blank
Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
05 Mayıs, 2024 04:00 tarihinde yayınlandı
Okuma Süresi: 2dk
Yorum: 0

OMÜ ile Kilis 7 Aralık Üniversitesi arasında iş birliği anlaşması

Ondokuz Mayıs Üniversitesi Teknoloji Transfer Ofisi (OMÜ-TTO) ile yeni bir teknoloji transfer ofisi kurulan Kilis 7 Aralık Üniversitesi arasında iş birliği protokolü imzalandı.
OMÜ Rektörlük binasında düzenlenen törenle protokol metnine OMÜ Rektörü Prof. Dr. Yavuz Ünal ile Kilis 7 Aralık Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mustafa Doğan Karacoşkun imza attı. Törene OMÜ Rektör Yardımcıları Prof. Dr. Selim Eren ve Prof. Dr. Murat Terzi de katıldı.
İmzalanan anlaşmayla karşılıklı olarak üniversite-sanayi iş birliklerinin kurulması, girişimcilik, AR-GE, inovasyon ve sosyal kalkınma gibi alanlarda ortak faaliyetler ve projelerle ilgili etkinliklerin düzenlenmesi hedefleniyor.
Bir yıl geçerli olacak protokole göre, herhangi bir üniversite bünyesinde hazırlanacak araştırma projelerinin tarafların faaliyet ve ilgi alanına girmesi durumunda, söz konusu projenin taraflarca müşterek olarak yürütülmesini sağlamak amaçlanıyor. Bilgi alışverişi amacıyla uzmanların karşılıklı olarak ilgili birimlerde seminerler vermesi ve uygulamaya yönelik konuları aktarmak üzere derslere katılması da hedefleniyor.
Her iki üniversitenin öğrencilerine staj imkânı tanınmasını da amaçlayan protokolle lisans, yüksek lisans ve doktora öğrencilerinin de istihdam edilmesi planlanıyor. Anlaşmayla ayrıca OMÜ’nün geliştirdiği Jobsocial Mobil Uygulaması ile uzmanlık ve staj konularında bilgi aktarımında bulunmak da hedefler arasında yer alıyor.

Rektör Ünal: Üniversiteler arasındaki iş birliğini daha da güçlendirerek kalıcı etkiler oluşturmak istiyoruz.
İmza törende değerlendirmelerde bulunan OMÜ Rektörü Prof. Dr. Yavuz Ünal, “Önceki yıllarda iki üniversite arasındaki iş birliği, eğitimden ar-geye pek çok alanda fayda sağladı. Bugün ise Teknoloji Transfer Ofisleri (TTO) üzerinde bu iş birliğini daha da güçlendirerek kalıcı etkiler oluşturmak istiyoruz. Bu nedenle güçlü bir yapıya kavuşmuş olan OMÜ-TTO ile yeni kurulan KİYÜ-TTO arasında bir iş birliği başlatacağız. Bu iş birliği, tecrübe paylaşımı ve süreç yönetimi üzerine olacak. Amacımız, üniversitelerimizdeki uzmanların sektörün ihtiyaçlarını karşılaması için ortak bir cevap bulmalarını sağlamak. Bu, sektörde tanınan uzmanlarımızın yetiştirilmesine ve öğrencilerimizin staj, iş bulma ve tecrübe kazanma olanaklarının artmasına katkı sağlayacak” ifadelerini kullandı.

“İki üniversitenin farklı bölgelerde olmasını bir dezavantaj olarak görmüyoruz”
Rektör Prof. Dr. Yavuz Ünal, “İki üniversitenin farklı bölgelerde olmasını bir dezavantaj olarak görmüyoruz; aksine bölgeden gelen öğrencilerimizin ciddi bir potansiyeli var. Kilis, Gaziantep, Şanlıurfa gibi şehirlerden gelen öğrencilerimiz bulunmakta. Dolayısıyla bu anlaşma sadece resmî kurumlara değil aynı zamanda bölgeye ve bölge halkına da katkı sağlayacak. Bizim ürettiğimiz ve geliştirdiğimiz % 100 yerli ve millî bir uygulama olan Jobsocial da uygulama marketlerinde yerini aldı. Üretilen bu platform, üniversitelerimizdeki imkânları sektörle birlikte paylaşmamızı sağlayacak. Gelecekte daha verimli ve etkili projelere de imza atmayı umuyoruz” dedi.

