesel basın açıklamalarımızla Türkiye’nin dört bir yanında protesto ediyor, bir hafta boyunca “onurumuzu çiğnetmeyeceğiz” diyerek kokart takıyoruz.
Bildiğiniz üzere geçen hafta Eğitim Sen’in aldığı kararı uygularken Eğitim Sen üyesi Halil Serkan Öz; Yalova valisinin hakaretlerine maruz kalmıştır. Valiyi protesto için düzenlenen ‘Öğretmene Saygı’ yürüyüşünde yaşadığı strese bağlı olarak kalp krizi geçirmiştir. Ancak Yalova’daki hastanelerde anjiyo için gerekli ekipman bulunmaması nedeniyle Bursa’ya götürülmüş, burada yapılan tüm müdahalelere rağmen hayatını kaybetmiştir. Tüm eğitim ve bilim emekçileri olarak acımızın büyük olduğunu hatırlatmak isteriz. Ancak bu acı, vakti gelmiş bir ölümün acısı değil, aramızdan koparılan idealist bir öğretmenin acısıdır. Arkadaşımızın, meslektaşımızın, can yoldaşımızın acısıdır. Halil Serkan öğretmen artık bizlerle birlikte okul koridorlarında dolaşamayacak, öğrencilerinin sesini duyamayacak, sorunlarını ve mutluluklarını öğretmenler odasında arkadaşlarına anlatamayacak, görev yaptığı lisede sınıfı boş kalacaktır…
Bugün acımızı sizlerle paylaşmak istiyor ama Halil öğretmen için yas tutmadığımızı da ilan etmek istiyoruz. Çünkü kendisinin de dediği gibi onu elimizden alanlar dayanışmadan, emekten, sevgiden ve paylaşımdan korkanlardır. Öyle bir korku ki bu, Cumhurbaşkanı’na hakaret gerekçesiyle herkes tutuklanırken; haklarını savunan bir öğretmenin payına öğrencilerinin ve meslektaşlarının önünde hakarete uğramak düşmüştür. Herkes bilmelidir ki; iktidarın en çok korktuğu şey bu ülkenin geleceğini yetiştiren eğitim emekçilerinin özgür düşünmesidir. Bizlere yaptırmak istedikleri görev, öğrencilerimize eleştirel düşünmeyi öğretmek değil; itaat etmek ve itaat etmeyi öğretmektir. Bu nedenledir ki onlar özgürlüklerden korkmakta, öğrencilerimizin düşünen ve sorgulayan insanlar olarak yetişmesini istememekte, bu yüzden bizlerin onurlarını çiğneyecek kadar fütursuzlaşmaktadırlar.

Cumhurbaşkanı’ndan Milli Eğitim Bakanı’na, Sağlık Bakanından valiye kadar el birliği ile bir cinayet işlenmiştir. Bugün biz eğitim emekçilerine düşen sorumluları teşhir etmektir. Halil Serkan öğretmenimiz için ağıt yakmak zamanı değil, onurumuza sahip çıkma zamanıdır. Acımızın büyük olduğunu biliyoruz ama bu acıyı bize yaşatanlardan hesap sormak için bekleyecek vaktimiz yok. Tüm eğitim ve bilim emekçileri, arkadaşımızı ölüme sürükleyen bu saldırıya karşı birlikte mücadele etmelidir. Yalova Valisi Selim Cebiroğlu tarafından 27 Mart günü Halil Serkan öğretmenimizin sınıfında yapılan hakaretler sadece ona yönelik değildir. Eğitim sendikalarının yıllardır sürdürdüğü onur, emek ve demokrasi mücadelesine karşı sistemli saldırının sadece bir parçasıdır.
Bizler tüm bu baskılara karşı mesleğimizin gerektirdiği saygı, sevgi ve paylaşımı okullarımıza ayak bastığımız ilk günden beri sahiplenirken, özgürlük ve eşitliğin eğitimin ayrılmaz bir parçası olduğunun da bilincindeyiz. Öldürülen arkadaşımız Halil Serkan için daha önce söylediğimiz gibi kimseyi yas tutmaya çağırmıyoruz, onurumuz, haklarımız ve emeğimiz için mücadele etmeye davet ediyoruz. Bu saldırıları bitirecek olan tek şey örgütlü gücümüz olacaktır. Tüm eğitim ve bilim emekçileri bilmelidir ki, Halil Serkan Öz’ün ölümüne neden olanlardan hesap sormak onurumuza, mesleğimize, haklarımıza, emeğimize ve öğrencilerimize sahip çıkmaktır.
ACIMIZ DA BÜYÜK, ÖFKEMİZ DE!”

