Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
05 Ocak, 2024 11:14 tarihinde yayınlandı
Okuma Süresi: 3dk
Yorum Sayısı: 0

On sene sonra yürümenin mutluluğunu yaşıyor: Uçak bombasıyla kaybettiği bacağına protezle kavuştu

Suriye’nin başkenti Şam Guta semtinde 2013 yılında rejim uçağı saldırısında yaralanan ve sol bacağını tamamen kaybeden Samer Kayal, İrade Adımları Derneği sayesinde 10 sene sonra kavuştuğu protez bacağıyla tekrar yürümenin sevincini yaşıyor. Suriye’deki iç savaşta uçaktan atılan bombalama sonucu ağır yaralanan ve sol bacağını tamamen kaybeden evli ve bir çocuk babası 37 yaşındaki Samer Kayal, yıllar sonra ücretsiz olarak takılan protez ile tekrar yürümeye başladı. Afyonkarahisar merkezde eşi ve oğlu ile birlikte yaşayan Kayal, “Eşimle rahat bir şekilde dışarıda yürüyebilmenin mutluluğunu yaşayacağım” dedi. Yaşadığı sıkıntıları anlatan Kayal, “Suriyeliyim, Şam’da 2013 yılında uçak saldırısında ayağımı kaybettim. 2017 yılının başlarında Türkiye’ye geldim. Daha önce protez kullanmamıştım. İrade Adımları Derneği’nde ilk defa protez taktılar. Yeni protez kullanmak yeni hayat demek, yeni başlangıçlar ve daha iyi psikoloji demek. Protezi taktıktan sonra hayatımda çok değişiklikler oldu. Mesela yolda yürürken çocukların tepkisi, insanların tuhaf bakışı yok artık. Protezden önce yolda gören çocuklar korkup, 'Anne ayağı yok' diyorlardı. Şu an bu tarz tepkilere maruz kalmıyorum. Eskisinden daha iyiyim Protez sayesinde daha iyi olacağım” ifadelerini kullandı. “Kendimi engelli biri olarak görmüyorum artık” Kendisi gibi ampute olanlara da seslenen Samer Kayal, “Ampute olan her bireye söylemek istediğim şey; çıksınlar, gezsinler sosyal yaşamlarına devam etsinler. Bunları daha iyi ve sağlıklı yapmak için bulundukları yerde imkanları varsa protez yaptırsınlar. İrade Adımları Derneği’ne geldikten sonra hayata olan bakış açım değişti. Önceden tek ayaklı, değneklerle ayakta durmaya çalışan biriydim ama şu an ayağım var ve eskisinden daha güçlüyüm. Protezimle bambaşka biri oldum. İnsanlarla olan iletişimim, psikolojim, sosyal yaşantım çok değişti. Kendimi engelli biri olarak görmüyorum artık. Şimdi bir nasihat vermek istiyorum Benim durumuma düşen herkesin evde kalmamasını istiyorum. Hayatınıza hiç bir engel koymayın” dedi. “Tek ayakla bakkalda, manavda nakliye işlerinde çalıştım” Ampute olmadan 4 yıl önce evlendiğini ve terzilik mesleği yaptığını söyleyen 37 yaşındaki Samer Kayal, şunları söyledi: “Asıl mesleğim terzi. Ama ayağım olmadığı için mesleğimi devam ettiremedim. Bu süre zarfında tek ayağımla bakkalda, manavda çeşitli nakliye işlerinde çalışmaya başladım. Hayatıma bir şekilde devam etmeliydim. Kendimi kapatıp bir köşeye çekilmek yerine zorlukların üstüne yürüdüm. Tek ayağımın olması ayakta dimdik durmama engel değildi. Ailem için hayatıma kaldığım yerden devam etmeliydim. Ailem beni engelli bir birey olarak