Reklam
Reklam
oluz hoyuk kazisinda 2 bin 100 yillik kus seklinde asker dudugu bulundu DVkQM7tV
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
23 Aralık, 2024 16:37 tarihinde yayınlandı
0

Oluz Höyük kazısında 2 bin 100 yıllık kuş şeklinde asker düdüğü bulundu

Amasya’daki Oluz Höyük hafriyatında kuş biçiminde tasarlanıp pişirilmiş topraktan yapılmış 2 bin 100 yıllık asker düdüğü bulundu. Hafriyat Lideri Prof. Dr. Şevket Dönmez, askerler ortasında haberleşmede kullanıldığını düşündükleri düdüğün Roma’dan evvel bölgede karar süren Mithridatlar Hanedanı’nın en güçlü hükümdarı 6. Mithradates Dönemi’ne ilişkin olduğunu açıkladı.

Basit bir ses çıkarma aleti değil

Üflenmesiyle birlikte çalışır haldeki düdüğün iki kıymetli özelliğinin olduğunu belirten İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Türk İslam Arkeolojisi Anabilim Kısmı Lideri Prof. Dr. Dönmez, “İlki kolay bir ses çıkarma aleti olmayıp üzerinde bulunan 4 delikle birlikte melodi oluşturma özelliğine sahip. İkinci değeri ise düdükler genelde asker düdüğü olarak Roma kültürüne mal edilen aletler. Ama burada çıkan düdük M.Ö 1. yüzyıla ilişkin.6. Mithridates Dönemi’ne ilişkin. Bu düdükleri Roma’dan evvel Anadolu’ya özgün krallıklarda kullanıldığını düşünüyoruz” diye konuştu.

Yabani bir kaza ya da angut kuşuna benziyor

Düdüğün kuş halinde tasarlanmasının Roma Dönemi’nde de görülen bir gelenek olduğuna değinen Dönmez, “Yabani bir kaza ya da angut kuşuna benzemesi bizim için çok şaşırtan değil. Zira Oluz Höyük’ün yanında Hitit Dönemi’nden beri bir göl olduğunu biliyoruz. Bu gölün ekosistemi güçlü bir kuş cenneti olduğunu biliyoruz. Buradaki kuşların da Oluz Höyüklüler tarafından hakikat biçimde gözlemlendiği, bazen çanak, çömlekler üzerine işlendiğini biliyoruz. Burada da Amasya’ya mahsus endemik bir kuşun düdük üzerinde figürleştiğini söyleyebiliriz” biçiminde konuştu.

Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın uyguladığı ‘Geleceğe Miras Projesi’ çerçevesinde ilerleyen hafriyatlarda bulunan asker düdüğünün paklık ve konservasyon çalışmalarının tamamlanması sonrası Amasya Müzesi’ne teslim edileceği bildirildi.

Bizi sosyal medyadan takip edin
ILHAN ALPBOGA 1
İlhan Alpboğa Avatarı
İlhan Alpboğa
10 Mayıs, 2026 12:16 tarihinde yayınlandı
0

Gördük işittik söylüyoruz

“Bozacının şahidi şıracı.”

Aaa habere bak sen.

Miting meydanında olmasam, konuşmayı dinlemesem inanır mıyım?

Yoo.

Yine de inanmam.

Biliyorum ki, haberleri sipariş.

Aynen Karabük Eğitim ve Araştırma Hastanesi önünden yaptığı haber gibi.

CHP Genel Başkanı Özgür Özel “Karabük’te hastane yok.” Demiş.

Dedik ya.

İzlemesek mitingi, yerinde dinlemesek.

İl Sağlık Müdürü figüran olmuş.

Spiker İl Sağlık Müdürünün sözlerini bile çarpıtma gayretine girmiş.

Tam “Bozacının şahidi şıracı.” Misali.

Yahu adam “Hastane yok.” Demedi ki.

“Devlet hastanesi.” Yok dedi.

Yağdanlığın da bir sınırı olmalı canım.

Kumbara kalemliğin de.

Milletin gözünün içine baka baka yalan haber yapmanın ne anlamı var?

 

 

Miting ve sonrası

 

Başladık CHP Karabük Mitingi ile devam edelim.

Belki de Karabük’te tarihinin en coşkulu, en kalabalık mitingini yaptı CHP.

Genel Başkan kalabalığı ve coşkuyu görünce “Bu iş olmuş.” Dedi.