Bizi sosyal medyadan takip edin
IMG 5234
İsmail AKCA Avatarı
İsmail AKCA
29 Mayıs, 2026 17:31 tarihinde yayınlandı
Yapay Zeka
Yazıyı sesli dinle
0

CHP’de MUTLU SON, AKAY’ı da HARCADILAR

Bayram denildiğinde ilk akla; birlik, beraberlik gelir.

Ama görünen o ki Karabük’teki CHP bayramlaşmasında ne bayram vardı ne de birlik-beraberlik havası…

CHP’de Bayramlaşma değil, Hesaplaşma vardı…

Günlerdir parti içinde kaynayan kazan, bayramın ikinci günü iyice taşmış oldu. Herkesin gözü bir kişiye çevrildi;

Karabük Milletvekili Cevdet Akay’a…

İşin garibi şu…
Ankara’da çıkıp ekonomi konuşurken, bütçe açığını anlatırken, hükümete yüklenirken alkışlanan Akay, iş parti içi meseleye gelince bir anda hedef tahtasına kondu. Dün omuz omuza yürüyenler bugün dönüp oklarını Akay’a çevirdi.

Karabük siyasetini bilen bilir…
Bu şehirde adamı önce sırtına vurup överler, sonra sessiz sessiz ayağının altındaki taşı çekiverirler…

Bayramlaşma programında yaşanan görüntü de tam olarak buydu.

Sanki önceden hazırlanmış bir senaryo vardı.
Bir taraf vitrine çıkarıldı, bir taraf ise eleştiri oklarının hedefinde kaldı.

Özgür Özel’in övgüler dizdiği Safranbolu Belediye Başkanı Elif Köse’nin ön plana çıkarılması tesadüf değildi. Verilen fotoğraf da verilen mesaj da çok açıktı. Parti içinde yeni bir denge kuruluyor, eski hesaplar yeniden açılıyor.

Hali hazırda; birkaç gün önce eski il başkanlarından Erdoğan Dinçel’in çıkıp milletvekilini hedef alan sözleri boşuna değildi. O açıklamalar bugün yaşananların adeta fragmanıymış.

Aslında Karabük CHP’de biz bu senaryoyu 2023 seçimleri öncesinde de seyrettik.

2023 seçimleri öncesinde kimlerin kimlere çelme taktığını, kimlerin birbirinin kuyusunu kazdığını herkes gördü. Şimdi aynı filmin yeni sahnesi oynanıyor.

Ama burada sorulması gereken esas soru şu:

Parti gerçekten iktidarla mı mücadele ediyor, yoksa kendi içinde birbirini mi yiyor?

Çünkü vatandaş pazardaki yangını konuşuyor, emekli geçim derdini konuşuyor, genç işsizliği konuşuyor…

CHP’de ise hâlâ koltuk hesabı, ekip kavgası, adam harcama operasyonu konuşuluyor.

CHP genel merkezinde bugün yaşanan Kılıçdaroğlu – Özel koltuk savaşının yansımasını Karabük CHP fırsat bildi, Cevdet AKAY’ın yukarıdan dayatma ile gönderildiği iddia edenler ve Milletvekilliğini hazmedemeyenler adam yeme operasyonuna başladı.

Başardı mı?

Kesinlikle başardı…

Bugün AKAY’ı HARCADILAR, şimdi sıradaki KİM?