Rektör Karacoşkun: "Üniversitemizin TTO’sunu kurarken OMÜ’nün bilgi birikiminden ve tecrübesinden faydalanmak bizi memnun ediyor"
TTO kurulumunda OMÜ’deki bilgi birikiminden ve deneyimlerinden yararlandıklarını belirten Kilis 7 Aralık Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mustafa Doğan Karacoşkun ise “Kilis 7 Aralık Üniversitesi olarak Yükseköğretim Kurulu Başkanımız Prof. Dr. Erol Özvar ve Yükseköğretim Kurulu üyelerinin destekleriyle teknoloji transfer ofisimizi kurduk. Ancak teknoloji transfer ofislerini geliştirmek, belli bir süreç gerektirir. Bu süreçte ekibimizle birlikte büyük bir gayretle çalışıyoruz. OMÜ’nün bu alandaki deneyimlerinden faydalanarak, teknoloji transfer ofisinin yönetiminde yer alan arkadaşlarımızın ve hocalarımızın diğer süreçlerin yönetiminde iş birliği içinde hareket etmelerinin üniversitemiz için önemli sonuçlar sağlayacağına inanıyorum. Geçmişte farklı alanlarda başlayan iş birliklerinin bu alanda da devam etmesi, OMÜ’nün uzun yılların birikimiyle oluşturduğu tecrübenin, birikimin ve deneyimin genç bir üniversite olarak bizim yeni süreçlerimize katkı sağlaması bizi memnun ediyor” diye konuştu.
İmza töreni hatıra fotoğrafı çekilmesiyle sona erdi.

Bizi sosyal medyadan takip edin
blank
Avatarı
Fevzi Aydın tarafından
24 Şubat, 2026 13:15 tarihinde yayınlandı
Okuma Süresi: 2dk
Yorum: 0

SANAYİ GÜVENLİ ALANLARA …

DÜŞÜNCE VE GÖRÜŞ

Fevzi Aydın 

Ulusal sanayi alanları Master Planı çerçevesinde, Anadolu da yeni sanayi havzaları, Türkiye’de sanayi alanları yeniden belirleniyor…

Marmara Bölgesinde muhtemel bir afetin Türkiye’nin üretim ve lojistik kapasitesine zarar vermemesi için sanayi yatırımlarının düşük deprem riski taşıyan bölgelere yönlendirilmesine ilişkin çalışmalara hız verildi.

Sanayi ve Teknoloji Bakanlığının hazırladığı Ulusal Sanayi Alanları Master planı ile afet riski yüksek bölgelerde yoğunlaşan sanayinin dengeli şekilde yayılması planlanıyor…

İzmir, Balıkesir, Manisa, Muğla, Aydın, Denizli, Isparta, Uşak, Bursa, Bilecik Yalova, Sakarya, Düzce, Kocaeli, Kırşehir, Bolu, Karabük, Hatay, Bartın, Çankırı, Tokat, Amasya, Çanakkale, Erzincan, Tunceli, Bingöl ve Muş, Hakkâri, Osmaniye, Kırıkkale ve Siirt, Türkiye'nin en riskli illeri olarak açıklanmakta…

Sanayi yatırımlarında, Anadolu’ya sağlanan istihdam ve vergisel teşviklerle birlikte, Türkiye’nin doğu-batı orta noktasından itibaren yayılması planlanan, güvenli sanayi bölgeleri, Karadeniz’de Samsun, Kastamonu ile denize ulaşırken, Akdeniz’de ise Mersin ile denize ulaşacak…

Cumhuriyetin kurulmasıyla birlikte, sanayi lokomotifini çeken Karabük, Güvenli Gelecek Anadolu’da yeni Sanayi Havzaları projesi dışında kalmış görünüyor…

Süreç geliştikçe, bazı iller bölgeden çıkarken, bazı iller de Anadolu’da Yeni Sanayi Havzaları projesine dahil edilebilir…

Diğer taraftan yerel kalkınma hamlesi ile illere ve ilçelere bölgesel yatırım projeleri sunulmakta…

Yerel kalkınma hamlesi ile de illerin mevcut yatırım özelliklerine göre hazırlanan projeler desteklenerek, sanayinin yerelde güçlenmesi ve geliştirilmesi hedeflenmekte…

Bakanlığın hazırladığı, Ulusal Sanayi Alanları Master Planı ile Güvenli gelecek Anadolu da yeni Sanayi Havzaları projesi ile Yerel Kalkınma Hamlesi gibi projeleri ortak noktada toplamak zor…

Ulusal Sanayi Alanları Master planı ile Güvenli Gelecek Anadolu’da yeni Sanayi Havzaları projesinin uygulama alanı, muhtemel afetlerde, ülkenin üretim ve lojistik kapasitesinin zarar görmemesi hedeflenmekte…

Türkiye sanayisinin bel kemiğini oluşturan enerji yatırımları ile sanayinde lokomotifi olacak Filyos Limanı, bölgenin stratejik yatırım alanları dışında bırakılması düşünülemez…

Türkiye’de sanayinin okulu ve adı olan Karabük ve bölgesi de bu projeler kapsamı dışına çıkarılıyorsa, Karabük siyaseti şapkasını önüne koyup düşünmeli…

İllerin, bölgelerin ve ülkenin geleceğine yönelik bu proje ve yatırımların etkisi yıllar sonra, hissedilecek ve görülecek…

Karabük siyaseti, geleceği bugünden hissedip göremezse, Cumhuriyetin sanayi kenti geleceği için, tehlike çanları çalıyor demektir…

Düşünce ve görüşlerin ışık olması dileğiyle…

Yorum Yaz

Gönderdiğiniz yorum moderasyon ekibi tarafından incelendikten sonra yayınlanacaktır.