Alanın hazırlanmasında Merkez İlçe Başkanı Ali Yavuz ve arkadaşlarının büyük emeği ve alın teri var.

Merdiven tepelerinde gecenin bir yarılarına kadar afiş ve pankart astılar.

Çorbada en az tuzu olan genel başkandan en fazla övgüyü aldı.

Bizim kumbara kalemler fırsatı kaçırır mı?

Çalakalem balon şişirme telaşına girdiler.

“Civcinin güzün sayıldığını” bilirler de, işte.

O zamana kadar köprünün altından ne sular akar bir bilseniz?

Hem ne sular?

CHP mitinginden sonra iktidar partisinin yereldeki yöneticileri her halde durum değerlendirmesi yapmışlardır?

Önümüzdeki seçim diğerlerine benzemeyecek çünkü.

Çeşitli kaygılarla meydana girmeyen kalabalığın coşkusu da cabası.

Bunu fark eden CHP Genel Başkanı onları da diyaloglarına katmayı başardı.

Bir de mitingin renkli sahnelerinden Deniz Özgü var ki?

Acizlik ve telaş insana neler yaptırıyor.

Bu gencecik delikanlının görüntüsü üzerinden nasıl hemen kaydına ulaştınız da kötülük çarklarını işlettiniz?

Nerede kaldı Kişisel verileri Koruma Kanunu?

Bu gencimiz için kim işletecek bunu?

 

 

 

 

 

 

Kıymayın Yenişehir’e

 

Daha önceleri konuşuluyordu.

Bir hamle Yenişehir Pazar Yeri ile ilgili olarak Mimarlara Odası’nın açtığı dava nedeni ile mahkeme kararı ile durdurulmuştu.

Şimdilerde Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanının Karabük ziyareti ile yeniden pişirildi.

Yenişehir’in imara açılmasından bahsediyoruz.

Örnek bir semtten bahsediyoruz.

Öyle ki;

Yenişehir sitesinin (Yenişehir Mahallesi) planlaması 1938 yılında Fransız Şehir Plancısı H. Prost’a yaptırılmıştır. Karabük Demir ve Çelik Fabrikaları’nın (KARDEMİR) kurulmasıyla birlikte, fabrika çalışanları için modern bir yerleşim yeri olarak tasarlanan Yenişehir’in inşaat süreci 1930’ların sonu ve 1940’ların başında hız kazanmıştır.

Şehri yönetenlerin hiç birisi dönüp bu örneğe bakmamış, kafalarına ve taraftarlarına göre imarlarla şehri bu günkü haline getirmişler.

Şimdi gözü buraya mı diktiler?

Kıymayın beyler Yenişehir’e.

 

 

 

 

Kurbağa taktiği mi?

Şu Sağlık-Sen Şube yöneticisi vardı ya?

Atatürk’e ağız dolusu hakaret eden.

Hani sendikanın ihraç ettik dediği.

Meğer işi soğutmaya bırakmışlar.

Adam haftalık sendikal izinlerini kullanıp, sendikanın protokol ziyaretlerinde boy göstermeye başladı yine.

Sendikacılar kamuoyuna yalan söylemiş.

Hem de kuyruklusundan.

O zaman bu Atatürk, daha önceleri Recep Tayyip Erdoğan düşmanı Nurettin Çamlıca’nın fikirlerine sendika yönetimi de mi katılıyor?

Bu meczubu koruma kollama görevini büyük cengaverlikle üstlenen malum yapı artığı olduğu iddiaları dilden dile dolaşan İl Sağlık Müdürlüğü yetkilileri de mi onaylıyor?

Yapanın yanına kar mı kalacak?

Atatürk’ü koruma kanunu nerede, bunu hangi savcı hatırlayacak?

Yoksa kurbağa haşlama taktiğine devam mı edilecek?

Unutmayın devlet unutmaz.

Dün unutmadı, gelecekte unutmaz.

 

 

Manzara koyalım

 

“Kurt yavrusuna hayatı öğretirken koyunları gösterir,

bunun eti lezzetlidir,

Çobanı gösterir

bunun sopası acıdır,

dikkat etmelisin

Yavru kurt,

köpeği görünce baba bu bize benziyor der,

Baba kurt,

oğlum bunu görünce kaç biz ne çektiysek bize benzeyip bizden olmayanlardan çektik der.”