görmek istemiyordu. Psikolojik olarak ne kendimi ne de ailemi yıpratmak istemedim. Onlarda istemiyordu. Ampute olmadan 4 yıl önce evlendim. Eşim ampute olduğum için çok korktu, üzüldü. Onun içinde kolay olmadı. Ama beni bu süreçte ayakta tutan eşim ve oğlumdu. Allah onlardan razı olsun. Oğlum için bu süreç daha zordu ama alıştı. Bana en çok oğlum yardım ediyor. Eşim ve oğlum beni engelli olarak görmüyorlar. Bazen ev işlerinde eşime yardım ediyorum. Bu süreci birlikte atlattık. Onların desteği çoktu.” “Samer bize hayatta ne olursa olsun ne yaşarsak yaşayalım her şeye rağmen gülebilmeyi öğretti” Merkezi İstanbul Beylikdüzü’ndeki İrade Adımları Derneği Ortopedi Protez ve Ortez Teknikeri Samet Yılmazer, bir bacağını kaybeden Samer Kayal’a tamamen ücretsiz olarak yaptıkları hizmetle ilgili şu bilgileri verdi: “Samer, merkezimize 25 Ekim 2023 tarihinde geldi. Sol diz üstü ampute olan Samer 10 yıldır ampute ve kısa güdüğünden dolayı daha önce protez kullanamamış. Protez için gittiği her yer güdüğünun kısa olması sebebiyle yapmamışlar. Samer umudunu kaybetmiş ama yüzündeki tebessümü hiç kaybetmemişti. Samer'e sol diz üstü bel kemerli poşetli pasif vakum sistemli protez yapılmasını uygun gördük. Provada test soketiyle yürümeye başladı. Fizik tedavi eşliğinde yürüme eğitimleri ve egzersizler yapıldı. Süreç sıkıntısız bir şekilde devam etti. Samer kısa bir sürede proteze alıştı. Samer 'Buraya ilk geldiğimde diğerleri gibi olumsuz cevap alacağımı ya da yapılacak protezi kullanamayacağımı düşünmüştüm. Ama öyle düşündüğüm gibi çıkmadı. Yaptığınız protez bana yeniden umut oldu ve beni ayağa kaldırdı. Artık dışarda insanların garip ve acıyan bakışlarına maruz kalmayacağım. Hayalimi gerçekleştirme vakti geldi eşimle rahat bir şekilde dışarıda yürüyebilmenin mutluluğunu yaşayacağım' dedi. Samer’in yürüyüş eğitimleri ve egzersizleri bittikten sonra kozmetiğini yaptık. Samer bize hayatta ne olursa olsun ne yaşarsak yaşayalım tebessümü ve her şeye rağmen gülebilmeyi öğretti.” “Yıllarca kullandığı koltuk değneklerini bıraktı” Fizyoterapist Renim Elşeyh ise Samer Kayal’ın durumuyla ilgili bilgi vererek, “Hastamızı ilk muayene ettiğimizde kas kuvvetinin iyi olduğunu gördük. Fakat ampute olduktan sonra protez takmaması vücut dengesizliğine yol açmış. Biz de tekrar vücut dengesini kurmak için fizik tedavi seanslarını başlattık. Fizik tedavi sürecinde Samer pozitifliğini bizlere hissettirdi, hatta birçok hastaya örnek oldu. Denge ve koordinasyon egzersizlerini uygulayarak, Samer yıllardır kullanmış olduğu koltuk değneklerini bıraktı. Bizim için Samer’i ayakta görmek büyük bir başarıydı. Çünkü Samer yıllar önce ampute olmuş ve hiç protez kullanmamıştı. İlk geldiğin de yürüyeceğini inanmamıştı. İlk adımlarını attıktan sonra top oynayıp, yürüyüş yapmaya, sosyal hayatına devam etmeye başlaması, özgüvenini kazanmasını sağladı” ifadelerini kullandı.(İHA)

Bizi sosyal medyadan takip edin
blank
Avatarı
İsmail AKCA tarafından
23 Mayıs, 2025 09:50 tarihinde yayınlandı
Okuma Süresi: 2dk
Yorum Sayısı: 0

CHP aynı CHP..!

Karabük’te belediye eliyle yapılan her yatırımın ardından, adeta ezberlenmiş bir senaryo devreye giriyor: Cumhuriyet Halk Partisi, bir açıklama yapıyor, sorular soruluyor, kamu vicdanına hitap ediliyor, ardından “biz hizmete karşı değiliz ama…” cümlesiyle kapanış yapılıyor.

Son örneği Yenişehir’deki Yazlık Sinema ve Havuzlu Bahçe restorasyonları ile Şehitler Parkı açılışında gördük. CHP Karabük Merkez İlçe Başkanı Ali Yavuz’un ifadeleri dikkat çekici: “Yatırımlar kıymetlidir, ancak bazı sorular var…” Elbette, soru sormak muhalefetin görevi. Ancak hizmetin yönünü, içeriğini ya da katkısını ikinci plana atıp sadece hangi taşın üzerine yapıldığına odaklanmak, kamuoyunda niyet sorgulaması ortaya çıkarıyor.

CHP’nin açıklamasında temel eleştiri şu: Belediyeye ait olmayan bir arazide neden yatırım yapılıyor? Bu soru önemli olabilir. Ancak aynı CHP, yıllardır “kamunun kullanımına açılan her alan halkındır” demiyor muydu?

Şimdi halk kullanacaksa, yatırımın tapusuna mı bakılır işlevine mi?

Daha ilginç olan ise tasarruf tedbirleri vurgusu. Merkezî yönetimin yatırım kısıtlamaları, genelde “zorunlu olmayan projeler” için geçerlidir. Peki, sosyal yaşamı canlandıran bir yazlık sinema ya da bir park zorunlu değil midir?

Halkın nefes alacağı, gençlerin vakit geçireceği alanlar kısıt mı, kazanç mı?

Gelelim Kardemir iddialarına. CHP, bir anonim şirketin –yani “tamamı halka açık” bir kurumun– kamusal nitelikli projelere neden destek verdiğini sorguluyor. Oysa yıllardır “özel sektörün sosyal sorumluluk projelerine daha çok dahil olması” çağrısını yineleyen de aynı parti değil miydi?

Hem “şirketler topluma katkı sunsun” diyeceksiniz, hem de bir katkı sunduklarında “neden yaptınız” diye soracaksınız.

Ülkenin ana muhalefet partisinin yöneticileri bu aradalar sürekli kendi ile çelişir duruma gelmiş…

Şehitler Parkı meselesine gelince…

İsmin ağırlığı, hassasiyeti tartışmasızdır.

Ancak bir yerin geçici ya da kalıcı olması, ismin anlamını silmez.

Bugün birçok şehirde, kamusal mülkiyet dışında kalan alanlar da anı ve anlam yüklenerek halkla buluşturuluyor. Önemli olan, bu adımların samimiyetle mi, yoksa siyasi vitrin için mi atıldığıdır.

CHP’nin “şeffaflık” çağrılarına gelince…

Bu söylem, elbette yerel yönetimlerin temel taşıdır. Ancak bu çağrının etkili olabilmesi için, eleştirilerin de aynı şeffaflıkla, adil bir güzargahta yapılması gerekir. Aksi takdirde halkın gözünde “ne yapılsa muhalefet ediliyor” algısı güçlenir. CHP’nin yıllardır sırtından atamadığı bu siyasi imaj, yerel muhalefet diliyle yeniden üretiliyor.

Evet, sorgulamak doğrudur. Ama sorgularken yapılanı küçümsemek, halkın hissiyatını yok saymak değildir. Hizmetin şekli kadar, getirisi de önemlidir. Hele hele halk için yapılıyorsa…

Karabük’e bir yazlık sinema, bir park, bir sosyal alan kazandırılıyorsa; siyasetin değil, halkın sesi öncelik olmalı. Ve o ses, şu sıralar hizmetin kimden geldiğine değil, gerçekten gelip gelmediğine bakıyor.

Bizi sosyal medyadan takip edin

Yorum Yaz

Gönderdiğiniz yorum moderasyon ekibi tarafından incelendikten sonra yayınlanacaktır.